Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2304 K.2025/1668
3. Hukuk Dairesi 2024/2304 E. , 2025/1668 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/1161 E., 2022/1310 K.
DAVA TARİHİ : 14.09.2011
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili;davalılar ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti.'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle anlaşarak ... Konakları adlı siteyi inşa ettiklerini, davalıların birlikte kurdukları satış ofisinden 06.02.2007 tarihinde bir daire satın aldığını ve dairede malik sıfatıyla oturmaya başladığını ancak, bağımsız bölümün tapu devrinin yapılmadığını, tersine davalı ...'e devredildiğini onun da sonrasında taşınmazı diğer davalı ...'ye devrettiğini, ...'in ... şirketinin yönetim kurulu başkanının kızı olduğunu, yapılan devirlerin, taşınmazı kendi üstüne devralamaması için muvazaalı yapıldığını, ...'nin ise, taşınmazı kendisinin satın aldığını bildiğini ileri sürerek; İstanbul ili, .... İlçesi, ... mah. 8059 ada 17 parselde bulunan A blok 7 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesini, olmazsa taşınmazın dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ...dışındaki davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacının dayanak tuttuğu sözleşmenin şekil şartlarını taşımadığı için geçerli olmadığını, sözleşmenin iyi niyetli olan müvekkili bağlamayacağını, bir an için sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde ise bunun ancak ... Madencilik ile davacı arasındaki ilişkiyi alakadar ettiğini, arsa sahibi ile yüklenici firma arasında usulüne uygun akdedilmiş bir arsa payı karşılığı bir inşaat sözleşmesinin bulunmadığını, inşaatın tamamlandığını ve tapuda hak sahiplerinin rahatlıkla tespit edebilecek olması nedeni ile davacının Medeni Kanunun ilgili maddesine dayalı olarak hak talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine haksız işgalci olması nedeni ile men'i müdahale ve ecrimisil davası ikame edildiğini kaydettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; davacının, davasının haklı bir nedene dayalı olup, olmadığının ispatlanması gerektiğini, arsa sahibi yüklenici firmalar arasında usulüne uygun olarak imzalanmış bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığını, yüklenici olduğu iddia edilen firmadan adi yazılı sözleşme ile bağımsız bölüm satın alan kişilerin, tapu iptali davası açabilmeleri için yüklenici ile arsa sahibi arasında geçerli bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdetmiş olmalarının gerektiğini, adi yazılı şekildeki sözleşme ile davacıya devir edilen bağımsız bölümün yükleniciye bırakılacağının kararlaştırılmış olması gerektiğini, satış vaadi sözleşmesinin şekil şartı bakımından geçerli olduğunu, bir an için böyle bir sözleşmenin geçerliliğinin kabul edilmesi durumunda, bu hususun ancak .. Madencilik Tekstil İnş. Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile davacı arasındaki ilişkiyi alakadar ettiğini, kat irtifakının ilk kez mal sahibi ... Yapı ve Yatırım A.Ş. adına kurulduktan sonra müvekkiline satışının yapıldığını, bu itibarla da yüklenici firma ...Madencilik Tekstil İnş. Gıda San ve Tic. Ltd. Şti'nin asla hak sahibi bulunmadığı bir yer hakkında tasarufta bulunduğunu, davacının gerek sözleşmenin geçersizliği ve gerekse sözleşmedeki satış vaadinin baştan itibaren bir hakka dayanmaması nedeni ile anılan işlemin geçersiz olduğunu, danışıklı olarak yapılan bir satıştan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı şirketler davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararıyla;davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilemeyeceği, ancak terditli taleplerinden satış bedelinin faizi ile iadesi yönündeki talebinin kabulünün gerektiği, satış bedelinden yukarıda açıklanan danışıklı işlemleri yaptığı ve davacıyı bu şekilde birlikte zarara uğrattıkları belirlenen davalılar ... Madencilik, ...ve ... 'ın birlikte sorumlu olduğunun gerektiği gerekçesiyle davacı tarafça açılan davanın; davanın bedel iadesi yönündeki talebinin kabulü ile taşınmazın ilk davanın açıldığı tarih olan 21.09.2011 tarihi itibariyle belirlenen değeri olan 160.000,00 TLnin davalılar ..., ... Madencilik... Şirketi, ... Yapı ve Yatırım A.Ş.'den belirtilen dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş karar süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay(kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 20.01.2020 tarihli ilamla; davacının asli talebi olan tapu iptal tescil talebi yönünden hüküm sonucunda bir hüküm kurulmaksızın feri talebi hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği, bozma sebebine göre davacının ve davalıların sair temyiz nedenlerinin incelenmesine şu aşamada gerek görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tapu iptal ve tescil talebi kabul edilemeyeceğinden tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, davacının terditli talebi olan satış bedelinin faizi ile iadesi yönündeki talebinin kabulünün gerektiğini, satış bedelinden yukarıda açıklanan danışıklı işlemleri yaptığı ve davacıyı bu şekilde birlikte zarara uğrattıkları belirlenen davalılar ... Madencilik, ...ve ... 'ın birlikte sorumlu olduğunun gerektiği, dava konusu harici gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde taşınmaz bedelinin 75.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, dosya kapsamı itibariyle davacının bu bedeli ödediği, tarafların geçersiz sözleşme kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca aldıklarını iade etmekle yükümlü oldukları, davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak 10.000,00 TL gösterdiği, görevsiz mahkemede Pendik 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/554 esas sayılı dosyasında harcın 75.000,00 TL üzerinden tamamlattırıldığı ve sonrasında ıslahta olmadığı anlaşıldığından dava değeri 75.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bozma sonrası tapu iptal ve tescil talepleri yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan reddildiğini, dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalı ...'ya devredildiğini, denkleştirici adalet ilkesi gözardı edilerek 75.000,00 TL'ye hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili; davacının, davasının haklı bir nedene dayalı olmadığını, arsa sahibi ve yüklenici firmalar arasında usulüne uygun olarak imzalanmış bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığını, davacının sadece yükleniciden talepte bulunabileceğini, danışıklı işlem olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, terditli olarak tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin faizi ile birlikte iade edilmesi istemine ilişkindir.
1.Dava tarihi 14.09.2011 olup UYAP sisteminde tapu kaydı sorgulamasına göre dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra 03.09.2013 tarihinde dava dışı ...'ya satıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin karar tarihinin 06.12.2022 olduğu dikkate alındığında, dava konusu bağımsız bölümün yargılama aşamasında üçüncü kişiye devredildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusunun devri başlıklı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/1. maddesinin a bendinde; davanın açılmasından sonra davalı, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse davacının devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış kişiye karşı davaya devam edebileceği, b bendinde ise; isterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürmek suretiyle seçimlik yetkilerden birini kullanabileceği hükmü getirilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, dava görüldüğü sırada dava konusunun üçüncü kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, güncel tapu kayıtları getirtilmeden karar verilmek suretiyle, davalının yasal seçimlik hakkını kullanmasının engellenmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün güncel tapu kayıtları getirtilerek, taşınmazın davanın açılmasından sonra üçüncü kişiye devredilmiş olması sebebiyle, davacıya HMK'nın 125/1-a-b bentlerindeki yetkilerini kullanmak üzere süre verilip, kullanılacak yetkiye göre taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek ve davalılar arasındaki devir işlemlerinin kötüniyetli olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği araştırılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.