Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/85 K.2025/3623

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/85 📋 K. 2025/3623 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/85 E.  ,  2025/3623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1837 E., 2022/1032 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/19 E., 2019/753 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ... adı altında sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurumun müvekkili şirkete ait 2014 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayı faturalarından toplamda 397.830,00 TL kesinti yaptığını, yapılan kesintilerin hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kesintiye ilişkin Kurum işleminin iptali ile muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacı şirket hakkında cezai işlem tesis edildiğini, kesintilerin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli kararıyla; yargılama süresince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmalarının dava şartı olduğu, davacı şirketin 667 sayılı KHK ile kapatıldığı ve tüzel kişiliğinin sona erdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli kararıyla; KHK'lar ile kapatılan kurum, kuruluş ve bunların sahipleri olan gerçek yada tüzel kişilerin davacı sıfatını taşıdıkları davalarda taraf sıfatını kaybetmiş olmaları karşısında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılması gerektiği, bu anlamda kapatılan kurum yada kuruluşun tüm hak ve alacaklarının hazineye devredilmiş olduğu dikkate alındığında davada taraf sıfatını kaybeden davacı yerine Hazinenin davacı sıfatını kazandığı, Mahkemece Maliye Hazinesinin davada davacı sıfatı ile yer almasının sağlanarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya bilirkişi raporunda belirtilen eksik tıbbi ve idari belgeleri dosyaya sunması için süre verildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında eksik belgeleri tamamlamalarının mümkün olmadığını bildirdiği, bu hali ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin ispat için yeterli olmadığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin 13.11.2019 tarihli celsede bilirkişi raporunda tespit edilen eksikliklerin arşivde bulunmadığından tamamlanmasının mümkün olmadığını belirtmesi sebebi ile davasını ispatlayamadığı, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin yasal zorunluluk nedeniyle yargılamaya konu davayı takip ettiğini, bu tür davalarda Mahkemenin taleple bağlılık ilkesini bir tarafa bırakarak re'sen hareket etmesi gerektiğini, 675 sayılı KHK'nın 16/1 maddesi uyarınca müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan ve davalı tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, Kurum işleminin iptali davasında ispat yükünün davacıda olduğu, dava konusu Kurum işleminde iptali talep edilen fatura kesintilerine ilişkin delillerin davacı tarafından sunulmaması nedeniyle kesintilerin mevzuata uygun olmadığı hususunun ispatlanamadığı, hüküm altına alınan miktar üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.