Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1506 K.2023/5243

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1506 📋 K. 2023/5243 📅 09.10.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/1506 E.  ,  2023/5243 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/649 E., 2021/1593 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/210 E., 2021/35 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı,...İli, ... İlçesi,...Köyü, 131 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ilk malikinin dedesi ... olduğunu, 13.09.1990 tarihli gayrimenkul Zilyetlik Devir Senedi ile ...'ndan satın aldığını, 1990 yılından beri ...'de ikamet ettiğini, 2008-2009 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın başında bulunduğunu, dava konusu samanlığı kendi adına yazdırdığını, daha sonra ...'e döndüğünü, 2018 yılı Ağustos ayında aldığı bir bilgi ile dava konusu yerdeki samanlığın davalının babası ... adına yazıldığını öğrendiğini, davalının ve babasının hiç bir zaman dava konusu taşınmazda zilyetliğinin olmadığını ileri sürerek tapu kaydının kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının dava konusu taşınmazda 20 yıllık kesintisiz ve aralıksız zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2018/210 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazda ekonomik amacına uygun malik sıfatıyla 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zilyetliğe yönelik iddialarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2021/649 Esas, 2021/1593 Karar sayılı kararıyla; tapusuz taşınmazların satışı ve devri bakımından taşınır mal hükümlerine tabi olup TMK'nun 763 üncü maddesi hükmüne göre mülkiyetin nakli için zilyetliğin devri gerektiği, satış ve zilyetliğin devrinin her türlü delille kanıtlanabileceği, ancak davacının senetle birlikte zilyetliği de devraldığını ispat edemediği, bu durumda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddeleri.
4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 763'üncü ve 6 ncı maddeleri,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.