Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3344 K.2025/2187
3. Hukuk Dairesi 2024/3344 E. , 2025/2187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/763 E., 2024/1901 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/653 E., 2024/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 4 adet otelin ve lojmanın elektrik ihtiyacının karşılanması hususunda 03.12.2020 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, aynı tarihte ek protokol ve Ek- Sayaç-Abonelik listesi düzenlendiğini, protokol ile aktif elektrik enerjisi birim satış fiyatının 0.S00kWhH/Ay aktif enerji birim fiyatından yüksek olmayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede dengesizlik maliyetinin müşteriye yansıtılmayacağının düzenlendiğini, davalının sözleşmeye ve protokole uymadığını, abonelik listesindeki oteller ve lojman için 2021 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında sabit birim kullanılmaksızın sözleşmeye aykırı faturalar kestiğini, turizm sezonunun ortasında hizmetinin sekteye uğraması riski sebebiyle faturaları ödediklerini, fazla bedelin iadesi için kesilen fiyat farkı faturalarının kabul edilmeyerek iade edildiğini, davalıya bu konuda gönderilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeye aykırı olarak kesilen faturalar sebebiyle tahsil edilen şimdilik 10.000,00 TL'nin haksız olarak ödendiği tarihten itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiş, 18.10.2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde; talebini 744.052,92 TL’ye yükseltmiş ve bu tutarın ödeme tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; piyasa koşullarının değiştiğini, artan maliyetler neticesinde elektrik fiyatlarının hızlı bir ivmeyle yükseldiğini, elektrik tedarik edilen üretici firma sözleşmesinin üretici firma tarafından erken feshedildiğini, maliyetlerin öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını, sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini, üst fiyat limitinin sözleşmenin imzalandığı tarihteki ulusal tarife fiyatı baz alınarak belirlendiğini, tarifeye gelen zam ile söz konusu sınırında güncellendiğini, faturaların buna uygun olarak düzenlendiğini, şirketin ulusal tarifeye uygun şekilde fatura düzenlemesine sebep olan hususların tüm dünyayı etkilediğini, bu durumun hiçbir tacir tarafından öngörülemeyeceğini, beklenmeyen hal sebebiyle kanunda öngörülen aşırı ifa güçlüğü koşullarının oluştuğunu, aynı şartlarda ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların feshedilmeyen sözleşme ile bağlı olduğu, alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplama doğrultusunda davalının sözleşme hükmüne uygun olmayacak şekilde hesaplama yaparak fatura düzenlediği, tacir olan davalının işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgiye, işin risklerine, risklere uygun önlemlere hakim olması gerektiği, abonelik sözleşmesi kapsamındaki iş yerlerinin otel olduğunu ve tüketim hacmini dikkate alarak bir birim fiyat belirlemesi yapması gerektiğini, davalının sözleşmenin uyarlanması ile ilgili bir talebi de olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile sözleşme ve fatura birim fiyat farklılığı sebebiyle davacıdan fazladan tahsil edilen 744.052,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile davacıdan sözleşme ve protokole aykırı olarak 744.052,92 TL fazla tahsilat yapıldığının belirlendiği, USD kurunda ve Piyasa Takas Fiyatlarındaki artışın piyasada iş yapan davalı tarafça öngörülemeyen, öngörülmesi de beklenemeyen hallerden sayılmadığı, uyarlama başvurusu olmadığı gibi buna ilişkin ifa güçlüğüne ilişkin savunmasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; elektrik piyasası koşullarının, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra hızla değişdiğini ve yükselen maliyetler karşısında elektrik fiyatları hızlı bir ivmeyle arttığını, üretici firma ile olan alım sözleşmesinin üretici firma tarafından erken feshedildiğini, maliyetlerin öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını ve sözleşmede yer alan sabit fiyat üzerinden elektrik tedariki sağlamanın imkansız hale geldiğini, fiyatlama modeline ilişkin güncellemenin ve belirtilen fiyatın kabul edilmemesi durumunda cezai şart maddesi uygulanmaksızın sözleşmenin feshedilebileceğinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının sözleşmeyi feshetmeyerek elektrik tedarikine devam ettiğini, süresi içinde itiraz edilmeyerek ödeme yapıldığını, her iki taraf tacir olup davalının ihtirazi kayıt koymadığını ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, sözleşmedeki üst fiyat limitinin dünya çapındaki tarife artışları sebebiyle hükümsüz kaldığını, sözleşmedeki formüle göre ulusal tarife dikkate alınarak fatura kesildiğini, kendisinden kaynaklanmayan sebepler doğrultusunda şirketten aynı şartlarda ifa istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sözleşmede belirlenen birim fiyatın üzerinde fiyat uygulanarak fatura düzenlendiği iddiasına dayalı olarak ödenen fazla bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasındaki sözleşme ve protokole uygun hesaplama yapılarak hazırlanan bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulmasına, basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı şirket bakımından piyasa fiyatlarındaki ivmeli hareketin ve üretici şirket ile olan sözleşmesinin feshinin; davacı ile olan sözleşmeyle bağlılığına etki etmeyeceğinin, özellikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca faturanın, olağan içeriği bakımından tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğunun, süresinde itiraz edilmemesi kanun gereği düzenleyen lehine karine oluşturacak ise de, bu adi karinenin aksinin ispat edilebilecek olmasına, bu doğrultuda tarafları bağlayıcı sözleşme ve protokol kapsamında davalının sözleşmeye aykırı hesaplama yaptığının sözleşme ve buna uygun bilirkişi raporu ile ispatlandığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.