Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3314 K.2025/2102

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3314 📋 K. 2025/2102 📅 14.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3314 E.  ,  2025/2102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 E., 2024/102 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı banka vekili, davalılardan ...’nın 16.11.1998 tarihinde imzaladığı Tüketici Kredisi Sözleşmesi ile 3.955,62 TL’lik ve 12.11.1998 tarihli “Kredili Mevduat Sözleşmesi” ile 2.500,00 TL’lik kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeleri kefil olarak imzaladıklarını ve borçluların kullandıkları bu kredileri ödemeyerek temerrüde düştüklerini, kredili mevduat sözleşmesi için 04.12.2000 tarihinde ve tüketici kredisi sözleşmesi için de 28.11.2000 tarihinde çekilen ihtarnameler ile borcun ödenmesinin istendiğini ancak, ödeme yapılmadığını belirterek dava tarihi itibariyle toplam 87.255,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2013 tarihli kararıyla; davacı bankanın Sirkeci şube müdürü olan ... ile ... Gümrükçü ve ...'in birlikte bankayı aracı kılarak ... profil ... A.Ş., ... Oto. Ltd. Şti., ... Çamaşırları Şti, ... Otomotiv lehine kredi temin etmek için şirket çalışanları borçlu gibi göstererek usulsüz kredi sözleşmeleri yapıldığı, bu sözleşmelerin şirket çalışanlara değişik beyanlarla yanıltılarak şirket merkezlerinde imzalatıldığı, kredilerin kefil olarak gösterilen şirketlere aktarıldığı böylece müdürün ve müdür yardımcısı ile şirket çalışanlarının dolandırıcılık suçu işlediği, kesinleşen 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile kredilerin şirket çalışanlarına değil şirketlere aktarıldığı kesin hükümle sabit olduğu, bu kararla sözleşmede imzası bulunan kişilerin sorumlu tutulamayacağı kesin hüküm nedeniyle kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairece verilen 25.02.2020 tarihli ilamla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, davacının, asıl borçlu olan ... hakkında verilen karara yönelik temyizine gelince; eldeki davayı davacı banka, davalılardan ...'nın asıl borçlu olarak imzaladığını iddia ettiği 16.11.1998 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesi ve 12.11.1998 tarihli Kredili Mevduat Sözleşmesi'ne dayanarak açtığı, dosyada bulunan sözleşme örneklerinden sözleşmeleri davalı ...'nın borçlu olarak imzaladığının açıkça anlaşıldığı, her ne kadar diğer davalılarında kefil olarak imzalarının bulunduğu görülmekte ise de banka müdürü ve müdür yardımcısı hakkında açılan ceza dava dosyasında kefil olan davalıların sözleşmeleri imzalamadıklarının ve kabul edildiği, davalı olan sözleşmeleri asıl borçlu sıfatı ile imzaladığı iddia edilen ... hakkında ceza dosyalarında da kabul edilmiş bir vakıa bulunmadığı, davalı ... davaya gelip savunmada bulunmadığına göre, hakkındaki aleyhe olan iddiaları kabul etmediğinin kabulü gerektiği, ne var ki, ortada da taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmeler bulunmakta olup, sözleşmeye konu paranın davalılara ödendiğine ilişkin makbuz dosyada bulunmadığı, Mahkemece, davacı taraftan ilgili makbuzların dosyaya eklenmesi talep edilmiş ise de davacı, makbuzların istanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2005/736 Esas sayılı dosyasında bulunduğunu belirtmiş, ancak makbuzlar bu dosyaya eklenmediği, bu durumda mahkemece, adı geçen davalının sözleşmelerdeki ve dosyaya eklenecek ödeme makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun 6100 sayılı HMK’nın 169 vd. (HUMK.nun 230 vd) maddeleri gereğince isticvap davetiyesi gönderilmek suretiyle mahkemeye çağrılması, isticvap davetiyesine mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması ve imza örnekleri vermemesi halinde sözleşmelerdeki ve makbuzlardaki imzalarının kendisine ait olacağı hususlarının yazılması, duruşmaya gelmesi ve imza inkarında bulunması halinde ise savunmasının ve imza örneklerinin alınıp, imza incelemesine esas sözleşme tarihinden önceki tarihli imzaları da getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sözleşmelerdeki ve makbuzlardaki imzaların adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilildiği gerekçesiyle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uygun olarak davalı ...'nın yeteri kadar yazı ve imza örnekleri alınmak suretiyle grafolog bilirkişiden alınan raporda bilirkişinin atfedilen imzaların ...'nın eli mahsulü olmadığına dair görüş bildirdiği, dosyaya eklenen yeni ıslak imza örnekleri ile alınan ek raporda da bilirkişi tarafından kök rapordaki belirtilen grafolojik özelliklerden farklı bulguların mevcut olmadığını, inceleme konusu belgelerdeki ... namına atılan imzaların ...'nın eli mahsulü olmadığına dair görüşünü bildirdiği, benzer uyuşmazlığa ilişkin açılan davalarda celp edilen ceza mahkemesi kararında tespit yapıldığı üzere kullandırılan kredilerin sözleşmede imzası bulunan kişilere ödenmediğinin ve banka çalışanlarınca suç işlendiğinin tespit edildiği, dava konusu edilen kredi bedelinin davalı ...'ya ödendiğine dair başkaca belge sunulmadığı anlaşılmakla; davacı alacaklı olduğunu ispat edilemediği, bozma ilamına konu olmayan davalılar yönünden önceki karar da hükmedilen vekalet ücreti, davacı yönünden kazanılmış hak oluşturduğundan davalı ... lehine vekalet ücret takdirinde bu husus gözetildiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... Karaca yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... mirasçıları; yönünden davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, imza incelemesi için ATK'dan rapor alınması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, grafolog bilirkişi tarafından yapılan incelemeler ile ATK tarafından yapılan incelemeler arasında bilirkişi ile kurumun kullandığı metot ve makine-cihazlar açısından büyük farklılar olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; müvekkil yönünden hükmedilen vekalet ücreti usul ve yasaya aykırı aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle düzeltilerek onanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüketici kredisi ve kredili mevduat sözleşmesi iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde davalı ...'nın sözleşmelerdeki ve dosyaya eklenen imza örneklerine ilişkin denetime elverişli inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi gereğince ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.