Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2758 K.2025/1766
3. Hukuk Dairesi 2024/2758 E. , 2025/1766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1323 E., 2024/1431 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 4. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/314 E., 2023/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların 31.12.2015 tarihinde davalıya ait hastanede dünyaya gelen bebekleri erkek olmasına rağmen doğum raporunda kız olduğunun belirtildiğini, bebeğe ... ismini vererek nüfusa tescil ettirdiklerini, bebeğin bağırsak sorunları bulunması nedeniyle götürdükler hastanede bebeğin kız değil erkek olduğunun tespit edildiği, bu zaman zarfında kız bebeklerinin olduğu haberinden sonra bebeğin erkek olduğunun duyulmasının yakın çevrelerinde karışıklığa neden olduğunu, cinsiyet değişikliği için dava açmak zorunda kaldıklarını, cinsiyet kaydı düzeltilirken sanki bebek çift cinsiyetliymiş gibi bir kanının doğmasına yol açtığını, davacıların çevrelerine bu durumu izah etmelerinin psikolojik çöküntüye sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşuluyla 100.000,00 TL manevi ve 1,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davalının tazminat sorumluluğu olmadığını, davacıların anne ve baba olarak belirsizlikten haberdar olduklarını, kendi kusurlarıyla ve aceleyle nüfustan kimlik çıkarttıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyeti raporu ile 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanlığının 19.08.2020 tarihli ve 2020/30212/1585 sayılı raporu doğrultusunda bebeğin tüm tıbbi işlemlerinin düzgün yapıldığı, genellikle doğum salonunda ve gebelik sırasında yapılan ultrasonografik incelemelerle söylenen cinsiyetin bebeğin dış genital yapısındaki görünüme göre olduğu, bu tip durumlarda cinsiyetin genetik incelemeler ile belirlenebileceğinin tıbben bilindiği, erkek olarak doğan küçüğe gebelik öncesi yapılan radyosonofgrafik incelemelerde ve doğum raporunda cinsiyetinin kız olarak belirtilmesinin tıbbı hata olarak değerlendirilmediği, hekimin eylemlerinin tıbben uygun olduğu, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediğinin belirtildiği, cinsiyet teşhisinin bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle yanlış konulmadığı, davalı hastanenin cinsiyet belirsizliği teşhisi ile birlikte sonradan farklı tarihlerde pek çok muayene ve tedaviler ile genetik incelemeler sonucunda çocuğun cinsiyetinin tespit edilebildiği, istenmeyen sonucun ortaya çıkmasında tıp ilminin genel kurallarının kusurlu ihlâlinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan raporların birbirini teyit ettiği, davalıya atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapışmadan karar verildiğini, doğum uzmanı olmayan doktor tarafından basit bir el muayenesiyle bile teşhis edilen cinsiyet için raporlarda genetik ve radyosonofgrafik incelemeyle cinsiyetin teşhis edilebileceğinin beyan edilmesinin mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı hastanenin özensiz davrandığını, somut vakaya göre davalının kusurlu olduğunun olağan hayat tecrübesiyle belli olduğunu, vekilin göstermesi gereken özenin gösterilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerledirme
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan maddi ve manaevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olan raporlarda; yenidoğan epikrizine ve sevk evrakına belirsiz cinsiyeti olduğunun, ileri inceleme ve tedavi için uygun merkeze yönlendilirdiği, genotipinin ileri tetkiklerle (Mikrodelesyon Taraması, Gen Analizi ve Sitogenetik Analiz) (46, XY) erkek olduğunun anlaşıldığı, genellikle doğum salonunda ve gebelik sırasında yapılan ultrasonografik incelemelerle söylenen cinsiyetin bebeğin dış genital yapısındaki görünüme göre olduğu, bu tip durumlarda cinsiyetin genetik incelemeler ile belirlenebileceği, erkek olarak doğan küçüğe gebelik öncesi yapılan radyosonofgrafik incelemelerde ve doğum raporunda cinsiyetinin kız olarak belirtilmesinin tıbbı hata olarak değerlendirilmediği belirtilmekle davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.