Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4091 K.2025/3636

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4091 📋 K. 2025/3636 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4091 E.  ,  2025/3636 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/331 E., 2024/1322 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/217 E., 2021/232 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin Almanya'da ikamet etmeleri nedeniyle Türkiye'deki taşınmazları ile ilgili işlemleri yürütmek üzere 1995 yılında davalılardan avukat Yavuz'u vekil tayin ettiklerini, ancak geçen süreç içerisinde bahse konu taşınmazların durumu hakkında bilgi istemelerine rağmen herhangi bir bilgi verilmemesi üzerine ... . Noterliği'nin 25.01.2016 tarih ve ... nolu yevmiyesi ile davalı avukatı azlettiklerini, yapılan araştırmalar neticesinde Göztepe'de bulunan taşınmazın 2004 yılında satıldığını ve taşınmazın gerçek değerinin kendilerine ödenmediğini, diğer taşınmazlarla ilgili olarak biri rayiç diğeri düşük bedelli kira sözleşmesi imzalatmak suretiyle kira bedelinin küçük bir kısmının müvekkillerine gönderildiğini, tahsil edilen kiralar ile şirket kurduklarını, taşınmazlardan birisinin kurdukları şirkete ücretsiz tahsis edildiğini, müvekkillerinin zarara uğratıldığını belirterek bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek zararın davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği 18.08.2021 tarihli dilekçe ile talebini 725.795,12 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalılar ... ve ...'nın davanın tarafı ve muhatabı olmadığını, diğer davalı avukatın ise bahse konu taşınmazlarla ilgili kira ödemelerine mahsuben masraflar yaptığını, 1995-2015 yılları arasında tahsil edilen kira bedellerinin ... hesabına yatırıldığını, intikal işlemleri için alınması gereken vekalet ücretinin ödenmediğini savunarak, müvekkillerinden ... ve ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer müvekkili Yavuz yönünden yapılan masraflar ve kira bedelleri hesaplandıktan sonra davanın esastan reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 725.798,12 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan davacılara hisseleri oranında ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı ... vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı avukatın özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranarak vekalet sözleşmesinin gereğini yerine getirmediği sabit olduğundan ve bilirkişi incelemesiyle ulaşılan sonuç yeterli olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; kira bedellerinin Tefe-Tüfeye göre hesaplandığını, dava konusu taşınmazların işyeri olmaları nedeniyle stopaj bilgileri vergi dairesinden sorularak gerçek kiraların belirlenebileceğini, davalı avukatın avukatlık ücretinin hesaplanmamasının yasaya aykırı olduğunu, taşınmazlara yapılan harcamaların tanık ile ispatlanabileceğini, ödeme belgesinin her aşamada sunulabileceğini, davacının taleplerinin ibra tarihinden sonra hesaplanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet yetkisinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere göre; davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Zamanaşımı, bir talep veya dava hakkının, kanunda tayin edilen süre içinde kullanılmaması halinde, usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla, borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukukî müessesedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 142. maddesi uyarınca mahkemenin, ön inceleme duruşmasını tamamladıktan sonra tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlaması gerekir.
Davalı süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde, davacının talepleri yönünden süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. HMK 142. madde gereğince, mahkemece davalının zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir.
3. Somut olayda; davalı ... vekili tarafından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin uzun yıllara dayanması sebebiyle istinaf aşamasında henüz elde edildiği iddiası ile davacılardan ... imzasının bulunduğu ödeme belgesi ile muhtelif banka dekontları sunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince sunulan dekontların bilirkişi raporunda dikkate alındığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de hükme dayanak bilirkişi raporunda söz konusu belgelerin hesaplamaya dahil edilmediği anlaşılmıştır. Ödeme itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Kural olarak, yargılama aşamasında sunulmayan deliller, temyiz aşamasında sunulamazlar. Ancak borcu ortadan kaldıran deliller yargılama aşamasında ileri sürülmek ve teminine dair nedenler bildirilmek suretiyle temyiz aşamasında da ileri sürülebilir. Hal böyle olunca, davalının sunduğu belgeler konusunda Mahkemece yeni bir değerlendirme yapılması gerekir.
O halde, Mahkemece davalının zamanaşımı def'i ve ödeme belgeleri konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin sair temyiz isteminin reddine,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.