Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3061 K.2025/2287
3. Hukuk Dairesi 2024/3061 E. , 2025/2287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1997 E., 2024/1082 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/630 E., 2021/182 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, sözleşme konusu KDV dahil 442.365,00 TL ve 440.092,00 TL’lik 2 adet taşınmaz satış bedeli için 05.09.2016 tarihli sözleşmeye istinaden 150.000,00 TL ve 09.09.2016 tarihli sözleşmeye istinaden 100.000,00 TL toplamda 250.000,00 TL'yi peşin olarak ödendiğini, kalan meblağ için ...’nin yönlendirmesiyle ... şubesinden bağlı kredi niteliğinde konut kredisi kullanıldığını, 19.04.2016 tarihinde 20.000,00 TL kaparo ödediğini, ... aracılığı ile anlaştığı ve projeyi finanse eden ...’den 28.05.2016 tarihinde 414.750,00 TL kredi kullandığını, kredilendirilen bedelin de davalı banka tarafından satıcı diğer davalı şirkete ödenmesi için bankaya talimat verildiğini ileri sürerek; davacı ile ... arasında akdedilen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmelerinin ve ... ile akdedilen bağlı kredi sözleşmesi niteliğindeki kredi sözleşmelerinin ayrı ayrı feshini, davacının borcunun bulunmadığının tespitini, ...'ya ödenen 250.000,00 TL ile bankaya ödenen 303.368,00 TL olmak üzere toplam 553.368,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili; davacıya kendisinin bulduğu ve belirlediği bir taşınmazın alımı ile ilgili olarak talebi üzerine müvekkili banka tarafından sadece konut finansmanı sağlanmış olup ayıp vs herhangi bir iddia talepten müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, söz konusu konut finansmanı ilişkisinin bağlı kredi ilişkisi olmadığı hususu davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmelerden de anlaşıldığını, müvekkili banka davacının kullandığı konut finansmanı, belirli marka bir taşınmaz mal ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermediğini, müvekkili bankanın kullandırmış olduğu krediyi dava konusu taşınmaza hasretmediği davacı tarafından alınacak herhangi bir konut için kullandırdığı açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; projenin inşaatına başlandığını, projenin gecikme sebebinin ekonomik kriz ve mücbir sebep olduğunu, sözleşmenin 4.maddesi gereği davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alıcının ücretin tamamını ödemediğini, ödemiş olduğu senetlerin de bedelsiz kaldığını, projenin yapım aşamasında olması ve davacı tarafa vaat edilen yapım süresi dolmadığndan davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 23.08.2016 ve 09.09.2016 tarihli noterde düzenleme şeklindeki Gayrimenkul Satış Vadi Sözleşmeleri uyarınca davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı ...'nın edimlerini yerine getirmediği davacının satın almış olduğu taşınmazların inşaatına bile daha başlanmadığının tespit edildiği, yukarıda anlatılan gerekçeler neticesinde her iki daire için de kullanılan kredilerin bağlı krediler kapsamında kaldığı, davalı bankaya süresinde başvurunun yapıldığı, sözleşmenin fesih şartlarının oluştuğu davacının haklı nedenle fesih yoluna gitmesi sebebiyle herhangi bir cayma kesintisinin yapılmasının gerekli görülmediği, davacının ödemiş olduğu 250.000,00 TL peşinat, 300.285,26 TL kredi ödemesi olmak üzere toplamda 550.285,26 TL ödemiş olduğu anlaşılmış olup davacının her iki sözleşmeyi de iptali yönündeki taleplerinin kabul edilmek suretiyle bu sözleşmelere bağlı olarak kullanılan kredilerin iptalinin gerektiği ve davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ve açıklanan tüm gerekçelerle, Davanın kabulüne, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ... Noterliğinin 09.09.2016 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline, Davacı ile davalı ... arasında imzalanan ... Noterliğinin 23.08.2016 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline, Davacı ile davalı ... arasında yukarıda iptal edilen sözleşmeler nedeniyle kullanılan krediye ilişkin ödemelerin iptaline, Davacının davalı taraflara borçlu olmadığının tespitine, Davacının ödemiş olduğu toplam 550.285,26 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davalı Banka vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Banka vekili; davacının kullandığı kredinin bağlı kredi olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığını, davalının kullandırmış olduğu krediyi dava konusu taşınmaza hasretmediğini, davacı tarafından alınacak herhangi bir konut için kullandırıldığını, davacı tarafından ödeme yapıldığını gösterir hiçbir ödeme belgesinin sunulmadığını, satıcı tarafından bağlı kredi kullandıran konut finansmanı kuruluşuna iade yapılmaz ise bağlı kredi kullandıran konut finansmanı kuruluşun yapacağı hiçbir şey olmayacağını ve bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu somut olayda bir bağlı kredi ilişkisi söz konusu olmadığı için esasen müvekkil bankanın zaten herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı ile davalılardan ... arasında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında davalının belirlenen tarihte sözleşme konusu taşınmazı davacıya teslimi mümkün olmadığından bahisle açılan sözleşmeden dönme ve akabinde ödenen peşinatın ve bağlı kredi bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı/alıcı ile davalı/satıcı ... arasında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... nolu parselde yapılacak "..." 13.Kat, 266 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 404.092,00 TL bedelle satışı konusunda ... 19. Noterliğinde 23.08.2016 tarihli düzenleme şeklinde "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığı, yine projedeki 13.Kat, 267 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 442.365,00 TL bedelle satışı konusunda ... Noterliğinde 09.09.2016 tarihli düzenleme şeklinde "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığı, satış vaadi sözleşmesinde yapımı taahhüt edilen bağımsız bölümün, teknik şartnameye uygun olarak satıcı tarafından inşa edilip, inşaat yapı ruhsatı alınmasından itibaren, 24 ay içerisinde alıcıya "anahtar teslimi" olarak teslim edileceğinin belirtildiği, yapı ruhsatının 24.06.2016 tarihinde onaylandığı, 03.04.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda; inşaatın halen temel aşamasında olduğu, inşaat faaliyetinin durdurulmuş olduğu, davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
... ile garantör ... arasında ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... nolu parselde (...) kayıtlı ana taşınmaz üzerinde garantör tarafından inşa edilecek taşınmazlardan bağımsız bölüm satın alacak gerçek veya tüzel kişilerin taşınmaz satış/alış bedelinin bir kısmı için Banka'dan kredi talep etmesi halinde, kredi tahsis ve kullandırım koşullarının, Garantör ile Banka arasındaki ilişkilerin ve tarafların hak, sorumluluk ve yükümlülüklerinin belirlenmesi amacıyla 21.07.2016 tarihli sözleşme imzalanmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı ile davalılardan ... arasında imzalanan düzenleme şeklinde ön ödemeli konut satış sözleşmesinin yukarıda yer verilen hukuk kuralları gereği geçerli bir sözleşme olduğu, yine ... ile garantör ... arasında imzalanan 21.07.2016 tarihli sözleşme doğrultusunda davacı ile davalı banka arasında imzalanan konut finansmanı sözleşmesinin bağlı kredi niteliğinde olduğu, bağlı kredilerde, mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi verenin, tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumlu olacağı, davalı bankanın ödemeye ilişkin belge sunulmadığını iddia ettiği 250.000,00 TL'nin satış formlarında peşin olarak alındığının yazılı olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hüküm onanmasına karar vermek gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.