Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1071 K.2025/3628
3. Hukuk Dairesi 2025/1071 E. , 2025/3628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1893 E., 2023/660 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/590 E., 2022/313 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacı tarafça belirtilen süre içinde temyiz harç ve giderleri yatırılmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmeksizin dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği gerekçesiyle dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2025 tarihli ek kararı ile muhtırada belirtilen kesin süre içinde temyiz harç ve masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildikten sonra, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının Suudi Arabistan vatandaşı olup Türkiye'de ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davacı ile davalı arasında 26 adet dairenin alım-satımı konusunda 22.08.2015 tarihinde bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre davalının 26 daireli yapıyı anahtar teslim inşa ederek davacıya teslim edeceğini, davacının 1.700.000USD ödeyeceğini, bunun 390.000 USD'lik kısmın sözleşme tarihinde, kalanın ise anahtar tesliminden 5 ay sonra ödeneceğini, inşaat teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren 12 ay olduğunu, davacının kendi edimi olan 300.000,00 USD ödemeyi yaptığını, bunun bir kısmının 01.09.2015 tarihinde, bir kısmının da 07.09.2015 tarihinde davalının hesabına gönderildiğini, sözleşmenin ve ödemenin üzerinden 2 yıl 6 aylık bir zaman geçmesine rağmen anlaşmaya konu arazide bir çivi dahi çakılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin de geçersiz olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine davalı hakkında yasal alacağın iadesi için icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine kötü niyetle itiraz ederek yasal alacağın tahsilini engellediğini, davalının faiz alacağına yönelik itirazını kabul ettiklerini ve davanın ana para üzerinden ikame edildiğini ileri sürerek; davalının itirazının kısmen (ana para ve faiz hariç ferileri bakımından) iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki tek sözleşmenin dava dilekçesinde belirtilen 22.08.2015 tarihli sözleşme olmadığını, bu sözleşmenin haricinde 20.08.2014 tarihli bir başka sözleşme daha akdedildiğini, akdedilen sözleşmelere ilişkin davacının kendi edimini yerine getirmediğini, davacının gönderdiği dövizin 92.378 USD’sinin 20.08.2014 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkili davalı tarafından tahsil edildiğini, davalı şirket akdedilen sözleşme gereği üstlendiği iş ile alakalı olarak gereken tüm resmi müracaatları yaptığını ve bir kısım da imalat gerçekleştirdiğini, davacının sözleşmenin akdedilmesinin akabinde 10 gün içerisinde yapılması gereken ödemeyi dahi vaktinde yapmadığını ve müvekkili şirketi mağdur ettiğini, davacı tarafından ödeme yapılmadığından inşaat işlemlerinin tamamlanamadığını, davacı tarafın sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ederek hak ve alacak talebinde bulunuyor olmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olduğu, dosyaya sunulan ödemeye ilişkin hesap hareketlerinin incelenmesi amacıyla yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre davacı tarafından sözleşme nedeniyle toplamda 300.000,00 USD ödeme yapıldığı, davalı şirketin vaad ettiği zaman diliminde gayrimenkulün teslimini yapmadığı, davacının fesih iradesini tek taraflı olarak ileri sürülmesi ile geçersiz olan sözleşmenin ayakta tutulması imkanı kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kabul kararının yerinde olduğu, ancak davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair hüküm kurulması ile davacının faiz yönünden isteminin bulunmadığı, isteminin sadece faiz hariç anapara ve ferilerine ilişkin olduğu hususları göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulu davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın, işlemiş faiz hariç asıl alacak ve ferileri yönünden iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafın ödediğini iddia ettiği 300.000,00 USD'nin dava konusu ihtilafa ilişkin olduğunu kanıtlaması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise bunun tam tersi ispat külfetinin davalıya ait olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, geçersiz taşınmaz satım sözleşmesinde kararlaştırılan kısmi ödemenin davacı tarafından yapıldığının dosyaya kazandırılan banka dekontu ile ispatlandığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.