Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/124 K.2025/3587

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/124 📋 K. 2025/3587 📅 26.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/124 E.  ,  2025/3587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1143 E., 2024/1648 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/131 E., 2024/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ile müvekkili şirket arasında 18.02.2020 tarihinde enerji alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalının elektrik enerjisi temini işini müvekkili şirketin yüklendiğini, ihalenin Teknik Şartnamesinde faturaların her ayın son günü tarihli olarak düzenleneceği, fatura bildirildikten sonra minimum 20 gün ödeme süresi olacağı, faturaların idareye bildirilmesinden tedarikçinin sorumlu olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından faturaların süresinde ödenmediğini, bu nedenle davacı tarafından faturalara gecikme bedeli yansıtıldığını, davalı tarafından sonradan ödeme yapılsa dahi yapılan ödemelerin ancak gecikme bedellerini karşılayabildiğini, davaya konu faturanın zamanında tebliğ edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini ancak ödemenin de süresinde yapılmadığını, ödeme ihtarında bulunulduğu halde ödenmediğini ileri sürerek; davalının eksik ödeme yapması nedeniyle tahakkuk edilen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu faturanın 25.02.2021 tarihli sözleşme kapsamında tahakkuk edildiğini, ikili sözleşmelere uygun bildirim yapılmadığını, takibe ve davaya konu faturanın ödendiğini, sözleşmenin tüm bedellerinin eksiksiz ödendiğini savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki 18.03.2020 tarihli sözleşmenin (12.2.2) maddesinde; "İdare, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 20 gün içinde yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır" hükmünün yer aldığı, davacının faturalarda belirtilen vade tarihini esas alarak hesapladığı gecikme cezasını davalı tarafından yapılan ödemelerden öncelikle mahsup ettiği ve bakiye fatura bedelini icraya koyduğu, sözleşmenin belirtilen hükmünün taraflar açısından bağlayıcı olduğu, davacının sözleşme hükmüne aykırı şekilde gecikme cezası işlettiği, davalı İdarenin faturaların kendisine iletildikten sonra usulüne göre hakediş hesaplamaları yaptığı ve gerekli idari işlemleri tesis ettiği, ilgili hakediş raporlarının tamamının davacı şirket tarafından da herhangi bir itirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, bu durumda davalının icra takibine konu yapılan fatura sebebiyle davacıya borçlu olmadığı, yapım işleri ve hizmet alımı ihalelerinde hakediş raporlarına “ihtirazı kayıt” uygulamasını düzenleyen genel şartname hükmü (md.39/e) Danıştay 13. Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/404 E., 2023/2398 K sayılı ve 2023/403 E., 2023/289 K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ise de, taraflar arasında 18.03.2020 tarihinde sözleşmenin imzalanması ile anılan genel şartname ve dolayısıyla ihtirazi kayıt hükmü (md.39/e) sözleşmenin eki vasfında olduğundan Danıştayın 06.06.2023 tarihli iptal kararının bu sözleşme açısından ihtirazi kayıt şartının uygulanmasını etkilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece yeterli incelemenin yapılmadığını, kamu ihale hukukuna hakim hukukçu bilirkişinin raporda yer alması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davalının yaptığı toplam ödeme tutarı üzerinden inceleme yapıldığını, 6183 sayılı Kanun'un değerlendirilmediğini, gecikme zammı ve yapılan ödemelerin kısmi ödemeler olduğu vs. bir çok hususun hesaba katılmadığını, ödeme süresinin başlangıcı olarak farklı bir yorumlamaya dayalı kişisel görüşlere yer verildiğini, sözleşmede ödeme süresinin açıkça belirlendiğini, farklı şekilde yorumlanmasının bilirkişinin yetkisini aşan bir inceleme olduğunu, İdarenin faturaları belirsiz periyotlarda ödediğini, davalı tarafından yapılan ödemelerin geçmiş borçlarından ve gecikme cezalarından düşüleceğinin farkında olarak kısmi ödeme yapmaya başlaması, faturanın reddedilmeyip işleme alındığına ve idarenin borcunun varlığından haberdar olduğuna dair karine olduğunu, gerekçe ile kararın uyumlu olmadığını, sözleşmede idarenin 20 gün içerisinde ödemeyi yapmasının kararlaştırıldığını, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre öncelikli olarak en eski tarihli faturanın gecikme zammına mahsup edilerek kalan tutarın anapara borcuna işlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı idarenin eksik ödeme yaptığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanakları olan özel ve somut nedenleri belirtmek zorundadır. Ayrıca raporun denetime elverişli olması da gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında 18.03.2020 tarihinde enerji alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, faturaların teknik şartnamede belirtilen sürede ödenmediği, ödemelerin geciktiği, yasal olarak gecikme zammı işletilmeye başlatıldığı, davalı borçlunun eksik ödeme yaptığı bu nedenle dava konusu faturanın tahakkuk edildiği ileri sürülmüş, davalı ise anılan faturanın 01.02.2021 tarihli sözleşme kapsamında tahakkuk edilen fatura olduğu ve faturanın ödendiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, kamu ihale nitelikli hesaplamalar uzmanı ve elektrik yüksek mühendisinden alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasında imzalanan 18.03.2020 tarihli sözleşme kapsamında faturanın düzenlendiği ve bu sözleşmenin (12.2.2.) maddesinin yorumlanarak davalı İdarenin bahse konu fatura nedeniyle herhangi bir borcu olmadığı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Oysa ki davacının iddiası, teknik şartnamede belirtilen sürede faturaların ödenmediği, kısmi ödemelerin öncelikli olarak en eski tarihli faturanın gecikme zammına mahsup edildiği, kalan tutarın ana paraya işlendiği ve davalı borçlunun eksik ödeme yapması nedeniyle davaya konu faturanın tahakkuk edildiği belirtilmiş, davalı tarafça da söz konusu faturanın tamamen ödendiği savunmasında bulunulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan 18.03.2020 tarihli sözleşmenin (8.2.) maddesinde; ihale dökümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasında teknik şartname ikinci sırada bulunduğu halde, bilirkişi raporunda teknik şartname hakkında değerlendirilme yapılmamıştır. Ayrıca aynı sözleşmenin (43.1.) maddesinde ise, bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde, ilgilisine göre 4734 sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kanun hükümleri, bu Kanunlarda hüküm bulunmaması halinde ise Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği görülmüştür.
Diğer taraftan, davaya konu fatura borcuna ilişkin olarak, davacının hakedişlerinin hangi tarihte olduğu, ödeme tarihleri, temerrüt tarihleri, davalının hangi tarihte ne miktarda ödeme yaptığı, hangi faturalara ilişkin kısmı ödeme yaptığı hususlarının da raporda yer alması gerektiği halde, bilirkişi raporunun bu hususlarda denetime elverişli olmadığı belirlenmiştir.
O halde Mahkemece; kamu ihale mevzuatına hakim hukukçu bilirkişinin de aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden, davacının iddiasını, davalının savunmasını karşılayacak şekilde taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.