Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1983 K.2025/1707

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1983 📋 K. 2025/1707 📅 18.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1983 E.  ,  2025/1707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/86 E., 2023/648 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı daha önce dava dışı borçlu şirketin müdürü iken önce şirket müdürlüğünden azledildiğini, daha sonra da ortaklıktan iskat edilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararı alındığını, Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/637 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan ortaklar kurulu kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verildiğini ve Turhal Ticaret Odasında yayınlatılarak işlemlerin üçüncü şahıslara bildirdiğini, şirketin kurulduğu 20.11.2003 tarihi ile şirketin başına mahkeme kararı neticesi döndüğü Ağustos 2007 tarihleri arasında şirket adına yapılan işlemlerin iyi niyetli ve kusursuz olan şahsını bağlamayacağını, ancak SGK ... tarafından hakkında haciz işlemleri başlatıldığını ileri sürerek; şirketin amme borcuna yönelik yapılan ve şahsına ait mal ve maaşlarına yönelik başlatılan haciz işlemlerinin durdurulması ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.06.2014 tarihli kararıyla; davanın dava şartı yokluğundan karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli ilamıyla; davacıya noksan dava harcının ikmali için süre verilmeden, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davacının dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyet raporunda davacının 28.06.2004 tarihinden sonra şirket idaresinde etkili olmadığı ve 24.02.2005 tarihinde müdürlük görevinden istifa beyanında bulunduğunun denetime elverişle olabilecek biçimde gösterilmesi, davacının 2005 yılı 1. ile 2007 yılı 8. aylarında taahhuk eden 74.867,53 TL'den ibaret amme alacağından şirket müdürü ve yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunmayacağı, bilirkişi raporunda davacının ortaklık payından sorumlu tutulabileceği tespit olunmuşsa da, dava tarihi itibariyle ilgili şirketin terkin edilmediği, dava tarihi itibariyle davalının ortaklık payına yönelik talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının toplam 74.867,53 TL'den ibaret amme alacağından şirket müdürü ve yetkilisi sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının temsil ve ilzam yetkisinin son bulduğu tarihin 28.06.2004 olmadığını, kararın Mahkemece hükümsüz kılınmasının ardından, tekrar temsil ve ilzama yetkili hale geldiğini, davacının temsil ve ilzama yetkili kişi olarak, dava konusu şirketin borcunun tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkeme kararında belirtilen gerekçeye hükme esas alınan raporun denetime elverişli bulunmasına, davacının temsil ve ilzama yetkili olmadığı dönemde tahakkuk ettirilen şirket borçlarından sorumlu olmayacağının anlaşılmasına ve davalı Kurumun ünvanı her ne kadar Mahkeme karar başlığında ... olarak yer almaktaysa da; Tokat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bağlı taşra teşkilat birimi olduğu, tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle davalının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı olduğunun ve bunun mahallinde her zaman düzeltilebilir, maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.