Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/36 K.2025/3698
3. Hukuk Dairesi 2025/36 E. , 2025/3698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/308 E., 2024/893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/389 E., 2023/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ilçesi, ... mahallesi 228, 229, 781 ve 861 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin murisi ... adına kayıtlıyken, 72.865,00 ETL ipotek bedelinin 12.03.1979 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini, ... Bankasının ... Tapu Müdürlüğüne yazdığı 12.03.1979 tarihli yazıda, ipotek alacaklısı olarak müvekkiline alacağın devrinin yapılmasının istendiğini, ancak tapudaki işlem takip edilmediğinden tapu müdürlüğünün ipoteğin devrini yapmadığını, ipoteğin 1979 yılında tapudan terkin olduğunu, 861 parsel numaralı taşınmazın değişiklik sonucu 110 ada 13 parsele dönüştüğünü ve müvekkili ile davalılar adına kayıtlı olduğunu, 781 parsel numaralı taşınmazın ise ifraz olarak 1076 ve 1077 parseller olduğunu, 1077 parselin DSİ tarafından istimlak olduğunu, 1076 parselin ise 120 ada 6 parsel numaralı taşınmaz olarak müvekkili ve davalılar adına kayıtlı olduğunu, 228 parsel ve 229 parsel numaralı taşınmazların da ... tarafından istimlak olduğunu, 12.03.1979 tarihli ... Bankası yazısında borçların muris ...'un eşi ... ve kızı ... tarafından yatırıldığı belirtilmişse de ...'nin yaşlı ve ev hanımı olması sebebiyle hiçbir gelirinin bulunmadığını, müvekkilinin eşi ... 'ın o yıllarda Arabistan'da 4 yıl çalışarak kazandığı para ile bu ipotek bedelinin hepsinin ödendiğini ileri sürerek, ile 72.865,00 ETL bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince günümüz değerinin hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 82. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının dilekçesinde iddia ettiği üzere muris ...'un mallarının intikali sırasında bu durumun öğrenilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu ipotek bedelinin belirlenebilir olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafın dilekçesinde ipoteğin bedelinin kendileri tarafından ödenmesine rağmen o dönem görevli tapu müdürlüğünün ipoteğin devrini gerçekleştirmediğini ileri sürdüğünü, asli dava olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007. maddesi gereğince tazminat davası açılması gerektiğini, bu husus gözetilmeden müvekkillerine karşı dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının ipotek bedelini ödediğine ilişkin herhangi bir dekont bulunmadığını, davacı tarafça sunulan 12.03.1979 tarihli ... Bankası yazısında murisi ...'un boçlarının davacı ile tarafların annesi olan ... tarafından ödendiğinin belirtildiğini, 72.865,00 ETL'nin ödendiğine dair açık bir ibarenin bulunmadığını, yazının aşağı kısmında 17.790,00 TL yazılı olduğunu, davaya konu ipotek bedeli 72.865,00 ETL'nin büyük bir çoğunluğunun asıl borç sahibi muris ... hayatta iken taksitler halinde kendisi tarafından ödendiğini, kalan ipotek borcunun mirasçıları tarafından müşterek şekilde ödendiğini, ödenen miktarın mezkur belgede belirtildiği üzere 17.790,00 TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Kanunun 82. maddesine göre davacının geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halükarda on yılın geçmesiyle dava hakkının zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının davacı mirasçının ödeme yaptığı tarihten itibaren başlayacağı, tapu müdürlüğü cevabında ipoteğin 1980 yılında terkin edildiğinin belirtildiği, dolayısıyla ödemenin en geç 1980 yılında yapıldığının anlaşıldığı, iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ayni bir hak olan ipoteğe dair zamanaşımının terkinden sonra başlayacağını, ipoteğin ... Bankasının yazısına istinaden kaldırıldığını, bu durumdan müvekkilinin haberdar olmadığını, müvekkiline ipoteğin terkini ile alakalı bir tebliğ yapılmadığını, dava konusu taşınmazlara dair ipotek bedelinin tamamının bilirkişi tarafından hesaplanan güncel değeri olan 711.215,80 TL'ye göre hesaplanan harcın sehven yatırıldığını, ıslah dilekçesi sunmadıklarını, sadece tamamlama harcı yatırılmasının dava değerinin 711.215,80 TL'ye yükselmesi anlamına gelmeyeceğinden vekalet ücretinin bu bedelden değil 174.082,16 TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, murisin taşınmazlarından kaynaklı ipotek bedelinin mirasçısı olan davacı tarafından ödendiği iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
4721 sayılı Kanun'un 1020. maddesinin; "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında, davacı tarafın sicilde yer alan bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceği, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan ödemeye dair 900018 sayılı ... Bankası makbuzunun 1978 tarihli olduğu ve ipoteğin 29.01.1980 tarihinde terkin edildiği birlikte değerlendirildiğinde, 6098 sayılı Kanun'un 82. maddesinde düzenlenen iki yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.