Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/844 K.2025/1690

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/844 📋 K. 2025/1690 📅 18.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/844 E.  ,  2025/1690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/126 E., 2022/156 K.
DAVA TARİHİ : 29.12.2006
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'de Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 10 Ocak 2005 tarihinde yapılan toplantıda davalı şirketin Danıştay 6. Dairesindeki 2004/155 esas sayılı dosya kesinleşinceye kadar davalının aidat ödenmesi gerektiğini kabul ve taahhüt ettiğini, bu aidata ilişkin 01.05.2003 tarihine kadar olan dönem için Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davanın lehlerine sonuçlandığını, eldeki davada ise 01.05.2003- 01.07.2006 yıllarına ait aidat bedelinin talep edildiğini, taraflar arasında aidat payları üzerinde mutabık kalınarak 50.000 TL'nın ödendiğini ileri sürerek şimdilik 144.815,00 TL'nin ilgili olduğu aydan başlamak üzere Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca aylık %10 gecikme cezası ve yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı yönetimin temsil ettiği parselde taşınmazı olmadığını, maliki oldukları bölümlerin, ifrazdan sonra başka bir parselde kalması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, dayanak belge altındaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2014 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak Borçlar Kanunu 120. maddesi gereği; davanın kısmen kabulüyle, 84.762,60 TL asıl alacağın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 01.05.2003 tarihinden dava tarihine kadar aylık aidata (01.05.2003 tarihinden dava tarihi olan 29.12.2006 tarihine kadar ki işlemiş gecikme faizinin 50.406,21 TL olması koşuluyla) gecikme faizi uygulanmasına, dava tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ilamıyla; Mahkemece, Ankara 5. İdare Mahkemesi kararının kesinleşme tarihi tespit edilerek, hükme esas alınan rapordakinden farklı ise gerekirse dosyada rapor veren bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma kararına uygun yapılan inceleme ve hesaplama yapıldığı, dava konusuna ilişkin Ankara 5. İdare Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2006/921 E., 2006/949 K. sayılı kararının 18.04.2007 tarihinde onandığı, 16.07.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddeleri gereğince 95.790,60 TL aidat alacağı ve 51.516,61 TL gecikme faizini talepte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 95.790,60 TL aidat alacağının, 51.516,61 TL gecikme faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 95.790,60 TL aidat alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı tarafından 15.03.2005 tarihinde yapılan 50.000,00 TL'lik yol yapım giderlerine katılma ödemesi, aidat alacağına mahsup edilerek hataya düşüldüğünü, davalı tarafından 01.05.2003 tarihinden itibaren hiçbir aidat ödemesi yapılmadığını, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin hazırlanan ek bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacağın, aidat alacağı olduğunu ve bu nedenle aidat borcuna aylık %10 oranında gecikme tazminatı hesaplanması gerektiğini, dava konusu döneme 3098 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uygulanması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin davaya konu parselde taşınmazı olmadığını, davacı 6 numaralı parsel yöneticisi ile 7 numaralı parselde bağımsız bölüm maliki müvekkil Şirket arasında kat mülkiyet ilişkisi bulunmadığını, 10.01.2005 tarihli tutanakta müvekkilinin ünvan ve imzasının bulunmadığını, tutanağı imzalayan kişinin şirketi temsile yetkisi olmadığını, davada sadece 144.815,00 TL asıl alacak talep edildiğinden talep aşılarak 51.516,61 TL faize hükmedildiği, temerrüt gerçekleşmediği halde dava tarihinden önceki dönem için faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kararın uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda verilmiş olduğu, bilirkişi ek raporunda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/1. maddesi gereğince hesaplama yapıldığı, 26053 ada 4 sayılı parselin bir kısım davalıların talebi ile Belediye Encümeninin 10.1.2002 tarihli kararına dayanılarak 3 sayılı parselle birlikte imar uygulamasına tabi tutulup 26053 ada 6, 7 ve 8 parsellere ayrıldığı, davalıya ait bir kısım bağımsız bölümlerin 7 parsel içinde kaldığı, davalıların ortak gider avansı ödemek zorunda oldukları anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.