Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4227 K.2025/3569
3. Hukuk Dairesi 2024/4227 E. , 2025/3569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/207 E., 2024/1979 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/449 E., 2022/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 02.03.2015 ödeme tarihli 386.653,00.TL bedelli temlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesine göre "temlik eden ... .İcra Müdürlüğünün 2009/15989 Esas 585.643,02 TL tutarında ve ... . İcra Müdürlüğü 2009/19590 Esas numaralı 187.618,45 TL tutarındaki icra dosyasındaki toplam alacaklarının 02.03.2015 tarihi itibariyle doğmuş toplam 773.306,99 TL tutarındaki alacağın, İzmir 2. İcra Müdürlüğü 2009/15989 Esas sayılı 585.643,02 TL tutarından %50 oranına tekabül eden 292.821,51 TL ve ... . İcra Müdürlüğünün 2009/19590 Esas sayılı dosyasındaki 187.618,45 TL tutarından %50 orana tekabül eden 93.993,97 TL paraların yani toplamda 386.653,495TL alacağın temellük edene temlik edilmesine ilişkin koşulların belirlenmesidir" şeklinde tarafların anlaştığını, 2009/15989 ve 2009/19590 sayılı dosyalardan ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının dava dışı akrabası lehine Kuşadası'nda satış vaadi sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeden dönülmesi şartının konulduğunu, ancak dönülmediğini, sözleşmede temellük edenin imzası olmadığı gibi, sözleşmenin tamamlanmış bir sözleşmede olmadığını, sözleşmenin müzayaka altında imzalandığını, davalının açık iradesi bulunmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temlik sözleşmesinde davalının asil sıfatıyla imzasının olmadığı, temellük eden davacının da ismi yazılı olmakla birlikte imzasının olmadığı, temlik edilen icra dosyalarından birinin numarasının yanlış yazıldığı, ... . İcra Müdürlüğünün 2009/15989 sayılı dosyasının temlike konu edildiği, ancak taraflarla alakası olmadığı, taraflarla ilgisi olmayan bir dosyanın temlik sözleşmesine konu edilerek alacağın temlik edildiğinden bahisle talep edilemeyeceği, temlik sözleşmesinin temellük edenin imzasını taşımaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 183 ve 184. maddesi anlamında karşılıklı irade beyanını içermediği ve temlik sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarla ilgisi olmayan bir dosyanın temlik sözleşmesine konu edilerek alacağın temlik edildiğinden bahisle talep edilemeyeceği, temlik sözleşmesinde olduğu gibi tarafları karşılıklı yüküm altına sokan bir sözleşmenin hukuken geçerli olması için ancak borç yüklenenlerin imzalarının bulunmasıyla mümkün olduğu, temlik sözleşmesinin temellük edenin imzasını taşımaması nedeniyle karşılıklı irade beyanını içermediği ve temlik sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; temlik sözleşmesinde imzanın bulunmayışının sözleşmenin geçerliliğini etkilemediğini, yanlış icra dosya numarası bulunmasının tarafların esas iradesine zarar vermediğini, sözleşmenin geçerli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Alacağın temliki, alacak hakkını devredenin mal varlığından çıkararak devralanın mal varlığına dahil eden, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemidir. Böylece temlik ile devreden borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatı ile devralan kişi geçer.
Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı olmamakla birlikte kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz. 6098 sayılı Kanun'un 14. maddesinde "Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.." Aynı Kanun'un 184. maddesine göre alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Alacağın temliki, yazılı şekle tabidir ve şekil geçerlilik şartıdır. Temlike ait yazılı belgede sadece temlik edenin imzasının bulunması yeterlidir. (Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, sy.4420) Somut olayda, dosyaya sunulan temlik sözleşmesinde temlik eden davalı vekilinin imzası bulunmaktadır. Hal böyle olunca, temlik sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olarak kabulü ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.