Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2480 K.2025/3061
3. Hukuk Dairesi 2024/2480 E. , 2025/3061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3074 E., 2024/651 K.
DAVA TARİHİ : 10.08.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/421 E., 2022/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanun'u uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... Vadisi .... ve .... Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, davalı ... ile 11.08.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedilerek 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazı davalı Belediyeye devrettiklerini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin akdedilmesinden itibaren çok uzun süre geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı Belediyeden tazminine karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili ıslah dilekçesiyle dava değerini 1.100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; açılan davaların projenin geçikmesine sebep olduğunu, idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıya halen kira yardımlarının devam ettiğini, sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmede teslim tarihi ve gecikme nedeniyle zarar ve tazminat verilmesine ilişkin bir madde bulunmadığını, idare mahkemesince devamlı olarak yürütmenin durdurulması, kamulaştırma alanının büyüklüğü ve üretilen konutların sayısı bakımından mücbir sebep sayılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 125. maddesi gereği seçimlik haklarını kullanabileceği, davacının sözleşmenin ayakta tutulmasıyla müspet zarara hükmedilmesini istediği, alacak talebi sözleşmeden kaynaklandığından 50.000,00 TL'ye dava tarihinden, bakiye 1.050.000,00 TL'ye ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütmek gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, toplam 1.100.000,00 TL alacağın 50.000,00 TL'sine dava, 1.050.000,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun bulunduğu, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair bir ibareye yer verilmediği, davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği, davalı aleyhine hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen kısmına dava tarihinden, ıslah ile arttırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili;davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dolayısıyla tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektini belirterek, kararın faiz başlangıcı yönünden bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, açılan davaların projenin başlamasını geciktirdiğini, İdarenin kusurunun bulunmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmede teslim tarihi ve gecikme nedeniyle zarar ve tazminat verilmesine ilişkin bir madde bulunmadığını, inşa edilerek hak sahiplerine dağıtılacak olan konutların ihale, proje ve ruhsat onay sürecinin tamamlandığını, sözleşmenin feshini gerektirirken her hangi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 11.08.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacıların özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacıların bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 E., 2015/1519 K. numaralı kararı).
Somut olayda; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacıların 6098 sayılı Kanunun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelinin bilirkişi tarafından usulüne uygun olarak belirlendiği, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle de ıslah edilen alacak için ıslah edilen tarihten itibaren faiz işletilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.