Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4079 K.2025/3487

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4079 📋 K. 2025/3487 📅 23.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4079 E.  ,  2025/3487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/823 E., 2024/908 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 E., 2023/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maden işletme ruhsatı ve izni olan bölgede davalı tarafından hiçbir izin alınmaksızın ve bilgisi dışında yüksek gerilim hattı inşa edildiğini, bu durumun müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek; davalının, müvekkilinin maden ruhsatı ve işletme izni bulunan bölgeye yapmış olduğu elatmanın önlenmesine, davalı tarafından kurulan yapıların, elektrik nakil hatlarının kal'ine, müvekkilinin maden cevheri çıkaramamaktan ve işletme ruhsatının kullanılamaz hale getirilmesinden kaynaklı olarak uğramış olduğu zarar için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin dava ehliyetinin bulunmadığını, yargı yolunun caiz olmadığını, davanın kötü niyetli açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Maden İşleri Genel Müdürlüğünden edindiği ruhsatın kendisine kişisel hak sağladığı, davacı tarafın aktif husumetinin bulunmadığı, zararın doğmadığı gerekçesiyle; davacının elatmanın önlenmesi kâl talebiyle açtığı davanın usulden reddine, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tazminine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olayda dava tarihi itibariyle davacının maden ruhsatı ve işletme iznine sahip olduğu bölgede davalı tarafından geçirilen elektrik hattı dolayısıyla davacının elatmanın önlenmesi talebi yönünden husumet ehliyetinin bulunduğu, yargılamanın devamı sırasında davacıya ait maden ruhsatı ve işletme izninin sona erdiği, daha sonrasında bölgeye ilişkin olarak yeniden ruhsat ve işletme izninin verilmediği, bu haliyle yargılama sırasında davacının elatmanın önlenmesi talebi yönünden aktif husumet ehliyetinin ortadan kalktığı, bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerde ruhsatın alınması tarihinden sona erme tarihine kadar davacı yanca herhangi bir işletme faaliyetinde bulunulmadığı, madeni işletemediğinden ya da kullanamadığından bahisle bir zararın oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacının elatmanın önlenmesi kâl talebiyle açtığı davada aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle açılan davanın usulden reddine, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tazminine ilişkin davanın esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; müvekkilinin aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davalının nakil hattı geçildiği yerde işletme yapılmasının mümkün olmadığını, ruhsatının yenilendiğini, Mahkemece hatalı hukuki değerlendirmelerle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesiyle; müvekkili lehine AAÜT gereğince hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maden işletme izin ve ruhsatına konu taşınmaza yapılan yüksek gerilim hattının kali, müdahalenin meni ve taşınmazın amacına uygun kullanılmamasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
1. 3213 sayılı Maden Kanunu'na göre madenlerin aranması bulunması ve işletilmesi için verilen izinler geçerliliğini koruduğu sürece, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunmak yetkisi, işletme faaliyetlerini yürütecek olan maden hakkı sahibine aittir. Bir madenin işletme faaliyetleri hukuki veya eylemli olarak engellenirse, bu engelin kaldırılması işletme ruhsatı sahibi tarafından genel hükümler çerçevesinde Mahkemeden istenebilir. Zira işletme ruhsatı, hak sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlar.
Maden işletme ruhsatı hak sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi verdiğinden, işletme ruhsatının kapsadığı sahaya müdahale edilmesi durumunda ruhsat sahibi elatmanın önlenmesi davası açabilir.
Dava dosyasının incelenmesinde; Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce köşe nokta koordinatları belirlenerek dava konusu taşınmaz üzerinde 99.4 hektarlık alana davacı şirket adına 2-a Grup işletme ruhsatı verildiği ve ruhsatın başlangıç tarihinin 23.08.2011, bitim tarihinin ise 23.08.2021 olduğu, dava tarihinin ise 16.06.2021 tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, yine davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan belgeye göre davacının 10.02.2021 tarihinde ruhsat küçültme ve izin alanı değişikliği talebinde bulunması üzerine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce 05.11.2021 tarihli yazı ile 01.11.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ruhsat alanı 99.4 hektardan taksir edilerek 19.63 hektar alana küçültüldüğü ve ayrıca 8.75 hektar olan işletme izin alanı ise 4.99 ha alana düşürülerek Bazalt-Andezit (Mıcır) işletme izni düzenlendiği anlaşılmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince dava tarihi itibariyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, temyiz aşamasında davacı tarafça sunulan belge gözetilerek küçülen izin sahasında tesis ve hatların bulunduğu iddiası ile ilgili olarak keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre; davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre; davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.