Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2487 K.2025/2046

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2487 📋 K. 2025/2046 📅 10.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2487 E.  ,  2025/2046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1988 E., 2024/655 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2022/797 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 120 ay vadeli 213.000,00 TL bedelli, 419.918,13 TL geri ödemeli konut kredisi çektiğini, 14.12.2021 tarihinde kredinin son taksidini ödeyerek borcunun sona erdiğini, taşınmaz üzerindeki takyidatın kaldırılması talebi üzerine müvekkilinin eşinin ipotek borcu olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, dava konusu taşınmaza 19.12.2011 tarihinde 600.000,00 TL bedelli davalı banka lehine ipotek konulduğunu, konut kredi sözleşmesine müvekkilinin eşinin bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil ettiği yönünde hüküm koymasının haksız şart oluşturduğunu, kredi sözleşmesinin müstenidatı belgede tapu müdürünün imzaladığı akdin ne olduğu ve sözleşmenin ipotek sözleşmesi olduğunun belirsiz olduğunu, taşınmazın tapu kayıt bilgileri, akdin tarihi ve yevmiye numarasının bulunmadığını, ipotek tesisinin resmi şekil şartına bağlı olduğunu, ancak zorunlu unsurları içermediğini, hukuken geçerli olmayan ve ipoteğin bağlı olduğu konut kredisi son bulduğundan ipoteğin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek; davalı bankadan alınan konut kredisinin tamamının ödendiğinin tespitine, davaya konu taşınmaz üzerindeki 600.000,00 TL bedelli ipotek şerhinin kaldırılmasına ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkil banka ile davacının konut kredisi sözleşmesi imzaladıklarını, sonrasında taraflar arasında ipotek sözleşmesi akdedilerek müvekkil banka lehine ipotek tescil edildiğini, kredi sözleşmesini davacı ile birlikte eşi ... ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ipotek sözleşmesinin taraflarının davacı ile davalı banka olduğunu, davacı ipotek sözleşmesi ile kendisinin ve eşinin müvekkil bankaya karşı doğmuş ve doğabilecek borçlarının 600.000,00 TL'sine kadar olan kısmını teminat altına aldığını, 19.12.2011 tarihinde müvekkil banka lehine ipotek tescil edildiğini, davacı gecikme cezası ile birlikte konut kredisinin son taksidini 18.01.2022 tarihinde ödediğini, 14.04.2015 vade tarihli taksitin gecikme cezasını 02.03.2022 tarihinde ödediğini, davacı müvekkil bankaya taksitleri tam olarak ödediğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, sözleşmede haksız şartın bulunmadığını, haksız olarak nitelendirilen hususların sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, davacının davasını senetle ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletme taleplerine muvafakat etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konut kredisi sözleşmesinde davacının eşinin doğmuş doğacak borçlarını kapsayacak şekilde düzenlenen ipoteğe ilişkin maddesinin haksız şart teşkil ettiği ve geçersiz olduğu, kredi borcunun kapatıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı bankaya dava konusu konut kredisi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Antalya İli Konyaaltı İlçesi Arapsuyu Mah. 3782 ada 5 parselde kain taşınmazın 2. kat 4 nolu bağımsız bölümünde bulunan 19.12.2011 tarihli ve 15060 yevmiye no ile 600.000,00 TL bedelli ipotek şerhinin kaldırılmasına, ipoteğin fekkine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; sözleşme maddesinde haksız şart bulunmadığını, kredi sözleşmesini davacı ile birlikte eşi ... müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacının taksitleri tam olarak ödediğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, haksız olarak nitelendirilen hususların sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, tanık dinlenilmesine muvafakat edilmediği halde tanık ifadelerine itibar edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı bankadan kullanılan konut kredisinin teminatı olmak üzere krediye konu taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin, kredi borcunun tamamen ödenmesi nedeniyle fekki istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının 14.12.2011 tarihinde kullandığı konut kredisinin teminatı olarak 600.000,00 TL bedelli davalı banka lehine 19.12.2011 tarihinde üst sınır ipoteği tesis edildiği, davacının bankaya olan konut kredisi borcunun tamamen ödendiği, resmi ipotek belgesinde, konut kredisini kullanan ... yanında eşi ... ...'ın da adının borçlu/ipotek veren olarak yazılarak, ipoteğin borçlu/ipotek verenlerin bankaya karşı doğmuş, doğacak tüm borçlarının teminatı olarak 600.000,00 TL birinci dereceden üst sınır ipoteği tesis edildiği, bahsi geçen hükmün yasal mevzuat ve yerleşmiş içtihatlar doğrultusunda haksız şart niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.