Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/121 K.2025/3642
3. Hukuk Dairesi 2025/121 E. , 2025/3642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/43 E., 2024/145 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/386 E., 2021/943 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı hastanede davalı doktora muayene amacıyla başvurduğunu, sağ gözünde katarakt olduğunu ve lazerle katarakt ameliyatı yapabileceğinin davalı doktor tarafından ifade edildiğini, müvekkiline bu operasyonun riskleri hakkında hiçbir bilgi verilmeyerek katarakt ameliyatı olduğunu, müvekkilinin ameliyat sırasında yapılan anestezi gereği ameliyatı hiç hissetmemesi gerekirken oldukça yoğun acı duyduğunu, ameliyattan sonra müvekkilinin sağ gözünde puslu görüş sorunu ve görüş kaybı yaşamaya başladığını, sağ gözünü tamamen kullanamaz hale geldiğini, aradan geçen aylar içerisinde müvekkilinin durumunda hiçbir iyileşme olmadığını, davalıların müvekkili ile ilgilenmediklerini ve müvekkilinin başka hastanelere başvurduğunu, yapılan inceleme sonucunda, katarakt ameliyatı sırasında gözün korneasının zedelendiği, buna bağlı olarak göz korneasında var olan koruyucu hücre sayısının düştüğü, hücre sayısının düşmesi sebebiyle gözün ön kamarasında sıvı (ödem) biriktiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, müvekkili davalı doktorun tıbbi gereklere uygun olarak hastanın operasyonu 15 dk gibi kısa bir sürede herhangi bir komplikasyon gelişmeden tamamlandığını, hastanın erken ve geç dönem muayenelerinin yapıldığını, bu muayenelerde de cerrahi operasyona bağlı korneal ödem gözlemlenmediğini, söz konusu komplikasyonun nedeni müvekkilinin uyguladığı ameliyatın değil "irridosiklit" olduğunu, bunun uygulanan operasyondan bağımsız olarak gelişen bir hastalık olduğunu, müvekkilinin uygulanacak cerrahi müdahale öncesi riskleri ve ameliyatı hastaya anlattığını, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, onam formunun hasta tarafından imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında aldırılan 01.11.2018 tarihli ATK raporu, 13.03.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 01.10.2021 tarihli ATK ek raporlarında davalı doktor tarafından yapılan işlemlerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığıyla yürüten idareye atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, raporların hüküm kurmaya elverişli hukuki denetime uygun olması hususları dikkate alınarak itibar edildiği, davacının davasını ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından uygun olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; alınan raporların gerekçesiz olduğunu, operasyon için öngörülen prosedürün aktarılmadığını, risk skalasının belirtilmediğini, dolayısıyla alınan raporların denetime elverişli olmadığını, ATK raporlarında davalılarca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine göre somut olayda, hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.