Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1817 K.2025/1890
3. Hukuk Dairesi 2024/1817 E. , 2025/1890 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1092 E., 2024/260 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/759 E., 2023/203 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında Özel Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumun 21.10 2021 tarihli yazısı ile ... ve ... isimli hastalara ait işlemlerin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği,... isimli hastanın bir takım tedavilerinin kampanya kapsamında yapıldığı, ...'nin bir tedavisinin yönlendirme kapsamında yapıldığından hahisle müvekkili hastanenin hak edişleirnden cezai şart ve ödeme bedeli olmak üzere toplam 267.366,47 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini ve müvekkiline uyarı cezası verildiğini, davalı Kurumun 27.10.2021 tarihli yazısı ile Tablo 1'deki işlemlere ait hizmetin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği, Tablo 2'deki takiplerle ilgili olarak faturanın ve faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, Tablo 3'deki takiplerin kampanya kapsamında yapıldığı iddiasıyla ceza koşulu ve yersiz ödeme bedeli olmak üzere toplam 555.279,85 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini ve müvekkiline uyarı cezası verildiğini, Kurumun bahse konu iddiaları gerçek durumu yansıtmadığını, hastalara sunulmayan sağlık hizmetinin sunulmuş gibi gösterilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca hastalara kampanya veya yönlendirme yapılmadığını ileri sürerek; toplamda 822.646,32 TL kesinti işleminin ve her iki yazıya istinaden tesis edilen uyarı işleminin haksız ve hukuka aykırı olarak tesis edildiğinin tespiti ile iptalini, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafa, 21.10.2021 tarihli yazı ile ...'nin .... takip nolu ve ...'nın ... takip nolu işlemlerinin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiğinin tespitine bağlı olarak; 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.13.) maddesi ve (14.5) maddesi gereğince Temmuz 2020 dönemi için 74.724,20 TL, Ekim 2020 dönemi için 148.352,70 TL ceza koşulu uygulandığının bildirildiğini, C.A.'ye ait tedavilerinin kampanya kapsamında yapıldığı ve Kuruma fatura edildiğinin tespitine bağlı olarak; Temmuz 2020 ve Ağustos 2020 dönemleri için 2,000,00 TL ceza koşulu uygulandığını, ...nin ... takip nolu tedavisinin yönlendirme kapsamında verildiğinin tespitine bağlı olarak, Sözleşmenin (8.5.3.) maddesi gereğince 500,00 TL ceza koşulu olarak toplamda 225.576,90 TL ceza koşulu ve örnekleme oranlan göz önünde bulundurularak 41.789,57 TL yersiz ödemenin tahsil edileceğinin bildirildiğini, 27.10.2021 tarihli yazı ile; Tablo l'deki işlemlerin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiğinin tespitine bağlı olarak; Ağustos 2020 dönemi için 24.086,90 TL, Eylül 2020 dönemi için 10.000 TL ceza koşulu; Tablo 2'deki takiplerle ilgili olarak faturanın veya faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespitine bağlı olarak; Ağustos 2020 dönemi için 372.525,30TL ceza koşulu; Tablo 3'teki takiplerin kampanya kapsamında yapıldığını ve Kuruma fatura edildiğinin tespitine bağlı olarak; Ağustos 2020 ve. Eylül 2020 dönemleri için 2.000,00 TL ceza koşulu olmak üzere toplam 408.612,20 TL ceza koşulu uygulandığını, örnekleme oranları göz önünde bulundurularak hesaplanan 146.667,65 TL yersiz ödeme bedelinin de tahsil edileceğinin bildirildiğini, Kurumca yapılan işlemlerin mevzuat gereği olup, yapılan işlemlerde de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı Kurumun davacıya bildirdiği 225.576,90 TL cezai şart ve 41.789,57 TL ödeme bedeli olmak üzere toplam 267.366,47 TL kesinti işleminin yerinde olduğu, davalı Kurumun 27.10.2021 tarihli yazısı ile davacıya bildirdiği 408.612,20TL cezai şart ve 146.667,65 TL yersiz ödeme olmak üzere toplam 555.279,85 TL kesinti işleminin yerinde olduğu, bu şekilde toplamda uygulanan 822.646,32 TL kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 27.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda, toplamda uygulanan 822.646,32 TL kesintinin yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli bulunduğu, Mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davaya konu tedavi işlemlerinin yapıldığının hastaların ıslak imzaları ile sabit olduğunu, raporda kendi imzaladıkları belgelere itiraz etmeyen hastaların uygulanan tıbbi müdahalenin yapılmadığına dair beyanlarının esas alındığını, Devlet Hastanesinden müvekkili hastaneye yönlendirme yapıldığına dair sadece davacı tanığın beyanlarına dayanılarak yönlendirme yapıldığının kabul edildiğini, raporda herhangi teknik ve özel bir araştırma yapılmadan tespitte bulunulduğunu, hatalı ve mesnetsiz bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, bilirkişi heyetinde Genel Cerrahi Uzmanı Doktorun bulunduğunu, uyuşmazlık konusu uzman hekimlerin heyette bulunmadığını, tüm hasta kayıtları üzerinde tek tek inceleme yapılmadığını, uygulanan işlemlerin tıp kuralları ve etik ilkelere uygunluğunun değerlendirilmesi gerekirken, faturaların SUT hükümlerine uygun olup olmadığı noktasında tespitler yapıldığını, hastane kayıtlarının yeniden incelenerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin kabul görmediğini, davalı Kurum tarafından kesilen başka cezaların mahkemelerce iptal edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesine aykırılıktan dolayı davacının hak edişlerinden yapılan kesinti işlemi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı Kurum müfettişleri tarafından dinlenen hastaların, bazı sağlık hizmetlerinin kendilerine sunulmadığını, bazı malzemenin kullanılmadığı halde faturalandırıldığını, davacı hastanenin kampanya yaptığını ve bu kapsamda kontrol, check-up için gittiklerini, kendilerine gösterilen faturalardaki sunulan birtakım işlemlerin uygulanmadığını, ya da o branşlara muayene olmadıklarını ifade etmeleri üzerine, davalı Kurum tarafından; 21.10.2021 tarihli yazı ile ..... ve ... isimli hastalara ait işlemlerinin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği, .... isimli hastanın bir takım tedavilerinin kampanya kapsamında yapıldığı, ...'nin bir tedavisinin yönlendirme kapsamında yapıldığı gerekçesiyle; taraflar arasında imzalanan 2018 Yılı Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi'nin (12.13) ve (12.15) maddeleri gereğince cezai şart ve ödeme bedeli olmak üzere, 267.366,47 TL kesinti yapılacağının davacı sağlık kuruluşuna bildirildiği, 27.10.2021 tarihli ve 34084363 sayılı yazı ile Tablo l'deki işlemlerin sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği, Tablo 2'deki takiplerle ilgili olarak faturanın veya faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, Tablo 3'teki takiplerin kampanya kapsamında yapıldığı gerekçesiyle, 2018 Yılı Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi'nin (8.5.1.), (8.5.2.) ve (12.1), (12.13.), (11.1); (11.2.) (12.14.) maddeleri gereğince, cezai şart ve yersiz ödeme bedeli olmak üzere, 555.279,85 TL kesinti yapılacağının davacı sağlık kuruluşuna bildirildiği, İlk Derece Mahkemece alınan ve Genel Cerrahi Uzmanı, Sosyal Güvenlik Kurulu Uzmanı, Emekli Sayıştay Denetçisinden oluşan 27.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, cezai işleme konu faturalardaki hasta işlemlerine ilişkin hastaların Kurum tarafından alınan ifadelerine dayanılarak değerlendirme yapıldığı, hastaların Mahkemece dinlenmediği, ayrıca ve cezai işleme konu sağlık hizmet alanlarında uzman bilirkişilere yer verilmediği anlaşılmaktadır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; davaya konu Kurum işlemine ifadeleri esas alınan hastaların temin edilebilenlerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, hastane kayıtları eksiksiz getirtildikten sonra, dahiliye doktoru ve radyoloji uzmanınında içinde yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinin toplanan delilleri irdeleyen, her bir hasta için yapılan işlemi ayrı ayrı ve ayrıntılı bir şekilde değerlendiren; taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.