Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2724 K.2025/2183

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2724 📋 K. 2025/2183 📅 16.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2724 E.  ,  2025/2183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/356 E., 2023/569 K.
DAVA TARİHİ : 15.02.2010
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının sahibi olduğu iş yerinde ihbar üzerine yapılan denetimde 47.745 litre kaçak motorin tespit edildiğini, Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/296 E. 2009/283 K. sayılı kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda davalının mahkumiyetine karar verildiğini, suça konu akaryakıtın Balıkesir İl Özel İdaresince saklama imkanı olmadığı için gerekli işlemler yapıldıktan sonra rafineriye teslim edilinceye kadar davalıya yediemin olarak tutanakla teslim edildiğini, ancak 28.01.2010 tarihinde söz konusu akaryakıt rafineriye gönderilmek üzere depolandığı yerden teslim alınmak istendiğinde, motorinin tüketildiği ve yerine kirli su doldurulduğunun anlaşıldığını, davalının yedieminlik görevini ihlal etmesi nedeniyle davacı idarenin zarara uğradığını ileri sürerek; şimdilik 34.208,60 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 27.09.2012 tarihli kararıyla; Kaçak Petrolün Tespit ve Tasfiyesine Dair Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ve 5015 sayılı Kanun gereğince kaçak akaryakıtın muhafaza görevinin davacı tarafa ait olduğu, davacının muhafazaya ilişkin her türlü tedbiri almakla yükümlü bulunduğu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan zararı bir başkasından isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.06.2017 tarihli ilamıyla; davalıya ait akaryakıt şirketinde yapılan denetim sonucunda kaçak akaryakıt tespit edildiği, davalı hakkında Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/296 - 2009/283 sayılı kararı ile 5015 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, suça konu akaryakıtın müsadere edildiği, 25.06.2007 tarihinde yediemine tutanakla bırakılan akaryakıtın 28.01.2010 tarihinde teslim alınarak tasfiye edilmek üzere TÜPRAŞ rafinerisine gönderildiği, ancak yapılan incelemede tankerdeki ürünün tüm muhteviyatının kirli su olduğuna dair tutanak düzenlendiği, davaya konu kaçak akaryakıtın davalı tarafından satışa arz edildiğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu ve davalıya yediemin tutanağı ile teslim edildiği, bu nedenle davalının ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 06.02.2020 tarihli kararıyla; Kaçak Petrolün Tespit ve Tasfiyesine dair Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ve 5015 sayılı Kanun gereğince kaçak akaryakıtın muhafaza görevinin davacı tarafa ait olduğu, ilgili düzenlemelerde el konulan kaçak petrolün muhafaza için üçüncü kişilere ve özellikle hakkında soruşturma yürütülen şüpheli veya sanığa teslim edileceğine dair bir düzenleme yer almadığı, tüm muhafaza görevinin münhasıran İl Özel İdaresine verildiği; davacının, gerekli tedbirleri almadan kendisine muhafaza için teslim edilen malı başka bir kişiye yediemin sıfatı ile teslim ederek sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli ilamıyla; önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde, davacının uğradığı zarar miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hakkında kaçak akaryakıtı satışa arz etmesi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, davalının kendisine yüklenen yeddieminlik görevinin yükümlülüklerine aykırı davranarak kamu zararının oluşmasına yol açtığı ve zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 34.208,60 TL'nin 25.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl; dava konusu akaryakıtın yetkililerce tasfiye ve müsaderesi zorunlu olan suça konu eşya niteliğinde olduğunu, petrolün muhafazasından mevzuat uyarınca il özel idaresinin sorumlu bulunduğunu, muhafazanın şüpheli ya da sanığa bırakılacağına dair hüküm olmadığını, davacının el konulan malı üçüncü kişiye bırakarak sorumluluktan kurtulamayacağını, kendi kusurundan kaynaklanan zararın tazminini talep edemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalının yedieminlik görevini ihmal ettiği iddiası ile oluşan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesine, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlara yönelik itirazların incelenemeyecek olmasına, davalının zarardan sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.