Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2879 K.2025/2306
3. Hukuk Dairesi 2024/2879 E. , 2025/2306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2789 E., 2022/2423 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/426 E., 2021/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile kardeşi olan davalı ...'nin İstanbul'da birlikte çalıştıklarını, önce taksi plakalı bir aracın davacı adına alındığını, ortaklık neticesinde de ..., ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın % 67'sinin davalılar adına ve %33'ünün de davacı adına olmak üzere taşımaz edindiklerini, tanıklar ... ve ... huzurunda bir tasfiye sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre davacı adına kayıtlı olan taksi plakasının % 50'sinin davalı ...'ye verilmesi ve davalıların da birlikte edinilen ... ada ... parsel sayılı 377,86 m² yüzölçümlü taşınmazın müvekkili adına kayıtlı %33 payın %50'ye tamamlanacak şekilde bakiye kalan %17 payın müvekkiline verilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalıların edimlerine yerine getirmediğini belirterek; dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı hisselerden % 17'lik payın iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline, tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tespit edilerek sözleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 29.06.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı %67 oranındaki payının % 17'lik kısmının iptali ile taşınmazın %50 payının davacı adına tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde hisse bedelinin tahsilini, bu talepler de kabul edilmediği takdirde ... plakalı aracın kaydının iptali ile takyidattan ari olarak davacı adına tescilini ya da ticari plaka ve aracın güncel değerinin devir tarihinden itibaren işletilecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; davacı ile ortak sözleşmenin çalışmaları sonucu mal edindiklerini, sözleşmeyi kendisinin imzaladığını, ancak ...'dan habersiz ve imzası alınmadan yapıldığını, davacının amacının müvekkilini mağdur etmek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...; davacının anlaşma gereklerini yerine getirmediğini, bu dava nedeniyle mağdur olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriğinin yerine getirildiğinin ispatlanamadığı, ...plakalı araca ilişkin tescil kayıtları incelendiğinde, mirasçı ... tarafından davalı ...'e devrin söz konusu olduğu, sözleşme içeriğinde bu hususun kararlaştırılmadığı, kaldı ki ... adına da davanın açılmadığı, terditli talepler ile menfi-müspet zarar kalemlerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz paylı mülkiyete konu olup üç payları bulunmasına rağmen taşınmazın taksimi konusundaki tutanağın sadece paydaşlardan ... ile ... arasında imzalanmış olduğu, tüm ortakların katılımı ile yapılmış bir taksim planından bahsedilemeyeceği, araç tam hisse itibariyle ... adına kayıtlı iken, 1/2 hissesinin 03.02.2012 tarihinde doğrudan davalı ...'ye devredildiği, devredilen hisse bedelinin 100.000,00 TL olarak belirlendiği ve sözleşmede bedelin tamamen ödendiği hususunun belirtildiği, ancak ...'ün söz konusu tutanakta taraf olarak yer almadığı gibi taksi plakalı araç yönünden usulen açılmış bir davası da bulunmadığı, ıslah yoluyla taraf değişikliğinin de yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davacılar vekili; tarafların menkul ve gayrimenkuller üzerindeki ortaklığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, dahili davacıların murisi ... ile davalı ...'nin aralarında yapmış oldukları anlaşma gereğince, gerçekte murise ait olan ancak eşi ... adına kayıtlı olan ...plakalı araç ve ticari taksi plakasının 1/2'sinin davalı ...'ye devredildiğini, davacı tarafın kendi edimlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, davalıların ise taksideki payın devrine karşılık bir bedel ödemediği gibi taşınmazdaki %17'lik payı da muris ...'e devretmediğini, davalıların davacı tarafı sürekli oyaladığını, müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ederek taşınmazdan yararlanmaya devam ettiklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... ve davalı ...'nin, kaporta ve oto tamir işi üzerine ortak iş yaptığı, bu ortaklık neticesinde tarafların elde ettikleri gelir ile de taksi ve dava konusu taşınmazı edindikleri, 26.11.2006 tarihli tutanak ile de adi ortaklığın tasfiyesi konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılmaktadır.
Adi ortaklıkta, ortaklar kendi aralarında tasfiyeyi herhangi bir geçerlilik şekline tabi olmayan bir anlaşmayla gerçekleştirebilirler. Diğer taraftan, adi ortaklık sözleşmelerinde ortakların, diğer sözleşmelerden farklı olarak emeklerini ve mallarını ortak bir amaç doğrultusunda birleştirmeleri nedeniyle, aralarında kurulan sıkı iş birliği ve güvenin, tasfiye işlemlerinde de gözardı edilmemesi gerekir.
Bu bağlamda, ortaklık geliri ile alınan (ortaklığın mal varlığına dahil olan) bir değerin; adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin protokol ile tasfiye amacıyla ortaklardan birine bırakılacağına dair kararlaştırmanın, diğer bir anlatımla ortaklardan birinin diğer ortağa ortaklık geliri ile alınmış mal varlığı değerinin mülkiyetini geçirme borcu altına girmesi (bu mal varlığı değerinin devri ilgili kanun gereğince resmi şekilde düzenlenme şartına bağlı olsa bile) hukuken mümkün ve geçerlidir. Resmi şekilde düzenleme şartı, ancak tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin katılım payı (sermaye) olarak ortaklığa konulması halinde aranması gerekir. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 30.06.2003 tarihli ve 2003/1289 E., 2003/8687 K., Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.04.1991 tarihli ve 1991/13-76 E., 1991/199 K. ve Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/937 E., 2024/1951 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince; davacı ... ile davalı ... arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, adi ortaklığın tasfiyesinde hakim olan irade özerkliği ilkesi uyarınca 26.11.2006 tarihli tutanak ile bu adi ortaklığın tasfiyesi konusunda tarafların anlaşmaya varıldığı, taraflarca imzalanan tasfiye sözleşmesinin geçerli bulunduğu gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, dahili davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca dahili davacılar yararına BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.