Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/177 K.2025/3591

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/177 📋 K. 2025/3591 📅 26.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/177 E.  ,  2025/3591 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/897 E., 2024/1745 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/96 E., 2021/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin arkadaşı ...'den 470.000,00 TL bedel ile araç satın aldığını, karşılığında 200.000,00 TL değerindeki evini arkadaşı üzerine geçirdiğini, kalan 270.000,00 TL'nin ise sonra ödeneceği konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin araç satışı sırasında Iğdır İlinde olması nedeniyle önceden tanıdığı ve avukat olarak bildiği davalının annesi ...'ün üzerine aracın geçici olarak devredildiğini, ancak dava dışı ... tarafından oğlu olan davalı adına aracın tescil edildiğini, dava dışı ... ile çocuklarının dolandırıcı olduğunu, olaya ilişkin olarak müvekkili ve araç satıcısı dava dışı ... tarafından davalı ve ailesi hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 716. maddesinin motorlu taşıtlara uygularak aracın müvekkiline devrini ve fiili teslimini talep ettiğini, ayrıca aynı Kanun'un 995. maddesine göre de zararının karşılanması gerektiğini, inanç sözleşmesine aykırılık söz konusu olduğunu, bu konu ile ilgili ses kayıtlarının Whatsapp mesajlarının bulunduğunu, olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında hata olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğradığı zarardan şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; inanç sözleşmesinin varlığını iddia eden tarafın yazılı delil sunmak zorunda olduğunu, müvekkilin aracı satın aldığı ... tarafından 22.01.2021 tarihli araç sözleşmesinde "satıcı yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı hali hazır durumu ile satarak bedeli nakten ve tamamen aldım" şeklinde beyanda bulunduğunu, aracın ikinci ekspertizinde km ile oynandığının belirlendiğini, ödediği parayı iade istemesi ile olayın patlak verdiğini, asıl mağdurun müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; noterde yapılan araç satış sözleşmesine göre satış bedelinin nakden ödendiğinin belirtildiği, aksinin davacı tarafça senetle ispatlanamadığı ve davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; savcılık dosyasında bulunan ses kaydının incelenmediğini, ses kaydında davalı kendisinin avukat olduğunu, araba ile ilgili ödemede bulunmadığını ve arabayı devredeceğine ilişkin beyanda bulunduğunu, sadece takipsizlik kararına dayanılarak davanın reddine karar verildiğini, tanık beyanları ve mesajlaşma kayıtlarının da nazara alınmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 716. ve 995. maddelerinin olayda uygulanması gerektiğini, inanç anlaşmasına aykırı davranıldığını, araç satış bedeline ilişkin olarak muhtelif tarihlerde gönderilen paralara ilişkin dekontların sunulduğunu, ispat yükünü yerine getirdiklerini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklı aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili ile tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle noterde yapılan araç satış sözleşmesinde satış bedelinin nakden ödendiğinin belirtilmesine, aksinin davacı tarafça senetle ispatlanamamasına, davacıların iddiasının inançlı işleme dayalı olmasına, bu iddianın 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerekmesine, taraflar arasındaki inançlı işleme ilişkin yazılı delil niteliğinde dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmamasına, Whatsapp kayıtlarında da taraflar arasındaki inançlı işlem niteliğinde olduğuna ilişkin bilginin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.