Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2260 K.2025/1722
3. Hukuk Dairesi 2024/2260 E. , 2025/1722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/296 E., 2024/154 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacılardan ...’nin 07.02.2012 tarihinde yaptırmış olduğu ultrason neticesinde rahminde myom olduğunun tespit edildiğini, davalı doktorlar ... ve ... tarafından diğer davalı ... kuruluşunda gerçekleştirilen muayenesi neticesinde ameliyat olması gerektiği söylenerek 07.03.2012 tarihinde bu iki davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası dinmeyen büyük acılar çekmesi sonucu başvurduğu davalı hastanede ameliyat sırasında vücudunun içinde gazlı bez unutulduğunun farkedildiğini ve diğer davalı doktor ...’ın da katılımı ile gerçekleşen ve davalı üç doktorun birlikte icra ettiği ikinci bir ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, ikinci ameliyattan sonra da karın ağrısı şikayetinin sürdüğünü, yoğun bakıma alınmak zorunda kaldığını, üçüncü bir ameliyat daha geçirdiğini, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi gereği davalıların bu yaşanılanlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; toplamda 490.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; davalı ... kuruluşunun "Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları ile Özel Hastanelerin İşbirliğine ilişkin Usul ve Esaslar" çerçevesinde 17.10.2011 tarihinde ...Üniversitesi ile afiliyasyon protokolü imzalayarak ... Üniversitesinin Uygulama ve Araştırma Merkezi (Üniversite Hastanesi) haline geldiğini, diğer davalılar ... ve ...'in hali hazırda, ...'in ise davacı ...'nin tedavisi sırasında ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığını, bu duruma göre davanın idari yargıda açılması gerekirken müvekkil şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket yönünden husumet ve görev itirazında bulunduklarını, davacı ...'nin anne-baba ve kardeşlerinin manevi tazminat talep hakkı ve davayı takip yetkilerinin bulunmadığını, husumet eksikliği nedeniyle bu kişiler yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı hastaya gerekli özen ve dikkatin gösterildiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.02.2016 tarihli kararıyla; "yargı yolunun caiz olması" dava şartı yokluğundan HMK 114/1- b, 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davada; "pasif dava ehliyeti" dava şartı yokluğundan HMK 114/d, 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 17.09.2019 tarihli ilamla; .... Üniversitesi ile 17.10.2011 tarihinde imzalanan protokolün Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulunun 28.05.2015 tarihli kararı ile iptal edildiği, diğer davalı doktorlar ... ve ...'ın SGK kayıtlarına göre ameliyat tarihi itibariyle davalı hastane çalışanı oldukları, davalı ...'in ise ameliyat tarihi itibariyle SGK kayıtlarına göre çalışmıyor olduğu bilgisi doğrultusunda alanında ehil ve donanımlı eğitmenlerin bulunduğu bir üniversiteden temin edilecek rapor doğrultusunda karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastanenin adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi gereği, ameliyatı yapan davalı doktor ....ın kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 300.000,00 TL'nin, davacı ... için 30.000,00 TL'nin, avacı ...'un vefatı dolayısıyla mirasçılarına miras payları oranında paylaştırılarak 30.000,00 TL'nin olay tarihi olan 07.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline birlikte davalı doktor ...'tan ve davalı hastaneden müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; müvekkilleri aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, ayrıca tazminata avans faizi uygulanması gerektiğini, davalılar ... ve ... yönünden reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı doktor ... vekili; müvekkilinin eyleminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını, davacı ...'nin şikayetçi olmadığını, müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının iddiasını tanık beyanları ile ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı .... vekili; Adli Tıp Kurumu raporlarına itirazları giderilmeden müvekkili hastanenin organizasyon kusuru olmadığı halde aleyhine hüküm kurulduğunu, davacı ...'nin ileus tablosu ile spanç unutulduğu iddiası arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacı ... anne baba ve kardeşleri yönünden manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hastane ve doktor hatasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle davacı ...'nin miyom ameliyatı sırasında davalı doktor ... tarafından batın bölgesinde gazlı bez unutulduğunun ve ikinci ameliyatın bu nedenle yapıldığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunun, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince doktor ve özel hastane ile hasta arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesinden kaynaklandığının, davalı doktor ve hastanenin kusurlu eylemleri sonucu hastanın acı ve ızdırabına sebep olduklarının, ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğunun anlaşılmış olmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.