Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4122 K.2025/3462

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4122 📋 K. 2025/3462 📅 23.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4122 E.  ,  2025/3462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3010 E., 2024/1892 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/50 E., 2021/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ... 'ın, eski 5958 Parselde kayıtlı 790,50 m² yüzölçümlü taşınmazı, 15.06.1964 tarihli Belediye Meclis Kararına istinaden 14.01.1965 tarihli Encümen Kararı ile satın aldığını, satış bedelinin ödenmesine rağmen taşınmazın müvekkillerinin murisi adına tescil edilmediğini, bilahare taşınmazın imar ıslah planına göre ifraz edilerek 3 parsele ayrıldığını, 138,00 m² yüzölçümlü 1 nolu parsel Hazine adına; 150,00 m² yüzölçümlü 2 nolu parsel ile 149 m² yüzölçümlü 3 nolu parsel ... Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş; geri kalan kısım ise tescil dışı bırakılarak yeşil alana ayrıldığını, 3 nolu parsel ve tescil dışı yeşil alana ayrılan yer ile ilgili olarak müvekkilleri tarafından İstanbul 12. (Kapatılan Şişli 3.) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/382 E.sayılı dosyası ile ... Büyükşehir Belediyesi aleyhine tapu iptal ve tescil istemi ile dava açıldığını; dava devam eder iken tescil dışı (yeşil) alan tapu iptal ve tescil istemine konu edilemeyeceğinden bu yer ile ilgili taleplerini atiye bıraktıklarını, yargılama neticesinde 3 nolu parselin müvekkilleri adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin murisine satışı yapılan eski 5958 parselde kayıtlı 790,50 m² yüzölçümlü taşınmazdan imar ıslah planı sonucu tescil dışı bırakılan ve tapusu verilmeyen 353,50 m²’lik kısmın dava tarihinde tespit olunacak güncel değerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu eski 5958 parsel sayılı 772.00 m² alanlı taşınmaz evveliyatta tapuda kayıtlı olmadığını, 25.01.1968 yılında kadastro uygulaması sonucu taşınmazın 80/772 hissesi ... Köyü Belediyesi adına, 590/772 hissesi Maliye Hâzinesi adına, kalan 102/772 hissesi de dava dışı Ö... adına tapulama suretiyle tescil edildiğini, 590/772 hissesinin 31.05.1969 tarihinde ... Belediyesi adına devir suretiyle tescil edilmiş olduğunu, yine taşınmazın 102/772 hissesinin 18.07.1970 tarihinde Maliye Hâzinesi adına, 670/772 hissesin de 03.06.1981 tarihinde ... Belediyesi adma tescil edilmiş olduğu görülmekte olduğunu, 1989 tarihinde taşınmaz. ıslah imar planı uygulaması gördüğünü, bu uygulama sonucu taşınmazda yeni parseller oluşturulduğunu, neticede oluşturulan yeni; 6166 ada, 1 parsel 138.00 m² olarak Maliye Hâzinesi adına, 6166 ada, 2 parsel sayılı 150.00 m² olarak ... Belediyesi adına, 6166 ada, 3 parsel 149.00 m² olarak yine ... Belediyesi adına ve bir kısmı da yeşil alan olarak tapuya tescil edildiğini, 6166 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hak sahibi olarak davacıların murisi ..., davacı ... ve dava dışı H... adına tapu tahsis belgesi mevcut olduğunu, davacıların murisi ... ve mirasçıları dava konusu taşınmaz üzerinde tapu tahsis belgesine dayanarak tapularını aldıklarını, muris ...'ın bütün mirasçılarının birlikte dava açmaları gerektiğini, dava konusu talep daha önce Şişli 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/352 E., 2006/430 K. sayılı dosyasıyla karara bağlanmış ve bu karar kesinleşmiş olduğundan açılan davanın kesinleşmiş bu hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacı dava konusu taşınmazın yeşil alanda olduğunu, tescile konu edilemeyeceğini belirterek bu taşınmazın bedelini talep ettiğini, açılan bu davada dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğini, belediye kayıtlarında dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili herhangi bir Meclis Kararı, Encümen Kararı, taşınmazın satış bedelinin tahsili ile ilgili herhangi bir makbuz vb, herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının fotokopisini ibraz ettiği belgeyi kabul etmediklerini, söz konusu belgede (Encümen Kararında) ...'da 790,50 m² alanlı bir taşınmazdan bahsedilmekte ise de taşınmazın ada ve parsel bilgileri verilmediğini, dava konusu taşınmazla ilgili herhangi bir ihale yapılmadığını, dava konusu taşınmaz tapu kütüğündeki kayıtlardan da anlaşılacağı gibi 25.01.1968 tarihinde tapulama sonucu müvekkil Belediye adına tescil edildiğini, davacı bu taşınmazın kendilerine 14.01.1965 tarihinde Encümen Kararıyla satıldığını iddia ettiklerini, bu durumda bu iddiaya göre dava konusu taşınmaz Belediyenin henüz mülkiyetinde değilken satılmış olduğunu, müvekkili Belediyenin mülkiyetinde olmayan bir taşınmazı satabilmesi mümkün olmayacağı dava dilekçesinde ıslah imar uygulaması sonucu oluşturulan tescil dışı alanın bedeli talep edildiğini, dava konusu eski 5958 parselin tamamı davacıların murisi tarafından satın alınmış olsa bile ıslah imar uygulaması sonucu yasal olarak DOP kesintisi yapılması gerekeceğinden, davanın kabul edilip de davacılara bedel ödenmesine karar verilmesi halinde dava konusu taşınmazdan kesilmesi gereken D.O.P miktarının hesap edilerek yeşil alana isabet eden miktarının düşülmesi, yani DOP miktarı çıktıktan sonra geride kalan yeşil alan varsa buna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kapatılan Şişli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/382 E., 2010/296 K. sayılı kesinleşmiş ilamında vurgulandığı üzere imar işlem uygulama önce eski adı ile 5958 parsel olan dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkiide ... Belediyesi Encümen Kararı ile 1965 yılında davacıların murisi ...'a 790,50 m²'lik arsa nitelikle taşınmazın bedeli ödenmek suretiyle satıldığı, ... Belediyesince verilen yetkiye binaen ... Belediyesi tarafından 1985 tarihinde de 1/3 pay ..., 1/3 pay dava dışı H..., 1/3 pay davacı ... adına olmak üzere aynı taşınmazla ilgili olarak tapu tahsis belgesi verildiği ve tapuya şerh konulduğu, bu tapu tahsis belgesinin eski 5958 parselden 400 m² lik kısma isabet ettiği, satışa ve tahsise konu 5958 parsel sayılı taşınmazın imar ıslah uygulaması suretiyle 6166 ada 2 ve 3 parseller ile arka tarafta yeşil alana dönüştüğü, parsellerin ... Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği yeşil alanın tescil dışı bırakıldığı, somut olayda davacılar tescil dışı olarak yeşil alana bırakılan işbu kısmın kendileri hakları olduğu ancak tescile hukuken imkan olmaması nedeni ile işbu kısmın bedelini talep ettikleri, Kapatılan Şişli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/382 E., 2010/296 K. sayılı kesinleşmiş ilamında vurgulandığı üzere davacıların murisinin 790,50 m²'lik arsa bedelini ödediği, imar ıslah uygulaması yapılan bu taşınmazdan DOP payı kesildikten sonra davacıların 664 m² lik kısımda hak iddia edebilecekleri, bu miktardan da aynı tapu tahsis belgesinde paydaş olan ... adına tescil edilen 150 m² lik 6166 ada 2 parselin mahsup edilmesi suretiyle davacıların 514 m² yerde hak sahibi oldukları, yapılan keşif neticesinde bostan olarak kullanılan davacıların talebe konu imarda yeşil alan olarak terkin edilen yerin ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen davalı tarafın, ifa edemediği davaya konu talebe ilişkin olarak davacılara tazminat ödeme yükümlülüğü söz konusu olacağı, hükme esas alınan 26.04.2021 tarihli ek rapordaki dava konusunun imarlı olmaması nedeni ile DOP kesintisi yapılmamış hali için belirlenen değerini olan 1.610.450,00 TL'yi davacıların talep etme hakları olduğu, davacılar murisleri ...'ın mirasçılarının kendi aralarında yapmış oldukları Beyoğlu 32. Noterliğinin 16.10.1996 tarih ve 28121 yevmiye numarası ile onaylı Sözleşme ile miras yolu ile intikal edecek olan tüm hakları davacı ...'a devrettiklerinden ve diğer davalı ...'ın da dava konusu taşınmaz üzerinde daha önce hak sahibi olmasından ötürü hükme esas alınan bedeli ıslah dilekçesindeki talep gibi yarı yarıya talep etme haklarının olduğu, davacılar arasında iradi dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı lehine hükmedilen bedel üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti hesap edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.610.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 1.600.000,00 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak yarı yarıya davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, bilirkişi raporunda esas alınan emsaller doğru tercih edilmediği,dava konusu taşınmaza kıyasla yatırım değerleri oldukça düşük olduğunu, ek rapora itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, raporda hesap hataları olduğunu, dava konusu taşınmazın imar parseli olarak kabul edilmesi ve buna göre yapılacak hesaplamanın hükme esas alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça davaya dayanak olarak sunulan encümen kararında ada parsel bilgilerinin bulunmadığını, encümen karar tarihi olarak bildirilen 1965 yılında taşınmaz mülkiyetinin henüz müvekkili belediyede olmadığını, DOP kesintisi yapılmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, vekalet ücretinin toplam alacak üzerinden hesaplanması gerekirken her bir davacıya ödenecek tutar üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki ağaçların bedeli talep edilmemesine rağmen raporda bunların da hesaplandığı ve hükmün bu bedel üzerinden kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz bedeline dair tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan bilirkişi kurul raporlarının denetime elverişli olmasına, imarda yeşil alan olarak terkin edilen dava konusu taşınmazın ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen davalı tarafın, ifa edemediği davaya konu taşınmaz ile ilgili talebe ilişkin olarak davacılara tazminat ödeme yükümlülüğü olduğu, dava konusunun imarlı olmaması nedeni ile DOP kesintisi yapılmamış hali için belirlenen değer üzerinden hüküm kurulmasının isabetli olduğu, davacılar arasında iradi dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı lehine hükmedilen bedel üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti hesap edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.