Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2519 K.2025/1618

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2519 📋 K. 2025/1618 📅 17.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2519 E.  ,  2025/1618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/239 E., 2024/496 K.
DAVA TARİHİ : 15.01.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/6 E., 2023/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili hakkında davalı Kurum tarafından 05.10.2013 tarihli yazı ile sözleşmenin 2 yıl süreyle feshine ve reçete bedelinin 10 katı para cezası uygulanmasına karar verildiği ve toplamda 42.509,44 TL borç tahakkuk ettirildiğinin bildirildiğini, Kuruma fatura edilen 6 adet reçete sahte olduğu için müvekkilinin suçlandığını, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19) maddesi uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, sahte raporun eczacı veya çalışanı dışında 3. kişilerin dahli ile Kuruma fatura etme işlemi var ise eczacının sorumlu tutulamayacağını, 2012 yılında gerçekleşen olaya 2009 yılı Protokolüne göre ceza uygulamayacağını ileri sürerek, davaya konu işlemin iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan işlemlerin sözleşmeye, yasaya ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurumunun 05.10.2013 tarihli yazısı ile iki yıl süre ile sözleşmenin fesih edilmesine ve tahakkuk ettirilen 42.509,44 TL para cezası verilmesine dair işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece, cezai işleme dayanak teşkil eden soruşturma dosyasındaki tanıkların dinlenerek davaya konu reçetelerde yazılı ilaçların alınıp alınmadığının sorulması, varsa soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerindeki çelişkiler giderilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp ve daha sonra yürürlüğe giren protokol hükümlerindeki davacı lehine hükümlerde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği için kararın kaldırılarak, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 3. kişilerin suç teşkil eden eylemlerine konu reçetelerin bedellerinden davalı Kurumun sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, reçete bedeli ve faizine yönelik talebin reddine, sözleşmenin 2 yıl süreli feshi ve cezai şarta yönelik talebin kabulü ile davalı Kurumun 05.10.2013 tarihli yazısı ile davacı hakkında tanzim olunan sözleşmenin 2 yıl süreli feshi ve cezai şart işleminin iptali ile davacının 37.488,40 TL cezai şart bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yaptığı, davacı eczacı ve eczane çalışanlarının sahte reçete ve raporlarda dahilleri olduğunun dosya kapsamı ile belirlenemediği, davacıdan talep edilen reçete bedeli ve yasal faizine ilişkin işlemin de iptali gerekmekte ise de, davacının bu hususa ilişkin istinafa gelmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; denetim sonucunda eczane tarafından karşılanarak Kuruma fatura edilen 6 adet reçete olduğunu, bu reçetelere 2009 yılı Eczane protokolünün (6.3.19) maddesi gereği işlem yapılması gerektiğini, davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, yargılama aşamasında gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan hükme esas alınamayacak nitelikteki bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 05.10.2013 tarihli davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, 3. kişilerin suç teşkil eden eylemleri sonucunda sahte olarak düzenlenen reçete bedellerinden davalı Kurumun sorumlu bulunmadığına, bu reçetelerin hazırlanmasına dahli bulunmadığı belirlenen davacı eczacı hakkında uygulanan fesih ile cezai şart işlemlerinin 2012 yılı Protokolünün (5.3.10) maddesi uyarınca iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.