Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2423 K.2025/2150

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2423 📋 K. 2025/2150 📅 15.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2423 E.  ,  2025/2150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2775 E., 2024/220 K.
DAVA TARİHİ : 18.01.2017
SAYISI : 2022/286 E., 2023/133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıya su temin eden yeraltı kuyularının su kullanım bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalıya verilen suyun 23.06.2015 tarihinde kesildiğini ve su kuyuları için abonelik yaptırılması ve sayaç endekslerine göre hesaplanan 1.961.346,52 TL su bedelinin ödenmesi için 7 gün süre verildiğini, verilen süre içerisinde söz konusu borcun ödenmediğini ileri sürerek; şimdilik 50.000,00 TL’nin alacaklarının tahakkuk tarihi olan 11.11.2015 tarihinden itibaren aylık 1,40 oranında işletilecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile su bedeli olarak dava tarihine kadar işlemiş gecikme zammı ve KDV bedeli ile birlikte toplam 2.439.440,19 TL’nin, dava tarihinden tarihinden itibaren asıl alacak için işletilecek gecikme zammı ve KDV ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin kusuru olmaksızın oluşan su kaçağının sayaçtan geçtikten sonra gerçekleşmesi nedeniyle kullanılmayan su miktarı için alacak tahakkuk ettirildiğini, tutanaklarda tespit edilen kullanım miktarının gerçek tüketim miktarını yansıtmadığını, tahakkuk miktarının hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; su kuyularının davacıya ait olduğu, bakım onarımı ile davacının sorumlu bulunduğu, su kuyularının çıkışlarında sayaçların olduğu, su kuyusundaki suyun hat boyunca kayıp ve kaçağa uğramadan OSB içindeki depoya girdiğinin belirlendiği, bu hali ile davalı tarafın itirazları hususunda su hattında kayıp ve kaçak olduğu hususunun dosya kapsamı ile sabit olmadığının, yer altı su kuyusundan gelen suyun OSB deposuna kayıp ve kaçak olmadan geldiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, tüketime esas su sarfiyatı için %8 oranında KDV alınması gerektiği, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerektiği, taraflar arasında abonelik sözleşmesi de bulunmadığı dikkate alınarak davacının davalıdan kullanılan su bedeline ilişkin olarak gecikme zammı talep edemeyeceği, yasal faiz talep edebileceği, gerçek tüketim bedelinin tespiti amacıyla alınan bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli, usul ve esaslara uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.060.560,80 TL su tüketim bedeli alacağının 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; asıl alacak yönüyle talebin kabul edilmiş olduğu göz önüne alındığında davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi gerekirken, asıl alacağa uygulanacak faiz türü bakımından yasal faiz oranına hükmedilmiş olması gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kuyu suyu kullanımı nedeniyle su tüketim bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu, davacının ıslah dilekçesi ile gecikme zammına ilişkin harcı tamamlayarak dava değerine dahil ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.