Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3546 K.2025/3074

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3546 📋 K. 2025/3074 📅 27.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3546 E.  ,  2025/3074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1351 E., 2024/1629 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/567 E., 2023/976 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 24.01.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili ... İlçesi 3865 Ada 1 Parsel ... Apartmanı 27 nolu daireyi 450.000,00 TL bedelle satın alma konusunda davalı Banka ile anlaştığını ve ödemelerin tamamlandığını, ancak davalının devir için müvekkilini beklettiğini, bu sırada 6 Şubat depreminin meydana geldiğini ve bahse konu apartmanın ağır hasarlı olarak kayda geçtiğini öğrendiklerini, bedelin iadesi için davalı Banka aleyhine İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğünün 2023/24034 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak Bankanın itirazı üzerine icra takibinin durdurduğunu ileri sürerek; yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Banka ile dava dışı şirketler arasında imzalanan kredi sözleşmeleri nedeniyle borç ilişkisi bulunduğunu, bankaya olan borç ödenmediğinden şirketler aleyhine icra takipleri başlatıldığını ve süreç sonunda dava dışı firmalar ve kefilleri ile anlaşma sağlandığını ve 09.09.2022 tarihinde protokol imzalandığını, söz konusu protokolde borçlunun teminatında bulunan taşınmazların protokolde belirlenen bedeller ile Bankaya devredileceği, Bankanın da söz konusu edinim bedelleri ödendikten sonra taşınmazları borçlulara veya gösterecekleri 3.kişilere devredecek şeklinde anlaşma sağlandığını, dava konusu yapılan dava dışı ... adına kayıtlı taşınmaz için dava dışı firmalar ile yapılan anlaşma gereği 600.000,00 TL tahsilat sağlandığı zaman borçluya ya da göstereceği 3.kişiye vefa hakkı verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokolde 30.12.2022 tarihine kadar 600.000,00 TL yatırılması gerekmekte iken, taşınmaz için protokol süresinden sonra 450.000,00 TL yatırıldığını, vefa hakkı protokolünün ihlal edildiğini savunarak; davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, olmadığı takdirde yine imzalanan protokolde yerine getirilmesi gereken şartlar yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında davacı tarafından yapılan ödemeye yönelik herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, taşınmaz devredilmediğinden davalı Bankanın davacı tarafından yatırılan 450.000,00 TL bedel yönünden sebepsiz zenginleştiği ve tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları, sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade borcunun doğumu için ayrıca temerrüt ihtarına gerek olmadığı, haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedileceğinden ödeme tarihi olan 24.01.2023 tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faizin 16.089,04 TL olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 450.000,00 TL asıl alacak ve16.089,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 466.089,04 TL üzerinden devamına, likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 90.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının satış bedeli için ödeme yaptığı, satış konusu evin devrinin yapılmadığı, depremde ağır hasarlı hali geldiği, bu nedenle davacının mal varlığında davalı mal varlığı aleyhine bir eksilme meydana geldiği, davalının mal varlığında da davacının malvarlığı aleyhine bir çoğalma oluştuğu, davalı tarafın dava dışı borçlu şirketler ve kefilleri ile yaptığı vefa hakkı tanınmasına ilişkin protokolde davacının taraf olmayıp, protokolde davacı ile ilgili herhangi bir özel düzenlemenin yer almadığı, bu sebeple davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye etkisinin olmayacağı anlaşılmakla, davalının asıl alacağa itirazının haksız olduğu, bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalının davadan evvel temerrüde düşürülmediği, bu sebeple işlemiş faiz talep edilemeyeceğinden bu husustaki itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun icra takip dosyasındaki asıl alacağa itirazının iptaline, takibin asıl olacak olan 450.000,00 TL üzerinden devamına, likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 90.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davaya konu taşınmazın devredilmesi ya da ödemelerin iadesi hususunda davalı bankaya müvekkilinin mail gönderdiğini, buna ilişkin yazışmaların dava dilekçesi ekinde ibraz edildiğini, yani temerrütün gerçekleştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; dava dışı şirketler ve kefilleri ile yapılan protokol incelendiğinde davacının söz konusu protokolde taraf olmadığını, davacı ile dava dışı firmalar ve kefiller arasında imzalanan ya da kararlaştırılan bir anlaşma mevcut ise bu durumda söz konusu ödemelerin dava dışı borçludan talep edilmesi gerektiğini, cevap dilekçesinde belirtilen hususların ve dosya içerisindeki belgelerin hiçbiri incelenmeden davacı tarafından ileri sunulmayan sebeplerle, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca dosyada sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını, söz konusu tahsilatın dava dışı firmanın borcundan düşüldüğünü, bankanın aktifinde herhangi bir artma olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmazın satış bedeli için yapılan kısmi ödemenin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kararda belirtilen gerekçeye, her ne kadar taraflar arasında bir anlaşma yoksa da davacının dava konusu taşınmaz için açılan hesaba 450.000,00 TL gönderdiğinin ancak taşınmazın devredilmediğinin ve böylece davalı bankanın davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.