Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2481 K.2025/3534

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2481 📋 K. 2025/3534 📅 24.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2481 E.  ,  2025/3534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2582 E., 2024/776 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/258 E., 2022/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli Çankaya İlçesi ... Mevkiinde kain ve Yukarı ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkilinin davalı ... ile 20.07.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedilerek 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazını devrettiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin akdedilmesinden itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçmek üzere şimdilik 30.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tapulu bir arsanın bulunmadığını ve davacının İdarelerine tapulu arsa teslim etmediğini, 2981 sayılı Kanun gereği arsa tahsisinde tamamlanmış olan kazanılmış bir mülkiyet bulunmadığını, dolayısıyla davacının arsa bedeli ile alakalı herhangi bir alacağının bulunmadığını, ayrıca taşınmaz rayiç bedeli üzerinden talepte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu proje kapsamında başkanlıkları adına oluşan imar ada parselleri üzerinde inşa edilerek hak sahiplerine dağıtılacak konutların ihale, projelendirme ve ruhsat verme işlemlerinin tamamlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan 20.07.2006 tarihli “Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi” kapsamında, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği, ancak davalı İdarenin proje kapsamında davacıya verilmesi taahhüt edilen 100 m²'lik konutu teslim etmediğini, davacıya verilmesi taahhüt edilen 100,00 m²'lik konutun dava tarihi itibariyle değerinin (arsa payı dahil) 1.009.085.00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi heyetinden alınan raporun somut olayın özelliklerine uygun, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.009.085,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede proje kapsamında davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği 100 m²'lik daireyi teslim edemediği, davacının ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkı mevcut olup, davalının sözleşmenin halen geçerli olduğu iddiasının bu açıklamalar karşısında dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; dava konusu 100 m²'lik bir dairenin Mayıs 2013 yılı itibariyle değerinin 475.000,00 TL olduğuna ilişkin Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen kararların güçlü delil olarak kabul edilmesi ve ayrıca somut davanın açıldığı 09.01.2020 tarihi itibariyle de TUİK Yİ-ÜFE endeksinin uygulanması suretiyle değer tespiti yapılmasının doğru olmadığını, dava tarihi itibariyle piyasada oluşan gerçek ve güncel emsal taşınmaz satış bedellerinin esas alınması suretiyle alacağın belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen değerin emsal daire bedellerine istinaden düşük olduğu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, proje alanında davacının tapulu bir arsasının bulunmadığını, arsa bedeli ile ilgili davacının alacağının olmadığını, projenin Mahkemece iptal edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranak dava açtığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 20.07.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarihli ve 2014/13-1500 E., 2015/1519 K. numaralı kararı).
Somut olayda, davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.