Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1641 K.2025/1815

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1641 📋 K. 2025/1815 📅 24.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1641 E.  ,  2025/1815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2086 E., 2024/289 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/427 E., 2022/269 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında Yeni ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında 31.10.2012 tarihli konut sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin arsa tahsis borcu ve daire karşılığı eksik arsa payı için borçlandırıldığını, borcu ödeyen müvekkili tarafından eksik enkaz bedelinden kaynaklı alacağın tahsili için dava açıldığını, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 2013 yılında kesinleştiğini ve hükmedilen bedelin davalı tarafından davacıya ihtirazi kayıt konulmadan ödendiğini, davalının sözleşmenin kurulmasının üzerinden 12 yıl geçmesinin ardından 25.11.2020 tarihli yazı ile arsa ve tesis karşılığı konut sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiği, yapılan fesih işleminin haksız olduğunu ileri sürerek; taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshinin haksızlığının tesbiti ile sözleşmenin ayakta olduğunun belirlenmesine, aksi halde sözleşmenin gelişen şartlara uyarlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; İdare tarafından enkaz bedeli ödenmesi gerekirken, Mahkeme kararı doğrultusunda yapı bedeli ödenmesinin tapu tahsis hakkının da karşılanması anlamına geldiğinden bahisle davacı ile imzalanan sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin davalı idarece feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, idarenin herhangi bir taahhüdünün kalmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacının tüm edimlerini ifa ettiği, davacıya muhdesat bedelinin ödenmesinden sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarihli ve 2014/1500 E.-2015/1519 K. sayılı içtihadı ile kentsel dönüşüm projesi kapsamında hak sabiplerine sadece enkaz bedelinin ödeneceğinin kabul edildiği, davalının iş bu içtihadı göstererek daha önce yine Mahkeme hükmüne ve Yargıtay denetiminden geçmiş bir hükme ilişkin olarak yapmış olduğu ödemeyi gerekçe göstererek sözleşmenin yaklaşık 10 küsür yıl sonra geçersiz olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haksızlığının ve ilgili sözleşmenin ayakta olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından, davacının yargı yoluna giderek yapı bedelini alması nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığına ilişkin gerekçeye dayanılmasının haksız olduğu, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının sözleşmeye aykırı davranarak yapı bedelinin tamamını aldığını, davacının fesih durumda olan sözleşmesini Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisinin 10.03.2020 tarihli ve 340 karar ve uygulama esaslarını belirleyen 13.10.2020 tarihli ve 1393 sayılı kararı doğrultusunda işlem tesis etmesi için 17.11.2020 tarihinde davet edildiği halde, sözleşmenin geçerliliğine dair taahhüt vermeyerek dava açtığını, davacının devamlığına dair herhangi bir işlem yapmadığı sözleşmenin geçerli kılınamadığını, davacının önce 88 hak sahibi gibi kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirerek sözleşmesini geçerli kılması gerektiğinden davanın reddi gerektiğini, idarenin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Yeni ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile halen yürürlükte olduğuna karar verilmesi istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında davacıya ait taşınmazın davalı Belediyeye devri ve belirlenen eksik bedelin ödenmesi karşılığında davalı tarafından yapılacak konutlardan 1 adet dairenin verileceğine dair sözleşme imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123 ve devamı maddelerinde düzenlenen karşılıklı borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşme uyarınca davacının taşınmazını davalı Belediyeye devrettiği ve belirlenen bakiye bedeli ödemek suretiyle üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı ... davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini savunmuş ise de davacının dava açmasının salt sözmeye aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.