Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4511 K.2025/2118
3. Hukuk Dairesi 2023/4511 E. , 2025/2118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1701 E., 2023/1147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/129 E., 2022/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalıdan değişik tarihlerde borç para aldığını, ancak davalının karşılığında yasaya aykırı olarak verdiği ödünç paraya faiz işlettiğini, davacının davalıdan aldığı 330.000,00 TL karşılığında faiziyle birlikte davalıya 878.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiğini ileri sürerek; yasaya aykırı olarak faiz adı altında tahsil edilen tutarın davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek dava değerini 434.653,04 TL' ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, hukuka aykırı sonucun gerçekleşmesi için verilen şeyin geri istenemeyeceğini, ödünç verilenden daha fazla tutarda bir iadenin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1007 Esas, 2019/692 Karar sayılı karar ile davalının tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, davacının kendisine verilen ödünç paralarla ilgili temerrüde düşmediği, davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 88/2 maddesi uyarınca yıllık %13,50 oranında yasal faiz talep edebileceği, bu oranı aşan faiz ödemelerinin davacıya iade edilmesi gerektiği, hesap bilirkişisi raporuna göre de bu tutarın 434.653,04 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 434.653,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hüküm kurmaya elverişli yeterlilikteki bilirkişi raporunun esas alınmasına, bilirkişi raporundaki tespitlerin ceza mahkemesi kararındaki tespitlerle uyumluluk göstermesine, süresi içerisinde yapılmış ıslah sebebiyle gerekli ıslah harcının sonradan yatırılmış olmasının ıslahı geçersiz kılmayacak olmasına, davacının faiz talebinin bulunmaması sebebiyle Mahkemece faize hükmedilmemiş olmasına göre, sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davacı tarafından yatırılan peşin harcın yargılama gideri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilirken 7.670,78 TL tutarında harç yerine 22.020,36 TL tutarında harcın davalıdan tahsiline hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulüne, sair yönlerden reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının (3) nolu bendindeki davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilen harç tutarı olan 22.020,36 TL'nin 7.670,78 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davaya konu paraların tefecilik suçundan dolayı verilmiş olması halinde TBK'nın 81. maddesi uyarınca hukuk aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceğini, banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere ilk havalenin davacı tarafından yapılmış olması karşısında taraflar arasında ödüncün dışında karşılıklı yapılmış ödemelerin bulunduğunu, dolayısıyla banka kayıtlarına yansımamış ödemeler de olacağından başlı başına banka kayıtlarının delil vasfı taşımayacağını, ıslah harcının bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmamış olması sebebiyle ıslahın geçersiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tefeciye ödenen faizin iadesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalı hakkında davacıya karşı tefecilik suçunun işlendiğinden bahisle verilen mahkumiyeti kararının kesinleşmesine, hükme esas alınan raporun denetime uygun olmasına, davacının faiz adı altında ödediği miktarın yasal faiz oranını aşan kısmının tespit edilerek iade edilmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.