Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3791 K.2025/3603

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3791 📋 K. 2025/3603 📅 26.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3791 E.  ,  2025/3603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/316 E., 2022/326 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 2. maddesinin 2 numaralı bendi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri kapsamında müvekkili tarafından kendi kanununa göre takip edilen amme borçlusu dava dışı ... Bank Off-Shore Limitedin, davalı şirketten alacağı olduğunun öğrenilmesi üzerine, davalı nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları ile ... . İcra Dairesinin 2003/10312 Esas sayılı dosyasına konu olan alacağı için davalıya 12.03.2009 tarihli ve 3947 sayılı haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafça ihbarnameye ... . Noterliğinin 23.03.2009 tarihli ihtarnamesi ile cevap verilerek borcun olmadığının bildirildiğini, ancak belirtilen icra dairesindeki takibin davalının borcu kabul ederek mal bildiriminde bulunması üzerine kesinleştiğini, davalının dava dışı amme borçlusuna borcu olup haksız olarak haciz bildirisine itiraz ettiğini ileri sürerek; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79/6 maddesi uyarınca davalının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 338/1 maddesine göre cezalandırılmasına ve borçlu bulunduğu miktarın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
... . İcra Hukuk Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli kararıyla şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarihli ilamıyla; somut olayda 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi çerçevesinde gönderilmiş 12.03.2009 tarihli ve 3947 sayılı bir ihbarname mevcut olup, icra takip dosyasından icra müdürlüğü kanalı ile İİK’nın 89/1 maddesi gereği gönderilmiş bir haciz ihbarnamesi bulunduğu, İİK'nın 4. maddesi uyarınca özel kanunlarda yetki verilmediği durumlarda icra mahkemelerinin, icra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayet ve itirazları incelenmekle görevli olduğu, İcra müdürlüğü tarafından yapılan bir işlem bulunmadığı için 6183 sayılı Kanunun 79/6 maddesi gereğince bu davayı inceleme görevinin genel hükümlere göre inceleme yapacak genel mahkemelere ait olduğundan, Mahkemece davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. İcra Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak 29.05.2014 tarihli kararıyla; davayı görmekle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi ve bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmesi üzerine dosya kendisine gönderilen İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarihli kararla; yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; bu kararın, temyiz üzerine Dairenin 18.06.2020 tarihli ilamıyla davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak verilen, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin borçlu olduğu dava dışı 3.kişinin alacaklarına davacı idarece 6183 sayılı Kanun kapsamında gönderilen haciz bildirisi ile ödenmesi gereken bedellerden olup olmadığı hususlarının oluşturduğu, ... . İcra Müdürlüğünün 2003/10312 E. sayılı takip dosyasında alacaklı ... Bank Off-Shore Limited'in 18.08.2013 tarihinde davalı şirket aleyhinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçilerek 241.825.226.554.000,00 ETL birikmiş faiz alacağına mahsuben 5.000.000.000.000,00 ETL alacağın faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, davalının ödeme emrine karşı takip dosyasına sunduğu 27.08.2003 tarihli mal bildiriminde “Şirketimize gönderilen ödeme emrinde belirtilen az bir bölümü icra takibine konu edilen ve üstü saklı tutulan 241.825.226.554.000.TL miktarlı borcu ve ferilerini kabul ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2003/10312 E. sayılı dosyasındaki borcun ihbarnameye itiraz edildiğinin beyan edildiği 23.03.2009 tarihi itibarıyla 13.053.134,54 TL'ye baliğ olduğunun hesaplandığı, sonuç olarak davalının 241.825.226.554.000,00 TL miktarlı borcu ve ferilerini kabul etmesi ve 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi gereğince usulüne haciz bildirisinin tebliği ile artık amme borçlusuna yapılan ödemelerin geçerli olmayacağı anlaşılması nedeniyle, bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun olarak hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.053.134,54 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının cezalandırılması talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalının borçlu olduğu tutarın, tahsil tarihine kadar işleyecek tüm ferileri ile birlikte ödenmesine şeklinde karar verilmesi ve İİK m. 338 hükmüne göre cezalandırılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ... .İcra Müdürlüğünün 2003/10312 E. sayılı dosyasının sadece hesabının yapılmasıyla yetinilip dosyanın detaylı bir şekilde incelenmediğini, zira icra dosyasında birçok tahsilat yapıldığını ve değişik tarihlerde sıra cetvelleri düzenlendiğini, Adana mahkemelerinin davayı görmekle yetkili olduğunu, 12.06.2003 günü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca müvekkilinin tüm evrak, kayıt, bilgi ve belgeleri ile ticari defterleri üzerine Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/65-10 D. İş sayılı ve Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/76-18 D.İş. sayılı dosyaları üzerinden tespit yapılarak tedbir konulduğu için anılan şirketin alacağının bulunup bulunmadığını tespit etme imkanının fiilen bulunmadığını, müvekkiline karşı ... .İcra Dairesinde icra takibi başlatan şirketin ... Off-shore Limited olup, ...’nin borçlusu olduğunu bildirdiği şirketin ünvanının tam olarak tespiti gerektiğini, zamanaşımı ve diğer itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, sözlü yargılama için ayrıca gün verilmediğini ve reddedilen kısım için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında haciz bildirisine gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddiasına dayanan tazminat ve İİK m.338'e göre cezalandırılması istemine ilişkindir.
1. Davacının temyiz sebepleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; davacı ...'nin dava dışı ... Bank Off-Shore Limited adlı şirketten alacaklı olduğu 7.552.995.710.632.930,00 (eski)TL ve ferilerinin tahsili için 6183 sayılı Kanuna göre takip başlattığı ve 20.04.2004 tarihli ödeme emrini gönderdiği, ... Off-Shore Limited'in ise davalı şirkete karşı ... .İcra Dairesinin 2003/10312 sayılı dosyasıyla 241.825.226.554.000,00 (eski) TL alacağının bakiyesini saklı tutarak, 5.000.000.000.000,00 (eski) TL'lik kısmı için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı vekilinin 27.08.2003 tarihli dilekçesiyle "Şirketimize gönderilen ödeme emrinde belirtilen az bir bölümü icra takibine konu edilen ve üstü saklı tutulan 241.825.226.554.000 TL miktarlı borcu ve ferilerini kabul ediyor ve ayrıca yukarıda (...)belirtilen üçüncü şahıslardaki alacaklarımızı ve (...)belirtilen taşınmazları da mal beyanı olarak bildiriyoruz" diyerek bir kısmı ilamsız icra takibine konu edilen alacağın tamamını kabul ettiği, bundan sonra ...'nin 12.03.2009 tarihinde "Kurumumuza olan (fazlaya dair talep hakkımız mahfuz kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek üzere takip tarihi itibarıyla 7.552.995.710,63 TL borcunu vadesinde ödememesi nedeniyle ... Off-Shore Ltd.Şti'nin mal,hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 62,64 ve 79 uncu maddeleri gereğince haciz konulmuştur. Ayrıca, alacaklısı ... Off-Shore Ltd.Şti. ve borçlusu şirketiniz olan ... .İcra Müdürlüğü'nün 2003/10312 E.sayılı dosyasına konu olan alacakları ile bu dosyadan takibe konu edilmeksizin saklı tutulan diğer alacaklarına da 6183 sayılı Kanun'un 62,64 ve 79 uncu maddeleri gereğince haciz uygulanmıştır..." diyerek davalı şirkete 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderdiği ve her ne kadar dosya içinde bulunmasa da her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere davalının Noter aracılığıyla gönderdiği cevabında haciz ihbarına itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Buna göre, Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, İstanbul 9.İcra Dairesinin 2003/10312 sayılı dosyasıyla talep edilen 5.000.000.000.000,00 (eski)TL'nin, bu tutara değişen oranlarda reeskont faizi işletilmesi ve takip giderlerinin eklenmesiyle haciz ihbarnamesine itiraz edildiği 23.03.2009 tarihinde ulaştığı tespit edilen miktar (13.053.134,54 TL) üzerinden davanın kabulüne karar verilmişse de, belirtilen icra dosyasına 241.825.226.554.000,00 (eski) TL 'lik alacağın bir kısmının konu edildiği, davalının da mal bildiriminde alacağın takibe konu edilmeyen kısmı dahil tamamını kabul ettiğini beyan ettiği sabit olduğu halde, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca takip miktarının faiz ve diğer ferileriyle haciz ihbarnamesine itiraz edildiği tarihte ulaştığı değerin tespit edildiği, haciz ihbarnamesinin davalıya tebliğ edildiği tarihe kadar İstanbul 9. İcra Dairesinin 2003/10312 sayılı icra dosyasında tahsilat yapılıp yapılmadığının değerlendirilmediği görülmüştür.
Oysa davalı, takip konusu borcu kabul etmiş ise de haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihte ne kadar borcu kalmış ise o miktar ile sorumlu tutulabilir.
Buna göre, Mahkemece; davalı tarafça yapılan ödemeler ile icra takibindeki tahsilatlar da dikkate alınarak davalının haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihte dava dışı ... Bank Off-Shore Limited'e borçlu olduğu tutarın belirlenmesi için detaylı, taraf itirazlarını karşılayan ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3. Bozma sebeplerine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA,
2. Tarafların sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.