Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/348 K.2025/3608
3. Hukuk Dairesi 2025/348 E. , 2025/3608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1232 E., 2024/1606 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2023/393 E., 2024/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 18.06.2020 tarihinde otomobil galerisi olan davalıdan ... .Noterliğinin ... yevmiye nolu işlemiyle ... plakalı 2009 model ... marka ... model otomobili 81.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, plakasını ... olarak değiştirdiğini, 14.09.2022 tarihinde Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/6683 D.İş sayılı kararı gereği otomobile el konulduğunu, üzerinde kiriminal inceleme yapıldığını, ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından şasi numarasının orijinal olmadığının tespit edildiğini ve araç üzerinde sahtecilik yapıldığı, aracın kimliğinin değiştirildiği ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu yönünde görüş bildirildiğini, müvekkilinin bu durumu fark etmesinin mümkün olmadığı gibi aracı satın almadan önce aldığı ekspertiz raporunda da bu durumun tespit edilemediğini, aracı satın almak için masraflar yaptığını ve kredi çektiğini, aracı kullanamadığını, şasi numarası değiştirilmiş aracı satması ve araca el koyulmuş olması nedeniyle davalının hem gizli ayıptan hem de zapttan dolayı sorumlu olduğunu, menfi zararı kapsamında aracın güncel değerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, aracın güncel bedeli hesaplandığında arttırılmak üzere şimdilik 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2024 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu 572.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının iddia ettiği hususların doğru olmadığını, ayıp varsa derhal ihbar edilmesi gerekirken davacının ihbar yükümlülüğüne riayet etmediğini, otomobilin 14.05.2020 tarihinde dava dışı ... satın alındığını, satın alınırken şasi numarasının aynı olduğunu, müvekkilin durumu bilmediği için bir kusurunun olmadığını, davanın aleyhe sonuçlanması durumunda rücu hakkı doğacağından dolayı ... ile ... Ekspertizi olan ... ve araç muayenesini yapan TÜVTÜRK Genel Müdürlüğüne davanın ihbar edilmesi gerektiğini, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca devam eden soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının rayiç bedel talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 27.10.2022 tarihli ... Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporunda; "Yukarıdaki bulgulara atfen; kaput içi sağ çamurluk üst tarafında bulunan orijinal şasi numarasının aletli müdahaleyle tahrip edilmesi ve tahrip edilen numaranın bulunduğu bölgeye yeniden numara vurulması, yapılan işlemler neticesinde şasi numarasının değiştirilmesi ve bu işlemlerin boyayla kapatılması sonucunda araç üzerinde sahtecilik yapıldığı, yapılan sahtecilikle aracın kimliğinin değiştirildiği, change ve iğfal/aldatma kabiliyetini haiz olduğu" tespit edildiği, dava konusu aracın satım işleminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 214. maddesi gereğince ayıplı olduğu, TBK m. 217 vd gereği satıcı olan davalının kusursuz olsa dahi aracın zaptedilmesinden dolayı davacı alıcıya karşı sorumlu olduğu satılanın tamamı alıcının elinden alındığı için, satış sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği bu nedenle davacının davalıya ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 81.000,00 TL'nin el koyma tarihi 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6502 sayılı Kanun kapsamında da açık ve gizli ayıplar yönünden ayrıca ayıp ihbar yükümlülüğünün aranmadığı soruşturma dosyası ve alınan kriminal polis laboratuvarının 27.10.2022 tarihli uzmanlık raporuna göre, araç üzerinde sahtecilik yapıldığı, aracın kimliğinin değiştirilmiş (change) olması sebebiyle araca el konulduğunun sabit olması sebebiyle, soruşturma dosyasının bekletici meselesi sayılması yönündeki itirazların yerinde bulunmadığı, mahsuba ve faiz başlangıcına bir itirazda bulunulmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, davalı lehine AAÜT 13/3 maddesi gereğince tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden, işbu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı ve davalı taraflar lehine (tüketici mahkemesinde uygulanması gereken) 15.000,00'er TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüyle 81.000,00 TL'nin el koyma tarihi 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; aracın kolluk ekiplerince muhafaza altına alınmasından bu yana hem ekonomik koşulların ciddi anlamda değiştiğini hem de davaya konu araca ödenen bedelin ödendiği vakit ile iş bu dava tarihi arasında alım gücü anlamında yine ciddi farklılıklar oluştuğunu, müvekkilinin zararının karşılanabilmesi için rayiç değerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili, davacının ayıbı süresinde ihbar etmediğini, araçtaki sahteliğin müvekkilinin bilgisinde olmadığını, soruşturma veya kovuşturma sonucunda aracın iade edilebileceğinden soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ayıbın neden gizli ayıp olduğu vb. konularda teknik değerlendirmeler içermediğini, müvekkili lehine nispi vekalet ücreti ödenmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, geçerli satım sözleşmesine dayanılarak yapılan araç satımında, zapt ve ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında tazminat (rayiç bedelin tahsili) istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle ağır hasarlı araçların şase ve motor numara bilgilerinin çalıntı, hacizli ya da yakalamalı araçlarla kesme kaynak yöntemiyle değiştirilerek üçüncü şahıslara satıldığı şüphesi ile yürütülen soruşturma kapsamında davaya konu araca el konulması ve Emniyet Genel Müdürlüğünün ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce orjinal şasi numarasının tahrip edilip aynı bölgeye yeniden numara vurularak araç üzerinde sahtelik yapılarak aracın kimliğinin değiştirildiğinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacı tüketici olup harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.