Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/18 K.2025/3447
3. Hukuk Dairesi 2025/18 E. , 2025/3447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3974 E., 2024/1857 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/120 E., 2022/151 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin 06.11.2017 tarihinde müvekkillerinin tamir ettikleri su deposunun bulunduğu evin üzerinden geçen yüksek gerilim hattına temas etmeleri sonucu yaralandıklarını gerilim hattının mevzuata uygun mesafeden geçmemesi nedeniyle davalı şirketin kusurlu olduğunu belirterek,müvekkillerinin yaşadığı ve halen yaşamaya devam ettiği yaralanma nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000 TL tazminatın olay tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıların kendi kusurları ile emniyetli olmayacak şekilde depoyu indirmeye çalıştıklarını, olayın öncesinde böyle bir çalışma yapılacağını ve elektrik enerjisinin kesilmesi gerektiği ile ilgili davacıların davalı Kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadıklarını, olayın meydana gelmesinde davacıların ağır kusurlu eylemi olduğununu, nedensellik bağının kesildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maddi tazminata yönelik yapılan değerlendirmede tarafların sürekli maluliyetlerinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda bu sebeple hesaplama yapılmadığı, geçici maluliyete ilişkin talebine ilişkin davacıların olay tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmadıkları ve bu nedenle gelir elde etmediklerinin kabul edildiği, SGK yazı cevabında hizmet kaydına rastlanmadığı, davacılar vekilince aksini ispatlar bir delilin sunulmadığı, çocukların soruşturma ifadelerinde de olay günü su deposu işiyle uğraşan arkadaşları ... rastladıkları ve kendisine yardım etme amacında olduklarını beyan etmeleri karşısında bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiğini, manevi tazminata yönelik yapılan değerlendirmede ise malul kalan davacıların olaydan etkilenme derecesine, özellikle yaşlarının küçük olması, olay sebebiyle yaşadıkları şokun yaşları itibarıyla kalıcı etkileri olacağı ve çocuklardan ... için tedavi sonrası 7 günlük istirahat raporu düzenlenmiş olması hususu, sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, davacıların olay sebebiyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı ... için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların olay günü arkadaşları olan ...'ın depoyu taşımasına yardımcı oldukları, depoyu iple evin damına çekmeye çalıştıkları ve demir olan deponun ayaklarını tam kaldıracakları sırada elektrik teline temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandıkları, içlerinde iş güvenliği uzmanı, inşaat mühendisi ve elektrik elektronik mühendisinin düzenlediği bilirkişi raporunda binanın önünden geçen gerilim hattının Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine aykırı olacak şekilde binaya mesafesinin 2 metre olması gerekirken 1.81 metre olduğu, davalının iddia ettiği gibi binanın enerji nakil hattından sonra inşa edilmiş olması halinde dahi yönetmelik gereği enerji nakil hattı sahibi olan davalı Kurumun enerji nakil hattının yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden sorumlu olup, bu hatları kişilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmeyecek şekilde inşaat etmek, bulundurmak, bu hatlara güvenli yaklaşma sınırının aşılması tedbirini almakla yükümlü olduğu, davalı ... şirketinin ağır özen yükümlülüğü ve kusursuz sorumluluğu bulunduğu bu nedenle davalı ... izafe edilmesinde ve olayın oluş şekline göre olayın gerçekleştiği tarihte 18 yaşından küçük çocukların iş güvenlik önlemi almalarının kendilerinden beklenemeyecek olması sebebiyle çocuklara kusur izafe edilmemesinin yerinde olduğu,gerçekleşen kaza nedeniyle davacıların maluliyetlerini gerektiren yaralanmalarının olmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmamasının ve davacıların kaza tarihinde 18 yaşından küçük olmaları ve herhangi bir işte çalıştıklarının dosya kapsamıyla ispatlanamaması nedeniyle geçiçi iş göremezlik tazminatına hükmedilememesinde bir isabetsizlik görülmediği, manevi tazminatın ceza olmadığı gibi, mamelek hakkına ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarının da yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; müvekkillerin malüliyetlerinin hesaplama yönteminin yanlış değerlendirildiğini, müvekkillerin vücuduna giren elektriğin ayaklarından çıkarak çıkış yerinde kalıcı hasar oluştuğunu, ATK malüliyet oranını hesaplamadığını, geçici iş göremezlik belirtildiği halde hesaplama dışında tutulduğunu, manevi tazminat talebinin az miktarda karara bağlandığını, olay ve müvekkillerde meydana gelen acı ve elem değerlendirilirken eksik değerlendirildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların elektrik akımına kapılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle olayın gerçekleştiği binada elektrik hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğindeki asgari mesafenin bulunmadığı, önemli ölçüde tehlike arz eden işletmeyi işleten şirketin bu faaliyeti nedeniyle oluşan zarardan kusursuz sorumlu olmasına, hükme esas alınan ve tarafların olaya ilişkin sorumluluklarının belirlenmesine yönelik bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin denetime elverişli ve yürürlükteki mevzuata uygun olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemediğinden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin ve davacıların sürekli maluliyet tayinine gerek olmadığına dair alınan Adli Tıp Kurumu raporu neticesinde maddi tazminat talebinin reddinin isabetli olduğu ve davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Hükmü temyiz eden davacılar adli müzaheret kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.