Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1811 K.2025/1713
3. Hukuk Dairesi 2024/1811 E. , 2025/1713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1121 E., 2024/246 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/833 E., 2021/572 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili Tıp Merkezinin davalı Kurum ile sözleşmeli olarak mevzuata uygun şekilde sağlık hizmeti verdiğini, müvekkili Tıp Merkezi hakkında uygulanan cezai işleme yönelik olarak yaptıkları itirazların haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı Kurumun 21.05.2019 tarihli yazısı ile müvekkili Tıp Merkezi hakkındaki yazıları ile başmüfettiş tarafından yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 28.11.2017 tarihli soruşturma raporunda ve 03.05.2018 tarihli Başkanlık makamı oluruna istinaden müvekkili Tıp Merkezi hakkında uygulanan cezai işlemin 583.168,00 TL olarak yeniden düzenlendiğini, davalı Kurumca yersiz olarak fatura edilen 23.995,00 TL işlem bedellerinin de müvekkili Tıp Merkezinin davalı Kurumdan olan alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, davalı Kurumun oluşturduğu Medula sisteminden kaynaklanan aksaklık ve eksikliklerin müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı Kurum hakkında uygulanan 583.168,00 TL ceza koşulu ile 23.995,00 TL yersiz işlem bedeli olmak üzere, toplam 607.163,00 TL'den müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; uygulanan cezai işlemlerin 30.05.2018 tarihli yazı ile davacı Tıp Merkezine bildirildiğini, ancak müvekkili Kurumun işlemle ilgili aldığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün verdiği görüş doğrultusunda 21.05.2019 tarihli kurum yazısı ile ceza koşulunun revize edildiğini, 583.168,00 TL olarak uygulanacağının davacı Tıp Merkezine bildirildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Tıp Merkezi hakkında 2018 yılı sözleşmesinin (12.13.) maddesi gereği sunulmayan sağlık hizmetlerinin Kuruma fatura edilmesi ile ilgili tespitlerin yerinde olduğu, uygulanan toplam 364.800,00 TL cezai işlemin Kurum mevzuatına uygun olduğu, aynı sözleşmenin (12.14.) maddesi gereği fatura ve faturaya dayanak olan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği gerekçesiyle uygulanan 218.368,00 TL bedelli cezai işlemin dönem SUT hükümlerine göre cezalandırılabilir nitelikte olmadığı, davacı Tıp Merkezinde görevli 5 hekimin 1'er kez yurtdışına çıkışlarında Medula sisteminden pasif hale getirilmeyerek 2018 yılı sözleşmesinin (9.3.) maddesinin ihlal edildiği ihlal ile ilgili olarak 2018 yılı sözleşmesinin (12.1.) maddesi gereği 5.000,00 TL cezai işlem uygulanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından faiziyle tahsil edilen 213.368,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında hastane yöneticisi, emekli Sosyal Güvenlik uzmanı ve hastane müdüründen oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 18.01.2021 tarihli kök raporda faturaya dayanak belgelerin gerçeğe aykırı düzenlenen faturalardan kaynaklanan 364.800,00 TL cezai işlemin Kurum mevzuatına uygun olduğunun, 218.368,00 TL cezai işlemin yerinde olmadığının belirlendiği, taraf vekillerinin itirazı sonucunda alınan 31.05.2021 tarihli ek raporda ise; kök raporun 1. maddesinde belirtildiği üzere davacı Tıp Merkezi hakkında 2018 yılı sözleşmesinin (12.13) maddesi gereği sunulmayan sağlık hizmetlerinin kuruma fatura edilmesi ile ilgili tespitlerin yerinde olduğunun, bu bağlamda uygulanan toplam 364.800,00 TL cezai işlemin Kurum mevzuatına uygun olduğu yönündeki kanaatin devam ettiğinin, kök raporun 2. sayfasında belirtilen 2018 yılı sözleşmesinin (12.14.) maddesi gereği fatura ve faturaya dayanak olan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği gerekçesiyle uygulanan 218.368,00 TL bedelli cezai işlemin dönem SUT hükümlerine göre cezalandırılabilir nitelikte olmadığının, bu işlemlere 2018 yılı sözleşmesinin (9.3.) maddesinin ihlali gerekçesiyle aynı sözleşmenin (12.1.) maddesi gereği her bir fiil için 1.000,00 TL cezai işlem uygulanması yönündeki kanaatin, davacı Merkezde görevli 5 hekimin 1'er kez yurtdışına çıkışlarında Medula sisteminde pasif hale getirilmeyerek 2018 yılı sözleşmesinin (9.3.) maddesinin ihlal edildiği ve bu ihlal ile ilgili olarak 2018 yılı sözleşmesinin (12.1.) maddesi gereği 5.000,00 TL cezai işlem uygulanması gerektiğinin belirtildiği, bilirkişi ek raporunun hükme esas almaya yeterli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; aleyhe verilen kısım yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından gerçekleştirilen kesinti işlemlerinin mevzuat hükümleri doğrultusunda usul ve yasaya uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen kesinti ve cezai işlemden kaynaklı istirdat istemine ilişkindir.
Derece Mahkemelerince hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunda, davacı Tıp Merkezi hakkında uygulanması gereken cezai işlem ve tahakkuk edecek kesinti miktarlarının denetime elverişli ve taraflarca aşamalarda ileri sürülen itirazları da karşılar şekilde belirlendiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.