Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3112 K.2025/2266

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3112 📋 K. 2025/2266 📅 21.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3112 E.  ,  2025/2266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/278 E., 2024/1259 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 E., 2022/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre, asıl davada davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 24.933,19 TL olup, Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.200,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; asıl davaya ilişkin olarak davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili; davalının ... marka aracının 30.07.2018 ve 12.09.2018 tarihlerinde müvekkili şirketin yetkili servisine getirildiğini, aracın eksiksiz ve tüm işlemlerinin yapılmış olarak teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işlemler doğrultusunda 20.000,00 TL ve 130,00 TL tutarında faturalar düzenlendiğini, faturaların davalıya teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, ayrıca yasal süresi içerisinde faturalara da itiraz edilmediğini, davalının aracının 26.09.2018 tarihinde yeniden müvekkili şirkete getirildiğini, söz konusu aracın servis girişine istinaden müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 30.09.2018 tarihinde 7752 km'de yedek araç olarak kullanılmak üzere davalıya teslim edildiğini, ariyet sözleşmesinin sona erme tarihinin 15.10.2018 olmasına rağmen ikame aracın ancak 22.04.2019 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, ariyet süresi dışında aracın sözleşmeye aykırı kullanımı neticesinde bakım zamanının geldiğini ve araç içinin olağan dışı olacak şekilde yıpranmış olarak kusurları ile birlikte 27.381 km'de teslim edildiğini, araçtaki yıpranma bedeli ve değer kaybı için Antalya 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/33 D. İş sayılı dosyası kapsamında tespit yapıldığını, alınan bilirkişi raporu ile davalıdan kaynaklı kullanım nedeniyle aracın detaylı temizliğinin ve gecikmiş periyodik bakımının yapılması gerektiğini, toplamda 4.956,00 TL masraf olduğunun tespit edildiğini, davalının aracına yapılan işlemler nedeniyle de çıkartılan 58.268,67 TL fatura ödemesinin de yapmadığını ileri sürerek; fatura bedellerinin toplamı olan 83.201,86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkilinin davaya konu aracı 23.02.2011 tarihinde davacı şirketten 295.000 Euro bedelle satın aldığını, araçın kullanımına başlandıktan kısa bir süre sonra arıza sinyalleri vermeye başladığını, araçta birden fazla arıza meydana geldiğini, arızaların bitmemesi nedeniyle aracı aldığı firmaya ihtarname çektiğini ve ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmazsa ödenen bedelinin iadesini talep ettiğini, ihtarnameden sonra muhataplarca aracın tüm sorunlarının giderildiği, artık bir daha sorun çıkarmayacağının taahhüt edildiğini, ancak araçta yine sorunlar çıktığını, karşı tarafın garanti süresi içinde motor değişimi yapılması gerekirken motor değiştirmeyip geçici çözümlerle müvekkilinin oyalandığını, garanti süresinin bitiminden sonra da sürekli parça değişikliği yaptırılarak müvekkilinin aynı tip arızalarla maddi kayba uğratıldığını, en nihayetinde de motor değişiminin gerektiğinin öne sürüldüğünü, davacı tarafça düzenlenen faturaların haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada ise, müvekkilinin 295.000 Euro bedelle, ... marka ... model aracı satın aldığını, aracın alındığı tarihten itibaren üretim hatasından kaynaklı gizli ayıpları nedeniyle müvekkilinin araçtan istediği faydayı sağlayamadığını, aracın normal kullanıma bağlı servis işlemleri dışında üretim hatasından kaynaklı arızalar nedeniyle gerek garanti süresi içinde gerekse garanti süresinden sonra kullanıma dayalı olmayan yedek parça ücreti, servis ücreti vb gibi masraflara katlanmak zorunda kaldığını ileri sürerek; araçtaki gizli ayıp nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 Euro bedel indirimini, belirlenen bedele Euro cinsinden devlet bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi oranında işletilecek faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan son bilirkişi raporunda araçtaki su eksiltme şikayetinin 19.12.2015 tarihinde başladığı, su eksiltmeye dair son tespitin 29.09.2018 tarihinde yapıldığı, motorun hararet yaptığı ve hararete bağlı olarak silindirlerde ovalleşme oluştuğu, bunun tam sebebinin tespiti imkanı bulunmadığı, ancak servis kayıtları, kullanım süresi ve tüm dosya kapsamı ile bu hususun üretim kaynaklı olmayıp kullanıcı hatasından kaynaklandığının bildirildiği, rapora göre araçtaki hararetin ve buna bağlı motor silindirlerindeki ovalleşmenin kullanıcı kaynaklı olduğu, bu nedenle karşı davanın reddinin gerektiği, asıl davada davacının talep ettiği 20.000,00 TL, 130,00 TL ve 4.803,19 TL bedelli faturalar kapsamında verilen hizmetlerin olağan arıza, sarf malzeme, temizlik, periyodik bakıma ilişkin olup davalının sorumluluğunda olduğu, ancak 58.268,67 TL bedelli faturanın servisin hatalı ve eksik tespiti ile araçta revizyon yapılabileceği kabulüne göre sipariş edilen parçalara ve yapılan işçiliğe ilişkin olduğu, sonrasında motor revizyonuna karar verilmesi sebebiyle bu faturaya konu kalemlerin atıl kaldığı, bu kapsamdaki faturadan davalının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 24.933,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının sair istinaf itirazları reddedilerek, davacı-karşı davalı vekili lehine asıl dava yönünden 3.739,98 TL, karşı dava yönünden 5.016,75 TL olmak üzere toplam 8.756,73 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği, asıl dava ve karşı dava birbirinden bağımsız davalar olup, vekalet ücretinin ayrı ayrı dava değerleri üzerinden belirlenmesi gerektiği, davacı-karşı davalının bu yöndeki istinaf itirazının kabul edilerek açılan karşı davadaki alacak kalemlerinin tazminat niteliğinde olduğundan davacı-karşı davalı lehine AAÜT 13/4 kapsamında 2.5500,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, ancak Mahkemece davalı-karşı davacı vekilinin karşı davasının dava değeri olarak sadece 5000 Euro'nun dava tarihindeki efektif satış değeri üzerinden 5.016,75 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin davacı-karşı davalının lehine olduğu, bu hüküm aleyhine de istinaf bulunmadığından hükümdeki vekalet ücretine ilişkin bölümün miktarlarına yönelik kısmı aynen korunmakla beraber aynı hükümde feri müdahile de vekalet ücreti hükmedilmiş ise de, gerek Yargıtay içtihatlarında gerekse doktrinde HMK 69/1 kapsamında feri müdahil davada taraf olmadığı gibi hakkında da bir hüküm kurulmadığından feri müdahil lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın yeniden kısmen kabulü ile 24.933,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili; Mahkemece hükme esas alınan raporun kendi içinde çelişkiler barındırdığını ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, soğutma maddesi ilave edin ikazı devrede iken sayısız kez servise giden araçta bu arızanın kesin teşhis ile onarılmadığını, motor bloğundaki çatlağın ... tarafından yasak işlem olarak belirttiği rektifiye sonrası oluştuğunun açık olduğunu, bilirkişi kurulunu bu hususu irdelemediklerini, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında servis prosedür talimatında da yer almayan rektifiye işlemin yaptıran davacı-karşı davalı servisin zamanında teşhis edemediği ve teşhis ile gerekli onarımını yapamadığı motor bloğunu bir de rektifiyeye maruz bırakarak çatlamasına yol açmasında %100 kusurlu olduğunu, davacı-karşı davalıdan Akdeniz Motor firmasında yaptırdıkları rektifiye belgelerinin dosyaya sunmaları, ayrıca Akdeniz Motor Yenileme firmasına müzekkere yazılarak rektifiye işlemlerine ilişkin bilgi ve belgelerin celbi, ihbar olunan Mercedes Benz firmasından rektifiye işleminin ulusal board tarihçesinde, servis talimat ve prosedüründe rektifiye işlemi yapılması hususunun yer alıp almadığının sorulması talep edilmesine rağmen bu talepleri yerine getirilmeden, deliller toplanmadan eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık asıl davada araç bakım onarım ve servis işlemlerinden kaynaklı alacak, karşı davada ise ayıplı araç nedeniyle bedel indirimi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporlarında araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığının tespit edilmesine, alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve birbiriyle uyumlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı-karşı davacının, asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
2. Karşı dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcın iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.