Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1776 K.2025/2098
3. Hukuk Dairesi 2024/1776 E. , 2025/2098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN 2017/ 58 E. SAYILI DAVADA
BİRLEŞEN 2019/ 71 E. SAYILI DAVADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; kardeşleri olan dava dışı ... ve davalı ... ile üç adet ortak hesap açtıklarını, davalı tarafından 08.07.2009 tarihinde 20.264,50 TL, 10.08.2009 tarihinde 12.125 TL, 11.09.2009 tarihinde 5.069,00 TL ve 06.10.2009 tarihinde 63.279,79 TL olmak üzere toplam 100.737,29 TL'nin onayı olmaksızın kötü niyetli olarak çekildiğini, hissesine düşen 33.579,00 TL’nin tarafına verilmediğini iddia ederek; payına düşen paradan şimdilik 10.000,00 TL’nin son çekilme tarihi olan 06.10.2009’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
2. Birleşen 2017/58 Esas sayılı davada davacı vekili; kayınbabası ...’in vefat ettiğini ve geriye mirasçıları olarak eşi ... ile davalıları bıraktığını, eşi ...’in de 25.03.2010 tarihinde vefat ettiğini, davalıların kayınpederinin vefatından sonra eşinin de miras hakkı sahibi bulunduğu banka hesaplarındaki paraları çekerek hesapları kapattıklarını ve o dönem eşi sağ olmasına rağmen eşine pay verilmediğini iddia ederek; eşinin murisi ...’e ait olan yahut da müşterek hesap niteliğinde olan hesaplardaki paraların kök murisin terekesinin oluştuğu tarihteki miktarı üzerinden muris eşi ...’e düşen kısmının davalılardan yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
3. Birleşen 2019/71 E sayılı dosyada davacılar vekili; davacı ... ile kardeşlerinin birikim yapmak amacıyla müşterek hesaplar açtıklarını, açılan hesaplara 96.996,45 TL ve 10.047,45 Euro yatırdıklarını, davalı ve dava dışı ...’in sahip oldukları yetki ile bu hesaplardaki paraları çekerek hesapları kapattıklarını, ... tarafından payları ödenmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, aynı şekilde davacı ...’ın payına düşen muris babasından kalma hissesinin de dava dışı ... tarafından ödenmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini iddia ederek; davacı ... için 14.549,46 TL ve 1.543,5 Euro; davacı ... için ise 2.429,91 TL ve 257,25 Euro olmak üzere toplam 28.179 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı; babalarından kalan mirası mirasçılar olarak aralarında paylaştıklarını, ortak hesapta bulunan paraların miras paylaşım sözleşmesi gereğince dava dışı kardeşleri ...’e verildiğini, davacının da bu yönde ikrarı olduğunu ve dolayısıyla ortak hesaptan talep hakkı bulunmadığını, ortak hesabın kapandığını, hesapta parası kalmaması ve kullanması nedeniyle 15.10.2010 tarihli rızai taksim sözleşmesinde de ifade edildiği gibi davacının kendisine, dava dışı İbrahim’e ve ...’a 15.000,00 TL fark ödemesi gerektiğini, ancak ödemediğini, bu hususta davacı aleyhine takip başlatılması nedeniyle bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen 2017/58 Esas sayılı dosya davalılar vekili, davanın reddini istemişlerdir.
3. Birleşen 2019/71 E sayılı dosyada davalı vekili; zamanaşımı defi ve derdestik itirazında bulunmuş, hesaplardaki paranın yine ortak hesaplara aktarıldığını, paraların rızası dışında dava dışı ... tarafından çekildiğini, kendi payının da halen ödenmediğini ve buna ilişkin olarak açtığı davanın da devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 15.01.2014 tarihli kararıyla asıl dava yönünden; çekilen paranın davalı tarafından diğer hissedarların onayı alınmadan çekildiğine dair herhangi bir hukuki delil elde edilemediği, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Mahkemenin 16.07.2014 tarihli kararıyla birleşen 2017/58 Esas sayılı dosya yönünden; davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece asıl dava yönünden verilen 21.05.2018 tarihli ilamla; uyuşmazlığa konu müşterek hesaplara ilişkin tüm kayıtlar ilgili bankadan temin edilip alanında uzman bilirkişiden rapor alınması ve Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 E. sayılı dava dosyası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince birleşen 2017/58 Esas sayılı dosya yönünden verilen 20.01.2016 tarihli ilamla; hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine 13.12.2016 tarihli ilamla; karar düzeltme talebinin kabulü ile, ortak hesabın oluşturulduğu günden bu davanın açıldığı tarihe kadar tüm hesap hareketlerinin getirilmesi, ortak hesaptan taraflardan her birinin çekmiş olduğu miktarların ve davalıların murisin ortak hesabındaki payından daha fazla miktarda para çekip çekmediklerinin belirlenmesi, fazla çekildiğinin belirlenmesi halinde bu miktarın denkleştirmeye tabi tutulması, dosyaya sunulan davacı murisi ...’in imzalı beyanını içeren yazıların asıllarının istenerek davacı tarafından imza ve içeriğinin kabul edilmemesi halinde usulüne uygun imza incelemesi yaptırılarak davacı murisi Hüseyin’in eli ürünün olup olmadığının belirlenerek denkleştirme hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece 16.03.2021 tarihli karar ile dosyanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 03.02.2022 tarihli kararıyla; asıl davada davacının müşterek hesaptaki kendi payı nedeni ile 24.249,11 TL, muris babalarının müşterek hesaptaki payından gelen hissesi nedeni ile 4.849,82 TL, muris kardeşi ...’in payından gelen hissesi nedeni ile 606,23 TL olmak üzere toplam 29.705,16 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 06.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen 2017/58 Esas sayılı dosyada davalı ...’in davacı ...’ye karşı, kök muris ...’in müşterek hesaptaki payı nedeni ile muris eşi ...’e düşen 4.849,82 TL paydan miras hissesine göre 2.424,91 TL’den tek başına sorumlu olduğu, ayrıca 580,59 TL’den ise davalılar ... ve ...’ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalılar ... ve ...’ın müşterek hesaplarla ilgili herhangi bir tasarrufları olmadığından davacıya karşı sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle 580,59 TL'nin 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2.424,92 TL'nin 06.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, diğer davalılar ... ve ... yönünden birleşen davanın reddine; birleşen 2019/71 E sayılı dosyada davalı ...’ın davacı ...’e karşı müşterek hesapta bulunan kendi payı, kök muris ...’ten düşen payı ve kardeşi muris ...’den düşen payı toplamı 7.113,84 TL'den sorumlu olduğu, davacı ...’a karşı kök muris ...’ten ve kardeşi muris ...’den payına düşen toplam 1.308,08 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 7.113,84 TL'nin, davacı ... için 1.308,08 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen 2017/58 E sayılı dosya davalısı ... tarafından bu davalar yönünden temyiz edilmiştir.
4. Dairece verilen 28.09.2022 tarihli ilamla; birleşen 207/58 E sayılı davaya konu hükmün, karar tarihi itibariyle davalı yönünden kesin nitelikte olduğundan reddine, asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ikrar” başlıklı 188. maddesinin ilk fıkrası uyarınca; tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmeyeceği, dosyanın taraflarının, davacıları; dava dışı ...’nin davalısı olduğu Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 E., 2011/238 K sayılı dosyasında Mahkemece; davacıların davalının ölen eşi olan kardeşlerine babalarından kalan gayrimenkuldeki hisselerine karşılık 88.000TL verdiklerini iddia ederek gayrimenkuldeki hisse devrinin sağlanamaması nedeniyle paranın iadesini istedikleri ancak davalının ölen eşine bu parayı verdiklerini ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; kararın, davacıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi’nin 2012/2435 E 2012/9878 K sayılı kararıyla onandığı ve davacıların karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine 17.10.2012 tarihinde kesinleştiği, bahsi geçen dosyada davacı vekilinin dava ve temyiz dilekçeleri de dahil olmak üzere yargılama sırasındaki beyanları davalının ortak hesaptan çektikleri parayı gayrımenkul hissesi devrini sağlamak amacıyla ölen kardeşlerine verdiklerine dair savunmasını ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlamadığı, hal böyle olunca Mahkemece; yukarıda bahsi geçen dosyada ikrar kapsamında kalan tutar dikkate alınarak davalı tarafından çekilip davacıya verilmesi gereken ve bu tutarı aşan bir miktar varsa iade kararı verilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davaya yönelik hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin 2010/171 E sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ..., ... ... ve ...'nun babalarının hesabında bulunan paradan diğer kardeşleri ... ...'a 88.000,00 TL çekilerek verildiğini, ancak kardeşlerinin 25.03.2010 tarihinde borcunu ödeyemeden vefat ettiğini, davalı ...'a ... Noterliğinin 27.04.2010 tarih ... yevmiye no ile ihtarnamesini çektiklerini, ancak davalının borcu ödemediğini belirterek 62.802,00 TL'sinin davalı ...'dan yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesini talep ve dava ettikleri, yine işbu dosya ile birleşen 2010/331 E sayılı dosya davacısı ...'nun kardeşleriyle ortak münferit hesaplarından para çekerek kardeşi ...' a 15.06.2009 20.000TL, 19/08/2009 tarihinde 5.000TL elden para verdiğini, kardeşleri arasında anlaşma sonucu 14/09/2009 tarihinde 63.000,00TL daha elden verildiğini, ancak ...'ın sözleşmenin gereğini yerine getiremeden 25.03.2010 tarihinde vefat ettiğini , para işlerinden davalı ...'ın bilgisinin olduğu halde borcunu ödemediğini, o nedenle müvekkilinin toplam alacağı olan 22.000,00 TL faizleriyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davanın yapılan yargılamasında Mahkemenin 2010/171 E, 2011/238 K sayılı kararı ile davacıların davalının ölen eşi ile kardeş oldukları ve babalarından kalan gayrimenkuldeki hisselerine karşılık 88.000,00 TL verdiklerini iddia ettikleri ve paranın gayrimenkuldeki hisse devrinin sağlanamaması nedeniyle iadesini istedikleri, ancak davalının ölen eşine bu parayı verdiklerini ispat edemedikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği verilen kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2012/2435 E, 2012/9878 K sayılı kararı ile onanarak 17.10.2012 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi bahsi geçen dosyada davacı vekilinin dava ve temyiz dilekçeleri de dahil olmak üzere yargılama sırasındaki beyanları davalının ortak hesaptan çektikleri 88.000,00 TL parayı gayrımenkul hissesi devrini sağlamak amacıyla ölen kardeşlerine verdiklerine dair savunması ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlayacağı, somut olayda, önceki bozma kararı doğrultusunda tüm banka kayıtları celb edilerek ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak ..., ..., ..., ... adına Ziraat Bankası nezdinde 03.08.2006 tarihinde 55.414,34 TL olarak vadeli mevduat hesabı açıldığı, bu hesabın, 24.03.2009 tarihinde 96.996,45 TL bakiye ile ... tarafından kapatılmış olduğu, kapatılan bu tutar ile ..., ... ve ... adına tekrar ortak hesap açıldığı, bu hesabın da aynı bakiye ile kapatılarak bu kez ... adına hesap açıldığı, bu paranın 37.458,50 TL'si ile ... hesaplarından kredi kapaması yapıldığı, kalan bakiyenin fon ve vadeli faiz getirileri ile birlikte en son 06.10.2009 tarihinde 63.378,79 TL bakiye ile ... tarafından paranın çekildiği tespit edildiği, buna göre asıl dosya davacısı ... müşterek hesaptaki kendi payı nedeni ile 24.249,11 TL, muris ...'nun müşterek hesaptaki 24.249,11 TL payı nedeni ile Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/482 E., 2009/705 K sayılı veraset ilamına muristen gelen hissesi nedeni ile 4.849,82 TL, muris ...'nun müşterek hesaptaki payı nedeni ile miras hissesine göre diğer muris ...'a düşen 4.849,82 TL tutardan Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/302 E, 2010/281 K sayılı veraset ilamına göre miras hissesine düşen 606,23 TL olmak üzere toplam 29.705,16 TL tutarında hak sahibi olduğu, tespit edilen bu tutarın ikrar kapsamında kalan 88.000,00 TL'yi aşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalının müşterek hesaptan çekilen parayı müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın çektiğini, davalının bu parayı diğer kardeş ... ’a elden verdiğini beyan ettiğini, davalının bu beyanına itibar edilerek taraflar arasında protokoller düzenlendiğini, protokollerle yapılan uzlaşma neticesinde ... vefat ettiğinden mirasçısı olan eşi ...’a karşı Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada davalının beyan etmiş olduğu ortak hesaptan çekilen paraların ...’a elden teslim etmiş olduğu vakıasının ispat edemediğinden davanın kaybedildiğini, dava kaybedilmiş olduğundan ve davalı da çekmiş olduğu paralardan müvekkilinin payına denk düşen miktarı müvekkiline vermediğinden bu davanın açıldığını, müvekkilinin davalı beyanları doğrultusunda ilgili dosyada sunmuş olduğu beyanların ikrar mahiyetinde olmadığını, müvekkilinin her iki olayda da iyi niyetli konumda olduğunu ve zarara uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, müşterek hesaplarda bulunan paranın, davalı tarafından çekildiği iddiasıyla paya isabet eden miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 E., 2011/238 K sayılı dosyasında davacı vekilinin dava ve temyiz dilekçeleri de dahil olmak üzere yargılama sırasındaki beyanları ile davalının ortak hesaptan çektikleri parayı gayrımenkul hissesi devrini sağlamak amacıyla ölen kardeşlerine verdiklerine dair savunmasının ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlayacağı, ikrar kapsamında kalan tutar dikkate alınarak davalı tarafından çekilip davacıya verilmesi gereken ve bu tutarı aşan bir miktar olmadığı anlaşılmakla asıl dava davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.