Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3999 K.2025/2042

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3999 📋 K. 2025/2042 📅 10.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3999 E.  ,  2025/2042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/641 E., 2022/586 K.
Mahkeme kararının davalı/ karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın düzeltilmesi davalı-karşı davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkilinin davalı ... ile sahibi olduğu ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti'den satın aldığı taşınmazdaki eksik kalan işlerin tamamlanması ve iskanın alınması için 100.000,00 TL'ye anlaştıklarını, davalıya 50.000,00 TL nakit, 50.000,00 TL'lik de senet tanzim ederek teslim ettiğini, davalının eksik işleri tamamlamadığı gibi iskanı da almadığını ileri sürerek, 50.000,00 TL'nin iadesini, ayrıca 50.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalı ...'e borçlu olmadığının tespitini ve davalı kötü niyetli hareket ettiği için alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacılar vekili; müvekkilinin davacı ile yapmış oldukları anlaşma gereği tadilat projesine muvafakat vermesi gerekirken, vermediği için iskan alınamadığını, idari para cezası ödediğini, belediye tarafından taşınmazlarda yıkım gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da 5.000,00 TL maddi tazminat 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.03.2016 tarihli kararıyla; davacı ...'in protokole göre 50,000,00 TL nakit ödemeyi davalıya ödediğine dair, bir belgeye rastlanmadığı, protokolün ... ile davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti arasında yapıldığı, davacının dosyaya ibraz ettiği 50,000,00 TL bedelli senedin davalı gerçek kişi ... tarafından düzenlenerek verildiği, davacı ...’in bilirkişi raporu ile de ortaya çıktığı üzere; protokol kapsamında dava konusu Tuzla İstasyon Mahallesindeki eksik işlerin tamamlanması ve iskana hazır hale getirilmesi yükümlülüğünün olduğu, davacının protokol gereği vermesi gereken muvafakatnameyi vermediği için inşaatın yapılamadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiş. mütekabil dava bakımından da böyle bir protokolün resmi yazılı şekilde gerçekleşmemesi nedeniyle karşı davacının şekil şartlarına uyulmayan protokol ile ilgili olarak herhangi bir somut maddi zararının bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacılar vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli ilamıyla; “ davalı-karşı davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosya kapsamındaki tarihsiz protokole göre davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı taraftan satın alınan yapının projeye uygun hale getirilmesi için 50.000,00 TL parayı nakit ödediği, 50.000,00 TL için de 12 nolu bonoyu verdiği, davalı-karşı davacı taraf protokolde belirtilen eksiklikleri gidermeyi ve siteyi projeye uygun hale getirmeyi taahhüt ettiği halde, protokolde belirtilmeyen çok katlı bina yapılması için tadilat projesi hazırlayarak protokole uymadığı, bu nedenle davacı-karşı davalı ve diğer maliklerin protokole onay vermeleri istenemeyeceği, davalı-karşı davacı taraf protokole uymadığına göre davacı-karşı davalının şeklen geçerli protokole göre talepleri değerlendirilmesi gerekirken, asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamındaki tarihsiz protokole göre davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacılar taraftan satın almış olduğu yapının projeye uygun hale getirilmesi için 50.000,00 TL parayı nakit ödediği, 50.000,00 TL için de 12 nolu bonoyu verdiği, sözleşme bedeli olan 100.000,00 TL'yi tam olarak ödediği davalı-karşı davacı taraf protokolde belirtilen eksiklikleri gidermeyi ve siteyi projeye uygun hale getirmeyi taahhüt ettiği halde, protokolde belirtilmeyen çok katlı bina yapılması için tadilat projesi hazırlayarak protokole uymadığı, bu nedenle davacı-karşı davalının projeye onay vermesinin istenemeyeceği, davalı-karşı davacı taraf protokole uymadığı, davalı tarafından bilirkişi hesaplamasına göre protokole uygun olarak işlerin yapılabilmesi için 64.527,00 TL bedel gerektiği, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle davacı karşı davalının 100.000,00 TL ödediği sabit olduğundan davanın kısmen kabulü ile; 14.527,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve davacının davalı ...'a verdiği 50.000 TL'lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,davalı karşı davacı yönünden yapılan değerlendirmede davalı-karşı davacıların taraf protokolde belirtilen eksiklikleri gidermeyi ve siteyi projeye uygun hale getirmeyi taahhüt ettiği halde, protokolde belirtilmeyen çok katlı bina yapılması için tadilat projesi hazırlayarak protokole uymadığı, bu nedenle davacı-karşı davalının projeye onay vermesinin istenemeyeceği, maddi ve manevi bir zararı olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
Dairenin 30.04.2024 tarihli ilamıyla; davalı-karşı davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "Mahkemece, davalı-karşı davacılar, taraflar arasındaki protokol hükümlerine uymadığına göre, davacı-karşı davalının 50.000,00 TL'lik senetten borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yok ise de, uyulan bozma ilamı gereğince davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya ödenen 50.000,00 TL'nin de tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı-karşı davacılar vekili; davacının tüketici olması halinde, satıcı veya sağlayıcının kim olduğu üzerinde durulması gerektiğini, Mahkemece bonoların ibraz ettirilmediğini, davalılardan ...'in sadece davalı şirket yetkilisi olduğunu ve Tüketici Kanunu gereğince, satıcı ve sağlayıcı olmadığını, pasif dava ehliyeti bulunmadığı gibi, davacının bu davalıyı dava etmekte hukuki yararının da bulunmadığını, tadilat projesinin kanuna uygun hale getirilmesi için davacının muvafakat vermesi gerektiğini, mahkemece asıl davada reddedildiği anlaşılan kısım için hüküm kurulmadığını, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı düzenlendiğini, karşı davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen protokole aykırılık iddiasına dayalı alacak ve menfi tespit istemi ile, birleşen davada maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye ve özellikle, Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli Bozma ilamında; davalı-karşı davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığı, Mahkemenin, bozma ilamına uymakla, Bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü olduğu, ileri sürülen karar düzeltme nedenlerine göre hükmün bozulmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğu hususlarının anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı-karşı davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezası ile bakiye harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.