Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1697 K.2025/1704
3. Hukuk Dairesi 2024/1697 E. , 2025/1704 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2356 E., 2024/593 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/290 E., 2022/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 3624 sayılı ... Teşvik ve Muafiyetleri Kanunu'nun (3624 sayılı Kanun) 14/c maddesi gereğince sermayesinin %50'sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının %2'si nispetinde ödeyecekleri aidatların da (4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası, Türkiye ... Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye ... Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'a (4603 sayılı Kanun) tâbi bankalar hariç) müvekkilinin gelirleri arasında yer aldığını, davalı şirketin hisselerinin %99,99999996'sının T.C. ... Bankası A.Ş.ye ait ve böylelikle sermayesinin %50’sinden fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait bir banka niteliğinde olduğunu, davalıdan 2019 yılı kurumlar vergisine matrah olan yıllık karlarının %2'si nispetinde ödeyeceği aidatın talep edildiğini ancak talebin reddedildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 18.351.463,88 TL aidat bedelinin, 9.175.731,94 TL'sinin 31.05.2020 tarihinden, 9.175.731,94 TL'sinin 31.10.2020 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafça daha önce benzer bir konuda Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/577 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, Mahkemece açılan davanın reddedildiğini, belirtilen karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini, müvekkilin sermayesinin büyük bir bölümünün T.C. ... Bankası A.Ş. tarafından nakden taahhüt edildiğini ve tescilden önce ödendiğini, müvekkilin 3624 sayılı Kanun'un 14/c maddesi kapsamında belirtilen kamu ve kuruluşu niteliği taşımadığını, banka niteliğinde olduğunu, 4603 sayılı Kanun hükümlerine tabi bulunduğunu, davacı tarafa aidat ödeme yükümlülüğünün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın hisselerinin %99,99'unun dava dışı T.C. ... Bankası A.Ş.ye ait olduğu, T.C. ... Bankası A.Ş.nin daha önce devlet teşekkülü iken 4603 sayılı Kanun ile anonim şirket statüsüne kavuşturulduğu, davalı tarafın 3624 sayılı Kanun'un 14/c maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı hissedar T.C. ... Bankası A.Ş.nin kuruluş aşamasında kamu iktisadi teşekkülü şeklinde kurulduğu ancak 15.11.2000 tarihli ve 4603 sayılı Kanun ile 233 sayılı KHK kapsamından çıkarıldığı, davalının 2014 yılında ayrı bir tüzel kişilik olarak ve anonim şirket vasfıyla kurulduğu, kuruluş tarihi itibarıyla %50’den fazla payına sahip olan dava dışı T.C. ... Bankası A.Ş.nin 233 sayılı KHK kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde olmadığı, dolayısıyla “kamu kurum ve kuruluşu” niteliğinde olmadığı ve 15.07.2018 tarihli ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 236/c maddesi kapsamında aidat yükümlülüğü bulunan banka statüsünde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı tarafı muaf tutan bir yasal mevzuatın mevcut olmadığını, davalı bankanın hissedarlarının kamu kurum veya kuruluşu olmasına gerek olmadığını, yalnızca sermayesinin devlete ait olmasının yeterli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dava konusuna ilişkin değerlendirme içermediğini, bilirkişilerin hiçbir gerekçe göstermeden 4603 sayılı Kanun ile T.C. ... Bankasına tanınan muafiyetten davalı Bankayı da yararlandırdıklarını, iki bankanın farklı tüzel kişilikleri olduğunu, davalının nihayetinde sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan bir Banka olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3624 sayılı Kanun'un 14/c maddesi gereği ödenmesi gereğin aidatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 3624 sayılı Kanun'un 14/c maddesinde sermayesinin %50'sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan bankaların aidat ödemekle yükümlü tutulmasına, davalı şirketin sermayesinin çoğunluğuna sahip T.C. ... Bankası A.Ş.nin kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.