Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2508 K.2025/3512
3. Hukuk Dairesi 2024/2508 E. , 2025/3512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/893 E., 2024/1035 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/488 E., 2023/461 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin ... Hastanesinde 20.08.2016 tarihinde, biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocuklarının dünyaya geldiğini, doğumdan sonra doktorlar tarafından gerekli müdahaleler yapılarak hastanede yeterli küvez olmadığı için bebeklerin davalı hastaneye nakledildiğini, ancak 25.08.2016 günü kız çocuklarının, bir gün sonra da erkek çocuğun fenalaştığını ve kız çocuklarının 28.08.2016 günü vefat ettiğini, temin edilen ambulansla erkek bebeğin ... Özel ... Hastanesine nakledildiğini ve 28.08.2016 günü başlayan müdahalelere rağmen 29.08.2016 günü vefat ettiğini, bebeklerin davalı hastanede kaptıkları Klebsilla Pneumoniae ESBL (+) nedeniyle vefat ettiklerini, bu enfeksiyonun da davalı hastanede bulaştığını ileri sürerek; ikiz çocuklarının desteğinden mahrum kalan her bir müvekkili için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00'er TL toplam 1.000,00 TL maddi ve her bir müvekkili için 150.000,00'er TL'den toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin, davacıların bebeklerinin sevkinden itibaren sağlıklarına kavuşması için yapılması gereken her türlü müdahaleyi yaptığını, müvekkil hastane ve çalışanlarının üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, herhangi bir kusur ya da ihmal içeren bir davranışları bulunmadığını, ayrıca davacıların bebeklerinin müvekkil hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yattıkları dönemde ve son altı aylık geçmiş kayıtlar incelendiğinde ünitede yatan herhangi bir bebekte Klebsiella Pneumonia (ESBL üreten) bakterisinin üremediğini ve hiçbir vakada rastlanmadığını, müvekkil hastane ve özellikle de yenidoğan yoğun bakım ünitesinin enfeksiyon güvenilirliğinin çok yüksek bir yapıda olduğunu, ayrıca davacıların bebeklerinin her birinin farklı yoğun bakım hemşiresi tarafından takip edilmesi ve ünitede bulunan diğer bebeklerde bu enfeksiyonun hiç görülmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde bebeklere bu enfeksiyonun doğumun gerçekleştiği hastanede veya sevk sırasında bulaşmış olabileceğini gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içerisinde yer alan Adli Tıp Kurumu raporu ile ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan alanında uzman bilirkişilerden alınan raporlar göz önüne alındığında ortaya çıkan zarar ile illiyet bağının kurulamadığı, illiyet bağının tespit edilememesi nedeniyle maddi ve manevi zarardan davalının hukuken sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarının taraf, Mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, Mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu, hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece denetime elverişli hiç bir gerekçe sunmadan meydana gelen ölüm ile yapılan işlemler arasında illiyet bağı tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davalı hastanede müvekkillerine, bebeklerin ölüm sebebi olarak erken doğum bildirilmişken Özel ... Hastanesinde ölüm sebebinin hastane enfeksiyonu - Klebsilla Pneumoniae Esbl (+) olduğunun anlaşıldığını, tüm raporlarda davacıların bebeklerinin hastane kaynaklı enfeksiyon sebebiyle öldüğü, davalı hastanenin gerekli önlemleri almadığı, bünyesinde mevcut enfeksiyon hızının Türkiye, özellikle emsali özel hastanelere göre kat be kat fazla olduğu, neticede gerekli organizasyonu sağlamayarak ölüm ve zarara sebep olduğunun ortaya konduğunu, dava edilenin hekim değil öncelikle davalı hastanenin kendisi olduğunu, davalı hastanenin organizasyon eksikliği olup olmadığının irdelenmediğini, davalı hastanenin enfeksiyonları önleme görevi, bu görevi yerine getirip getirmediği, müvekkilleri aydınlatıp aydınlatılmadığı hususu üzerinde durulmadığını, enfeksiyonun sebep olduğu semptomlara şu veya bu tedavinin uygulanıp uygulanmaması değil; bebeklerin bu enfeksiyonu davalının kusuru nedeniyle kapmış olmaları ve ölüm sebeplerinin ATK raporlarınca da enfeksiyon olmasının değerlendirilmediğini, dosyada delillerin nasıl değerlendirildiğine dair somut hiç bri izahat olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların ikiz bebeklerinin davalı hastanenin hizmet kusuru nedeniyle vefat ettiği iddiasına dayalı zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Gerek maddi gerekse manevi tazminata hükmedilebilmesi için ortada hukuka aykırı bir eylem, bir zarar, bu zarar ile eylem arasında illiyet bağı ve kusur bulunmalıdır. Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır (Eren, s.561). Başka bir deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan raporların taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına, raporlarda meydana gelen zarar ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının tespit edilememiş olmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.