Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2164 K.2025/3079

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2164 📋 K. 2025/3079 📅 27.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2164 E.  ,  2025/3079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/41 E., 2024/171 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/262 E., 2019/630 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı ... vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların ortağı oldukları ... Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.nin (...) hisselerinin satışına aracılık için başvurduğunu, tarafların talepleri doğrultusunda davalılar ile hisselerin alıcıları arasında iletişim kurduğunu, uzlaşmalarını sağlayarak ... Şirketinin hisselerinin ... Şirketi’ne devrini sağladığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bir de sözleşmenin kurulmasıyla, devrin gerçekleşmesiyle hiçbir ilgisi bulunmayan, olay ile tek bağlantısı dava dışı ...'in eski iş ortağı ve çok yakın arkadaşı olmaktan ibaret olan ...’e simsarlık ücreti ödendiğini, davalılar ile arasında icap-kabul şeklinde yazışmalar olduğunu, hisselerin devredileceği bir alıcının bulunması için hizmet talep edildiğini, davalı satıcılardan aldığı devir konusu hisselerin fiyat bilgilerini, binanın müsaitlik durumunu, alıcıların binayı görebilecekleri gün/saat bilgilerini alıcılar ile paşlaştığını ve binayı gezdirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, verdiği simsarlık hizmetinin, simsarlık ücretinin, ...'in ...'in çalışanı ve imza yetkilisi olduğunun, ...'in ...'in eski iş ortağı ve yakın arkadaşı olduğunun, ... ile ...'un bağlantısının, ...'in çalıştığı ... Gayrimenkule ... Şirketi tarafından komisyon ücreti ödendiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL simsarlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tespit isteminde hukuki menfaatinin bulunmadığını, kanunen simsarlık sözleşmesinin yazılı olması ve tarafların imzalarını ihtiva etmesi gerektiğini, alıcı ile satıcıyı buluşturan, sözleşmenin kurulmasını sağlayan simsarın, bahse konu taşınmazın hangi bedelle satıldığını ve dolayısıyla hak kazandığı ücreti bilmemesinin mümkün olmadığını, elektronik posta yazışmalarının delil olarak kullanılamayacağını, muvafakatlerinin bulunmadığını, davaya konu taşınmazın ... adlı kişi tarafından satın alınmadığını, satışın davacının aracılık ettiğini iddia ettiği dava dışı 3. kişi ile iş sahibi arasında gerçekleştirilmediğinin açık olduğunu, tellallık ücreti altında hiç kimseye bir ücret ödemediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu hisse satışının asıl amacının dava konusu taşınmazın mülkiyetinin dava dışı/... Şirketi’ne geçirilmesi, yani taşınmazın davadışı ... Şirketi’ne satılması olduğu, dava konusu olayda yazılı bir simsarlık sözleşmesinin yapılmadığı, kaldı ki tek tarafın imzasını içeren bir simsarlık sözleşmesi dahi akdedilmediği, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu e-mail yazışmalarının, taraflarca imzalanmış yazılı sözleşme metni olarak kabulünün mümkün olmadığı, e-mail yazışmalarının taraflarca imzalanmış yazılı sözleşme metni olarak kabul edilebilecekleri farz edilse dahi söz konusu e-mail yazışmalarının içeriğinde, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi kurulmasına yönelik bir irade uyuşması, yani simsarlık sözleşmesinin esaslı unsurları hususunda bir anlaşma yer almadığından, e-mail yazışmaları ile taraflar arasında simsarlık sözleşmesi akdedildiğinin kabul edilemeyeceği, TBK 520/f.3’de yer alan “Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz” şeklindeki düzenlemeye göre; taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmelerinin geçerli olması için, yazılı şekilde yapılmalarının şart olduğu, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi akdedilmemiş olduğundan, davacının davalıdan simsarlık ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçesiyle, davacının tespit taleplerinin hukuki menfaat yokluğundan reddine, davacının alacak talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2022 tarihli kararıyla; davanın konusunun hisse devrine ilişkin olduğundan taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi hakkındaki TBK'nın 520/3. maddesindeki yazılı şekil şartının eldeki davada uygulama yerinin bulunmadığı, davalı tarafın söz konusu mailleri kabul etmediğinden maillerin davalılar aleyhine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki, davacının dayandığı mail içerikleri itibariyle hisse devrinin davacının faaliyeti sonucu kurulduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara süresi içerisinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece verilen 17.10.2023 tarihli ilamla; Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilmesi ve bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararı kaldırarak yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken, hükümle birlikte bir bütünlük teşkil eden gerekçenin düzeltilmesine rağmen, yeniden esas hakkında hüküm kurulmaksızın davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; işlemin temelinin hisse devrine ilişkin olduğu, kaldı ki, taşınmazın mülkiyetinin hiç el değiştirmediği, dava konusunun hisse devrine ilişkin olduğundan, taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi hakkındaki TBK'nın 520/3. maddesindeki yazılı şekil şartının eldeki davada uygulama yerinin bulunmadığı, davalı tarafın söz konusu mailleri kabul etmediğinden maillerin davalılar aleyhine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki, davacının dayandığı mail içerikleri itibariyle hisse devrinin davacının faaliyeti sonucu kurulduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin simsar olduğunu, mail yazışmalarından da görüleceği üzere davalıların müvekkiline başvurmalarındaki tek amacın simsarlık hizmeti olduğunu, müvekkilinin kendi aracılığıyla davalıları tanıştırdığını ve bir araya getirdiğini, bu hususun mail yazışmaları ile ortada olduğunu, mail yazışmalarında da müvekkilinin imzası olduğunu, çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, hisse devrine ilişkin simsarlık hizmetinin müvekkili tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, somut olayda şirket hisse devrine aracılık etmenin söz konusu olduğunu, simsarın taraflar arasında sözleşmenin kurulmasının hazırlanmasını veya aracılık etmeyi üstlenmesi ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazanacağını ileri sürerek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon ücretinin tahsili ile sözleşmenin tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacı tarafından simsarlık ilişkisinin kurulduğunun dosya kapsamı ile ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.