Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2283 K.2025/1723
3. Hukuk Dairesi 2024/2283 E. , 2025/1723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/344 E., 2024/178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2018/57 E., 2021/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin anneleri ...'nın 18.08.2017 tarihinde karın bölgesinden sancılanması üzerine davalı hastaneye götürdüklerini, davalı hastanenin acil servisinde yapılan ilk kontrollerde safra kesesinde taş olduğu ve yatışının yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine davalı doktor ... tarafından ameliyata alındığını, ameliyat sırasında aort yan damarında kesi oluşması üzerine kalp damar cerrahı ile ameliyatın devam ettiğini, ameliyat sonrası yoğun bakıma alındığını, aynı gün kesiden kaynaklı kanamanın tekrar başlaması üzerine yeniden ameliyat olup, ameliyat sonrası tekrar yoğun bakıma a1ındığı 19.08.2017 tarihinde vefat ettiğini belirterek, operasyon esnasında aort yan damarlarında yapılan hatalı kesiden kaynaklı kanama nedeniyle ölüm olayında sorumlu olmaları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalılardan 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL hastane ve defin gideri zararı ve 600.000,00 TL. manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği 12.03.2021 tarihli dilekçe ile hastane ve defin masraflarına ilişkin 1.000,00 TL maddi tazminat talebini atiye bırakmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı hastane vekili; dava konusu olayın meydana gelmesinde hastanenin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı doktor vekili; ameliyatının tıbbın gereklerine göre özenle yapıldığını ancak hastanın gelişen komplikasyon ve akabinde gelişen patofizyolojik süreç sonucu hayatını kaybettiğini, ameliyatta müvekkilinin herhangi kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüyle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, manevi tazminat talebi yönünden her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 60.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar ve davalı doktor vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takdir edilecek manevi tazminat miktarının zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için yeterli olması gerektiği gerekçesiyle davalı doktor vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüyle, destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüyle her bir davacı için 150.000,00 TL. olmak üzere toplamda 300.000,00 TL. manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddi kararının hukuka uygun olmadığını, manevi tazminat miktarının ise düşük olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı doktor vekili; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacıların ise manevi zararı kanıtlayamadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı hastane vekili; kusur tespiti yapılmadığından kararın bozulmasını talep etti.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisinin vefatı nedeniyle tedavisini üstlenen davalı şirkete ait hastane ve davalı doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılıktan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle .... Üniversitesinin 17.10.2019 tarihli ve .... Üniversitesinin 03.04.2020 tarihli raporları ile ameliyata, yetkili olmayan hastane personeli ile devam edilmesinin kusur olarak nitelendirilmesine, bu kapsamda, davalı doktor ve hastanenin kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, 06.03.2021 tarihli aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre davacıların yaşları itibariyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi zararı bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, takdir edilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurlu eylemin davacılarda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, zarara yol açan olayın nitelikleri gözetilerek verilmiş olmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.