Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2538 K.2025/3513

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2538 📋 K. 2025/3513 📅 24.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2538 E.  ,  2025/3513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/604 E., 2024/828 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2023/365 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Özel ... Hastanesi ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) vekili tarafından duruşma istemli, davacı ... vekili tarafından katılma yoluyla ve duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Sağlık Hiz. Ltd. Şti. (... Ltd.Şti.) vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinden Jana'nın ikinci çocuğu olan ...'a hamilelik döneminde gebelik takiplerinin davalılardan ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. (... Ltd.Şti.) bünyesinde çalışan davalı doktor ... tarafından yapıldığını, 02.03.2011 tarihinde davalılardan ... Ltd. Şti.'ye ait hastanede davalı doktor ... tarafından doğumun gerçekleştirildiğini, 03.03.2011'de müvekkili anne taburcu edilmesine rağmen ...'da, anne - bebek kan uyuşmazlığı nedeniyle yüksek derecede sarılık teşhis edilmesi nedeniyle bebeğin tedavisine yenidoğan yoğun bakım ünitesinde diğer davalı çocuk doktoru ... tarafından devam edildiğini, 04.03.2011'de çocuk doktorunun bir test yaptığını, test sonucu iyi çıkmaz ise bir iğne yapılarak hastaneden bebek ...'ın taburcu edileceğinin belirtildiğini, aynı gün çıkış işlemlerinin tamamlandığını ve hemşire tarafından test sonuçlarının iyi olduğu, herhangi bir problem olmadığı söylenerek 07.03.2011 Pazartesi günü kontrole gelinmesi istenerek bebeğin de taburcu edildiğini, ancak hafta sonu da anne sütü ile beslenen bebeğin pazartesi 07.03.2011'de artık renginin turuncu olduğunu ve sabah hemen hastaneye gidildiğini, ilk müdahalenin saat 13.00 gibi yapılabildiğini, yapılan ilk müdahale sonrası bilirubin değerinin 25 olduğunun bildirildiğini, bebekte kan değişimi yapılarak yoğun bakıma alındığını, ancak gecikme sebebiyle bebeğe serebral palsi teşhisi konularak engelli kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek; ...'ın hastalığının kesin rapor ile tespit edilmemiş olması, yaşı itibari ile gelişiminin devam etmesi, kesin zararın belli olmaması sebebiyle manevi tazminata ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, kesin zararının belli olmaması, ileride artırılmak üzere şimdilik; 500,00 TL tedavi, bakım ve bakıcı giderleri, 1.000,00 TL gelir ve kazanç kaybı tazminatı olmak üzere toplam 1.500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talebini 05.03.2019 tarihli değer artırım dilekçesi ile 2.868.542,13 TL'ye, 14.03.2023 tarihinde sunulan değer artırım dilekçesi ile de 13.896.896,31 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve ... vekili; davalılardan ... Ltd. Şti. açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ... Ltd. Şti.'nin de davaya konu doğum ve doğum sonrası tedavinin gerçekleştiği hastane olduğunu, doktor ...'nin müvekkili hastane ile ilgisinin bulunmadığını, bu hastanenin çalışanı olmadığını, sadece doğum sırasında müvekkili şirketin hastanesinin doğumhanesini kullanan doktor olduğunu, davacının beyanının aksine bebeğin hastaneden taburcu edilmesini ailenin talep ettiğini, bizzat taburcu edildikten sonra ertesi gün mutlaka kontrole gelmelerinin istendiğini, ancak ailenin 05.03.2011 tarihindeki kontrole gelmeyerek 07.03.2011 tarihindeki topuk kanı alınması için oluşturulan randevuya geldiklerini, ailenin bebekteki değişimi önemsemeyerek geç gelmelerinin duruma sebep verdiğini, uygulanan tıbbi müdahale, alınan önlemlerde ve tedavide tıp kurallarına uygun olmayan bir davranış sergilenmediğini, ihmalin söz konusu olmadığını, bebeğin şu andaki durumunun; bebeğin ailesinin ısrarla bebeği eve götürmesinden, ertesi gün gelinmesi istenmesine ve epikriz raporunda da yazılı olarak belirtilmesine rağmen, istenilen vakitte veya en azından sararmaya başladığı anda hastaneye getirilmemesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ve ... Ltd. Şti vekili; müvekkili doktorun davacıyı hamileliliğin 25. haftasından itibaren takip ettiğini, gebelik döneminin sorunsuz geçtiğini ve doğumdan 24 saat sonra taburcu işlemlerinin gerçekleştirildiğini, dünyaya gelen bebeğin çocuk doktorları tarafından takibe alındığını, müvekkilinin kadın doğum doktoru olduğunu, bebeğin doğumu ile ilgili tüm edinimlerini yerine getirdiğini, meydana gelen bu üzücü olayda hiçbir sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nin hükme esas alınan raporlarda kusurları bulunmadığının tespit edildiği, ... Ltd. Şti.'nin ise ... Ltd. Şti.'nin sahibi olmadığı, sadece ortağı olduğu, davalılar ... Ltd. Şti. ve doktor Demet yönünden ise bebeğin 04.03.2011 tarihinde taburcu edilmesinin ardından mutlaka bir gün sonrasında kontrole çağrılması gerekirken çağrıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle meydana gelen sonuçtan kusurlu oldukları gerekçesiyle ve hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüyle, davacılar ..., ... ve ... bakımından; davanın reddine, davalılar ..., ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. bakımından; davanın reddine, davacı ... bakımından; 3.764.441,42 TL bakıcı gideri ile 6.368.013,47 TL maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 10.132.454,89 TL maddi tazminattan, Mahkemece geçici ödeme olarak hükmedilen ve ödendiği anlaşılan 200.000,00 TL tazminatın mahsubu ile bakiye 9.932.454,89 TL maddi tazminatın 07.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. ile ...'den müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 200.000,00 TL geçici ödeme miktarına 07.03.2011 tarihinden 22.12.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılar ... Ltd. Şti. ile ...'den müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlükte olup davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, davacı tarafça HMK 107/2 kapsamında olan 05.03.2019 tarihli bedel arttırım talep dilekçesinden sonra 14.03.2023 tarihli dilekçesi ile HMK 176 ve devamı maddeleri gereğince davasını ıslah edilebileceği, davalı çocuk doktoru ve hastanenin ailenin bir gün sonrasında kontrole gelinmesi hakkında aileye gerekli bildirimleri yaptıklarına ilişkin iddialarını ispatlayamadıkları, yargılama sırasında inceleme konusu yapılan "tedavi ret" belgesinin, bu hususta yeterli aydınlatmanın yapıldığını gösteren bir belge niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. temyiz ve davacı ... vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Ltd.Şti. vekili; sunulan tedavi ret belgesi ile ailenin bir gün sonrasında kontrole gelinmesi konusunda açıkça bilgilendirildiğini, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, bir davada iki kez ıslah yapılmasının mümkün olmadığını, ayrıca her iki dilekçenin de talep artırım dilekçesi olarak sunularak ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunmalarına da imkan tanınmadığını, gebelik takiplerinin diğer davalı doktor ... tarafından yapılmış olup gebelik sürecindeki uygulamaların da araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olarak 26.04.2014 tarihli MR sonuçlarına göre tanzim edildiğini, oysa dava konusu olayın 2011 yılında gerçekleştiğini, bakıcı giderinin doğumdan itibaren hesaplanmasının hatalı olduğunu, Mahkemece hiçbir raporda belirtilmemesine rağmen serebral palsi hastalarının ortalama yaşam sürelerinin 30 yıl olduğuna dair lüteratürde bir bilgi bulunmadığı gerekçesiyle ortalama 72 yıl yaşam süresi üzerinden hesaplama yapmasının ve olayın haksız fiil olarak kabulü ve olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı ... vekili; davalılardan ... Ltd. Şti. bakımından da davanın kabulü gerektiğini, bakıcı giderinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı meydan gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, dava dilekçesinde yer alan ''.. kesin zararının belli olmaması, ileride artırılmak üzere şimdilik..''' ibareleriyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının anlaşılmasına, belirsiz alacak davalarında alacağın tümü için dava tarihi itibariyle zamanaşımı kesilmiş olacağından, artırılan kısımların zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğine, hükme esas alınan raporların taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre de davacı ... vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.