Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2437 K.2025/2163
3. Hukuk Dairesi 2024/2437 E. , 2025/2163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/466 E., 2024/544 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/174 E., 2021/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı ... arasında ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkillerinin tapu hisselerini davalı Belediyeye devrettiğini, davalı Belediyenin ise bunun karşılığında birer adet konutu davacılara teslim edeceği taahhüdünde bulunduğunu, uzun yıllardan beri davalı tarafından taahhüt edilen edimlerin yerine getirilmediğini, üstelik devraldığı taşınmazların üzerine üçüncü kişilere devir yapmak sureti ile ... Araştırma Merkezi yaptırdığını, ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden hissesine düşen payları oranında teslim edilmeyen konutlar için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline, teslim edilmeyen konutlar için oluşan kayıp kira bedelleri için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, ... Kültür Merkezinin bulunduğu taşınmazda müvekkili idare tarafından konut üretileceği taahhüdünün olmadığını, ayrıca davacıların sözleşmelerinin olduğu etap sınırları içerisinde üretilecek konutlardan taraflarına konut teslimatı yapılacağını, sözleşmelerin ifası bakımından herhangi bir süre taahhüdünün bulunmadığını, dava konusu taşınmazın Sağlık Bakanlığına 25 yıllığına bedelsiz tahsis edildiğini, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, bu konudaki sorumluluğun Mamak Belediyesine ait olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılara sözleşme ile verilmesi taahhüt edilen dairelerin teslim edilmemesi, sözleşmenin imzalanmasından sonra çok uzunca bir süre geçmiş olması ve dava konusu taşınmazların bulunduğu arsanın üzerine ... Araştırma Merkezi Binasının davalı tarafından yapılması nedenle aynen ifa imkanının kalmadığı, bu hali ile davacılara teslimi gereken dairelerin rayiç bedelleri ile uğranılan kira kaybı zararının davalıdan tahsili gerektiği, davacıların teslimi gereken dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kira kaybının bilirkişi raporu ile toplam 1.662.881,76 TL, dairelerin rayiç değerinin ise toplam 15.660.000,00 TL olarak hesap edildiği, davacılar vekilinin de davasını bu değer üzerinden ıslah ettiği gerekçesiyle, her bir davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların, ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkına sahip olduğu, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın davacılara teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli olduğu, Mahkemece davacılar tarafından kira kaybına ilişkin talepte bulunulamayacağı gözetilerek bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, her bir davacı yönünden hisseleri oranında davalının konut ve/veya dükkan teslimi edimi yerine geçmek üzere belirlenen daire bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kira kaybı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, görev itirazı dikkate alınmadan karar verildiğini, İdare temerrüde düşürülmeden dava açıldığını bu sebeple 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 125. maddesinin davada uygulanmasına imkan bulunmadığını, davacıların konutların güncel rayiç bedelleri ve kira tazminatı taleplerinin mevzuat bağlamında geçerli koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar vekili; taleplerinin müspet zarar kapsamında olduğunu, makul sürenin geçmesi halinde malikler müspet zarar kapsamında taşınmazlarının bedellerini talep edebildikleri gibi, makul sürenin bitimi itibariyle müspet zarar kapsamında dairelerinin teslim edilmemesinden doğan kâr kayıpları kapsamında gecikmeden doğan kira bedellerini de talep edebildiklerini, dairelerin davalının kusuru nedeniyle tesliminin imkansız hale gelmesi nedeniyle kira bedelinin alınmayacağına hükmedilmesinin çelişkili ve hukuka aykırı olduğu belirterek, kararın kira tazminatının reddine ilişkin kısmının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan alacak ve kira tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargı Mahkemelerinin görevli olmasına, taraflar arasında davacılara ait taşınmazın devri ve belirlenen eksik bedelin ödenmesi karşılığında davalı ... tarafından yapılacak bağımsız bölümlerden verileceğine dair sözleşme imzalanmasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Kanun'un 123 ve devamı maddelerinde düzenlenen karşılıklı borç yükleyen sözleşme niteliğinde bulunmasına, sözleşme uyarınca davacıların üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine, davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediğinin sabit bulunmasına, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken taşınmazların rayiç bedeli kadar olmasına, dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç bedellerinin bilirkişi tarafından hesap edilmesine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.