Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/365 K.2025/3611
3. Hukuk Dairesi 2025/365 E. , 2025/3611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/904 E., 2024/1894 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/817 E., 2023/121 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 86.811,03 TL olup, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında ambalaj atıklarının kaynağında diğer atıklardan ayrı olarak biriktirilmesi, toplanması, taşınması, ayrılması, geri dönüştürülmesi işine ait ihalenin 2886 sayılı Yasanın 45. maddesine göre açık teklif usulü ile yapılarak KDV hariç 550.000,00 TL bedelle davalıda kaldığını, davalının ilk taksit ödemesini 2018 yılı Ocak ayının yirmisine kadar, ikinci taksit ödemesini 2018 yılı Haziran ayının yirmisine kadar, üçüncü taksit ödemesini 2018 yılı Aralık ayının yirmisine kadar peşin olarak ödemesi gerektiğini, davalının sözleşmede üstlendiği ambalaj atıklarını toplama işini hazırlanan programa göre zamanında yapmadığının yapılan denetimlerle tespit edildiğini, bu durumun Temizlik İşleri Müdürlüğünün 06.02.2018 tarihli ve 28.03.2018 tarihli yazılarıyla davalıya bildirildiğini, yine Temizlik İşleri Müdürlüğünün 23.01.2018, 24.01.2018 ve 28.02.2018 tarihli yazılarıyla taksitlerin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle sözleşmenin 3.2 maddesi gereği müvekkili tarafından 02.05.2018 tarihinden itibaren sözleşmenin feshedildiğini, bu hususun 02.05.2018 tarihli yazıyla davalıya bildirildiğini, taksitler muaccel hale geldiğinden yapılan 50.000,00 TL tutarındaki ödeme mahsup edildikten sonra ödenmeyen her biri 216.333,33 TL'lik üç taksitlik borcun tahsili için davalı aleyhinde ... . İcra Müdürlüğünün 2019/118 E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davanın kabulü ile davalı tarafça vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmede üstlendiği tüm edimlerini yerine getirdiğini, yönetmeliğin 8/4-d maddesine göre davacının ambalaj atıklarının yetkili olmayan kişiler tarafından toplanmasını önlemek için gerekli önlemleri alması gerektiğini, müvekkilinin ambalaj atıklarının sokak toplayıcıları tarafından izinsiz şekilde toplandığını tespit ettiğini, bu hususta davacıya bildirimde bulunduğunu, davacının hiçbir önlem almamakla birlikte kimseye ceza kesmediğini, yine atıklarını ücretsiz olarak davalıya vermesi gereken belediye sınırları içerisindeki işletmelerin atıklarını başka şirketlere sattıklarını, durumun davacıya bildirilmesine rağmen davacının hiçbir önlem almadığını, bunlara rağmen müvekkilinin çalışmaya devam ettiğini, bu hususların fesih yazısına cevaben gönderdikleri ihtarnamede belirtildiğini, sözleşmenin geçerli hale geldiği tarihten 4 ay sonra sözleşmeyi hukuka aykırı şekilde fesheden davacının sözleşmeye konu tüm parayı talep ettiğini, sözleşmede iki ay üst üste taksit ödenmediği takdirde sözleşme feshedilir denmiş ise de sözleşmeye göre fesihle beraber 550.000,00-TL+KDV bedelinin ödeneceğine dair ibare bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 2018 yılı Ocak ayına dair taksitin süresinde yatırılmaması nedeniyle davalıya 23.01.2018 ve 28.02.2018 tarihlerinde ihtarname gönderdiği, davalının ödeme yapmaması üzerine davacı tarafından 25.05.2018 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmenin tek taraflı şekilde feshedildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı hususunun bu davanın konusu olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesinin mevzuata uygun olup olmadığı ve davalının fesih sebebiyle davacıya borcu olup olmadığına ilişkin olduğu, toplanan delillere göre süresinde yapılmayan ödemeler nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... . İcra Müdürlüğünün 2019/118 E. sayılı takip dosyasına davalı tarafça vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 169.359,98 TL asıl alacak ve 25.743,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.103,37 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı taraf kötüniyetli görülmediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebininde reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki ihtilafın feshin haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, sözleşmenin 3.2 maddesinde; "iki ay üst üste mücbir sebep olmaksızın herhangi bir nedenle süresi içerisinde ödenmediği takdirde belediye mukaveleyi fesih hakkına sahiptir" hükmünün yorumlanması gerektiği, sözleşmedeki ''iki ay üst üste"ifadesinin öngörülen her bir taksitin tamamının üst üste iki ay içinde ödenmemesi şeklinde anlaşılması gerektiği, 20.01.2018 tarihinde ödenmesi gereken taksit tutarı 216.333,33 TL olduğu ve davalının 25.02.2018 tarihinde 25.000,00 TL, 26.03.2018 tarihinde 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL ödemesi bulunduğu, yapılan ödemelerin süresi içerisinde olmadığı ve tüm taksiti karşılamadığı fesih tarihi olan 02.05.2018 tarihine kadar başka bir ödemesi de bulunmadığı ve Ocak ayı taksidinin tamamının üst üste 2 ay içinde ödenmediği anlaşıldığından davacı idare tarafından yapılan feshin haklı olduğu ve davacı idarenin icra dosyasındaki talebinin ödenmemiş taksitlerin tahsiline yönelik olduğu, sözleşme feshedildiğinden ve davacının başkaca bir zarar talebi bulunmadığından fesih tarihine kadar olan sözleşme bedelini talep edebileceği, bu miktarın 02.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 73.619,05 TL asıl alacak, 13.191,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.811,03 TL olarak hesaplandığı, bu miktara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekili tarafından davacının sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğine yönelik itirazı mevcut olsa da; fesih işlemine kadar böyle bir itirazı bulunmadığı, idarenin fesih yazısının tebliğinden sonra bu iddialara dayandığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 73.619,05 TL asıl alacak, 13.191,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.811,03 TL alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu tespit edildiğinden ve likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacı idare kötüniyetli sayılamayacağından ve yasal şartları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalının edimlerini ifa etmeyerek Belediyeyi zarara uğrattığını, 50.000,00 TL dışında bir ödeme yapmadığının sabit olduğunu, ticari defterlerin kesin delil mahiyetinde olduğunu, icra takibinde talep edilen alacak miktarının hukuka uygun olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; savunmasını tekrar etmiş ve sözleşmeye göre ikinci taksitin ödeme gününün 20.06.2018 tarihi olduğunu, üst üste iki taksit ödenmediği takdirde idarece sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilebileceğini, 02.05.2018 tarihinde ikinci taksit zamanı gelmeden ve fesih hakkı doğmadan feshin yapıldığını, feshin haklı olduğunu kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımı işine ait sözleşmesinin fesihinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 15.12.2017 tarihli ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımı işine ait sözleşmede; sözleşme bedelinin 550.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3.2. maddesinde; "Ödemeler başlangıç tarihinden itibaren birinci taksit ödemesi 2018 yılı Ocak ayının 20'sine kadar, ikinci taksit ödemesi 2018 yılı Haziran ayının 20'sine kadar, üçüncü taksit ödemesi 2018 yılı Aralık ayının 20'sine kadar ve peşin olarak idarenin bildireceği banka hesap nosuna ödenecektir. Bu tarihten sonraki ödemeler gecikmiş sayılarak 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tahsil edilir. İki ay üst üste mücbir sebep olmaksızın herhangi bir nedenle süresi içerisinde ödenmediği takdirde belediye mukaveleyi fesih hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme bulunduğu ve davacı Belediye tarafından 02.05.2018 tarihinde sözleşmenin 3.2 maddesi gereğince; ödeme yapılmadığı belirlenerek sözleşmenin feshedildiğinin davalıya bildirildiği, bu sözleşmeye göre Ocak ayına dair taksitin tamamının iki ay içinde ödenmediği anlaşıldığından feshin haklı olduğu ve davacı Belediyenin fesih tarihine kadar olan sözleşme bedelini talep edebileceği, bu miktarın 02.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE,
2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.