Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4309 K.2025/3641

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4309 📋 K. 2025/3641 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4309 E.  ,  2025/3641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1824 E., 2024/2147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/45 E., 2022/390 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurum ile müvekkili arasında sağlık hizmetleri protokolü imzalandığını, protokol uyarınca sağlık yardımları SGK tarafından karşılanan kişilere sağlık hizmeti sunulması neticesinde hizmet bedellerinin davalı Kuruma fatura edildiğini, davalı Kurumun 29.05.2015 tarihli SGK 2014 yılı denetiminde izlemeye alınan bulgular konulu yazısıyla yersiz faturalandırma yapıldığını belirttiğini, bu işlemlere ilişkin olarak 15/03/2016 tarihinde de 1.459.354,98 TL bedeli faiziyle birlikte toplam 1.839.897,48.-TL alacağını da müvekkili Üniversitenin 2015 yılı Aralık dönemi ödemesinde mahsup ettiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek; mahsup edilen 1.839.897,48 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporunda, davalı Kurum tarafından davacı hastane faturalarında yapılan kesintilerin üç maddeden oluştuğu, 1.maddede taburcu sonrası tanıya dayalı olan işlemlerin Kuruma fatura edilmesi nedeniyle yapılan kesintiler olduğu, davacı hastane tarafından paket işlem bilgisi verilmemiş olması nedeniyle kesintiye konu işlemlerin pakete dahil olup olmadığının incelenemediği, bu nedenle 10.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda istenmiş olan, kesinti yapılmış hizmetlerin pakete dahil hizmetler oladığını kanıtlayıcı belge sunulmadığından, davalı Kurumca yapılan kesintilerin yerinde olduğu kanaatine ulaşıldığı, 2.madde de, tanıya dayalı işlem puanına dahil olan işlem, tahlil, tetkik, ve ilaçların Kuruma ayrıca fatura edilmesi nedeniyle yapılmış olan kesintilerin, davacı hastane tarafından kesintiye konu işlemlerin pakete dahil işlemler olup olmadığının incelenmesi için gerekli olan (tahlil, tetkik, ilaç vs...) hizmet bilgilerinin sunulmadığından, davalı Kurumca yapılan kesintilerin yeride olduğu kanaatine varıldığı, 3.madde de, kemik iliği nakil işlem paket fiyatına dahil olan işlem, malzeme, tetkik ve tahlillerin Kuruma ayrıca fatura edilmesi nedeniyle yapılmış olan kesintilerin de davacı hastane tarafından davalı Kuruma fatura edilmiş olan hizmetlerin kemik iliği paket süresinde olduğu, bu nedenle davalı Kurumca yapılan kesintinin yerinde olduğunun belirtildiği,; taraflar arasında düzenlenen sağlık hizmetleri protokolü gereği davalı Kurum tarafından yapılan kesintilerin toplanan deliller, alınan bilirkişi raporuna göre yerinde olduğu, aksinin de davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesintiye konu işlemlerin paket süresinin bilinmediği, davacının sunduğu CD ve belgelerde tahlil, tetkik, ilaç, işlem vs. yer almadığı, bu nedenle kesintiye konu işlemlerin pakete dahil olup olmadığının incelenemediğinin bildirildiği, dava konusu döneme ilişkin işlemlerin incelenmediği, kesinti sebeplerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmediği, kesinti yapılan faturalarda uygulanan/ uygulanması gereken SUT'un ve ilgili hükümlerinin tartışılmadığı, davalı tarafından yapılan kesintilerin neden haklı olduğunun veya neden haklı olmadığının yasal mevzuat hükümleri ve taraf delilleri ile ilişkilendirilerek açıklanmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının delil listesinde belirttiği Sayıştay Başkanlığı 2014 yılı denetim izleme rapor ve belgelerinin celbedilmeden, SGK'nın mahkemeye verdiği yazı cevabında, işlem adedi çok olması nedeniyle hangi verilere ihtiyaç duyulduğu bildirildiği takdirde CD olarak hazırlanıp gönderileceği bildirilmesine rağmen mahkemece bu yönde de araştırma yapılmadan karar verildiği, mahkemece dava konusu döneme ilişkin, Sayıştay Başkanlığı ve SGK'dan tüm belge ve kayıtlar celbedilerek, kesinti sebepleri tek tek incelenmek suretiyle kesinti sebeplerinin yerinde olup olmadığı hususunda taraf ve yargı denetimine elverişli, ayrıntılı ve açıklamalı bilirkişi heyeti raporu alınarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda, tanıya dayalı işlem puanına dahil olan işlem, tahlil, tetkik ve ilaçların kuruma ayrıca fatura edilmesi nedeniyle davalı Kurumca yapılan 1.374.252,83 TL kesinti işlemi, taburculuk sonrası tanıya dayalı olan işlemlerin ayrıca fatura edilmesi nedeniyle davalı tarafından yapılan 83.062,86 TL ve kemik iliği nakil işlem paket fiyatlarına dahil olan malzeme, tetkik ve tahlillerin ayrıca fatura edilmesi nedeniyle davalı tarafından yapılan 2.039.29 TL kesinti işlemi olmak üzere toplam 1.459.354,98 TL kesintinin faiziyle birlikte toplam 1.839.897,48 TL'lik kesinti işleminin yerinde olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen sağlık hizmetleri protokolü gereği davalı Kurum tarafından yapılan kesintilerin toplanan deliller ve kaldırma kararında belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle alınan alınan bilirkişi raporuna göre yerinde olduğu, aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi, içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili,dava konusu alacağın Sayıştay ilamına bağlanmış bir alacak olmadığını, bu nedenle, davalı Kurumun Sayıştaya karşı yapmış olduğu savunmasına karşı Sayıştay Başkanlığınca verilen cevabi yazının celbini talep ettiklerini, davalı Kurumun dava konusu alacaklarına dayanak işlemlere dair faturaların yersiz ve haksız olduğunu kabul etmemekle birlikte bir an için bunların yersiz ve haksız olarak tahakkuk edilmiş faturalar olduğu düşünülse bile, davalı Kurumun faiz uygulamasının mevzuata aykırı olduğunu, protokol hükümleri ile genelge ve tebliğ hükümleri gözününe alındığında, fatura ödemelerinin Sağlık Uygulama Tebliği ve kurumca belirlenecek diğer usul ve esaslara göre ödenmesinin öngörülmesi ile faiz tahakkuku ile ilgili herhangi bir düzenlemenin mevcut olmaması ve davalı Kurum tarafından ilgili mevzuatta belirlenen fatura inceleme süreleri karşısında, faiz uygulamasının haksız ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurumun, davacının hak edişlerinden yaptığı kesintinin haksız olduğu iddiasıyla tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçe, tek tek fatura bazlı inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.