Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2658 K.2025/1887

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2658 📋 K. 2025/1887 📅 25.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2658 E.  ,  2025/1887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2162 E., 2024/1229 K.
DAVA TARİHİ : 09.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/74 E., 2022/324 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili: müvekkilinin 2018 yılında İstanbul İli, ...İlçesi, ... Mah. 10443 ada 501 parselde yapılacak 6 katlı 2 adet dubleks olmak üzere 12 dairelik inşaat için davalı şirketin yetkilisi olan...'a 400.000,00 TL karşılığında ortaklık teklif etmiş ettiğini, müvekkilinin 400.000,00 TL yi ... elden verdiğini, bu sözleşme ile "İstanbul İli,...İlçesi ....Mah. 10443 Ada 501 parsel üzerinde 12 dairelik inşaat yapılacak, inşaatın yapımında işçilik masrafları, inşaat malzeme giderleri, resmi kurumlara ödenen harçlar olmak üzere tamamında ortak oldukları, %50-%50 oranında pay sahibi olacaktır, ortakların inşaat kasasından aylık 2.000,00 TL maaş alacaktır, satılan dairelerin kar marjında %50-%50 olarak ortaklar arasında taksim edilecektir, ... ve ... Mimarlık Mühendiklik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında yapılan ortaklık için ... ortaklık bedeli olarak 400.000,00 TL elden ... İnşaata ortaklık adına vermiştir." şeklinde 6 adet başlık altında taraflarca imzalanmış olduğunu, müvekkilinin parayı vermiş olmasına rağmen uzun süre söz konusu yerde inşaatın başlamamış olduğunu, sonrasında davalı şirket yetkilisi...'ın bütün mallarına tedbir konduğunu, kendisinin de kazandığı parayı ona gönderdiğini, bu durumdan kendisinin de rahatsız olduğunu ve yeni bir sözleşme yapıp bu işi bitirmek istediğini, akabinde müvekkilinin bu durumdan rahatsız olması nedeniyle... ile aralarında "Ortaklık Sözleşmesinin Feshi" adı altında ilk sözleşmenin ibrasına yönelik yeni bir sözleşme imzalanmış olduğunu, daha sonra 2021 yılında müvekkilinin ...'ın kendisinin kandırdığını anlayınca gerekli araştırmaları yaptığını, dairelerin daha yüksek bedelle satıldığını, şirket yetkilisinin bedel konusunda müvekkilini kandırdığını, sözleşme şartlarına bağlı kalınsaydı müvekkilinin kazancının daha fazla olacağını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 40.000,00 TL alacağın 01.06.2020 tarihi itibariyle işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıya sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin yapıldığını, fesih sözleşmesinin şahit huzurunda imza altına alınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, taraflar arasında İstanbul İli ....İlçesi ... Mah. 10443 ada 501 parsel sayılı taşınmazda yapılacak 6 kat ve çift daireli inşaatta tarafların %50 ortak olacaklarının kararlaştırıldığı, bu şekilde taraflarca kurulan adi ortaklık ilişkisinin davaya konu "Ortaklık Feshi Sözleşmesi" ile sona erdirildiği, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere davalı tarafça davacıya sözleşmede belirtilen ödemelerin yapıldığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı dava konusu adi ortaklığın feshine dair sözleşmeyi hile ile imzaladığını beyan ederek bu davayı açmış ise de, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından bu sözleşmesinin davalının aldatması sonucu yapıldığı ve bu aldatma (hile) nedeniyle davacı tarafça imzalandığı ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarının davalının hilesi ile davacının iradesinin fesada uğratıldığını ispata yeterli nitelikte olmadığı, ayrıca taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin "Ortaklık Feshi Sözleşmesi" ile sona erdirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tanıkların birtakım beyanlarının zapta geçirilmediğini, davalı tarafından kandırıldığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinin hile ile feshedildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ile davacının tasfiye sözleşmesinin hile ile feshedildiği iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uyun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.