Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2544 K.2025/1626
3. Hukuk Dairesi 2024/2544 E. , 2025/1626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/355 E., 2024/118 K.
DAVA TARİHLERİ : 04.01.2016 / 23.06.2016
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada; ana hizmet binası için elektrik abonesi olduğu davalı şirket tarafından ölçü devresinde yapılan teknik incelemede R ve S fazlarına ait gerilim trafolarına ait sigortaların atık durumda oldukları ve bu faz üzerinde yapılan tüketimin kaydedilmediği gerekçesiyle, mevzuat gereği 1 yıllık eksik tüketim hesaplandığı belirtilerek 27.11.2015 son ödeme tarihli faturaya konu 429.390,87 TL tutarında borç bildirimi yapıldığını, bu faturanın somut duruma aykırı olduğunu ve haksız bir tahakkuka dayandığını, bildirilen tutarda borcunun bulunmadığını, hukuka aykırı hesaplama yapıldığını ileri sürerek; davalı şirkete 429.390,87 TL borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu tutarı içeren faturanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davada; davalı şirket tarafından haksız yere gecikme zammı olarak tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen 16.968,44 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, esas yönünden davacı Kuruma ait 9265 seri nolu sayacın mekanik olması sebebiyle optik okuma, yük profili ve diğer bilgilerin alınamadığını, arıza öncesi ve sonrası tüketim ortalamaları üzerinden işlem yapıldığını, yapılan tahakkukun mevzuata uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararıyla; kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davacıya ait dava konusu sayacın eksik tüketim kaydettiğinin teknik olarak 08.06.2015 tarihli inceleme ve mühürleme tutanağı ile tespit edildiği, sayacın 08.06.2015 tarihli tutanaktan önceki 45 ay 12 günlük sürede 2/3 oranında eksik tüketim kaydettiği, eksik tüketime ilişkin teknik tespitin doğru yapıldığı, düzenli elektrik tüketim endekslerinin doğru tutulduğu, ek faturaya esas sürenin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) göre 12 ay olduğu, Yönetmeliğin (14.1-b-1) ve (14.2) maddesine göre 07.06.2014 ile 07.06.2015 tarihlerindeki elektrik tüketiminin iki katı 1.154.250 kWh elektrik tüketiminin ek tahakkuk olarak fatura edilmesi gerektiği, Yönetmeliğe göre yapılan hesaplama sonucu ek tahakkuk elektrik tüketim bedelinin 429.390 87 TL olduğu, dolayısıyla asıl dosya yönünden davacının davasının sübut bulmadığı, birleşen dosya yönünden ise, ek tahakkuk faturası bedeli için taksitlendirme talebinde bulunulmadığı ancak 08.03.2016 tarihli ve 4072 sayılı yazı ile 16.968,44 TL tutarındaki gecikme zammı yönünden davacı Kurum tarafından davalı şirkete itiraz edildiği, buna göre ek tahakkuk bedelinin tamamının taksitlendirilmiş olması halinde son taksit tarihi olan 27.11.2016 tarihinden önce 24.02.2016 tarihli ödeme emri ile ödeme yapılmış olması nedeniyle tahsil edilen 16.968,44 TL tutarındaki gecikme zammının iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının sübut bulmayan asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu faturadan kaynaklanan ve gecikme zammı olarak tahsil edilen 16.968,44 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece kaldırma kararı sonrasında dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile kaldırma kararında belirtilen asıl dava yönünden davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturaya dayanak elektrik tüketimi ve ek tahakkuk hususunda, birleşen dava yönünden davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından ödenen gecikme zammının yerinde olup olmadığı hususunda alınan rapor içeriğine göre, dava konusu sayacın eksik tüketim kaydettiğinin 08.06.2015 tarihli Görgü Tespit Sayaç İnceleme ve Mühürleme Tutanağı ile tespit edildiği, bu tarihten önceki 45 ay 12 günlük sürede 2/3 oranında eksik tüketim kaydetmesi nedeni ile Yönetmelik hükümlerine göre ek tahakkuk yapılması gereken sürenin 12 ay olarak kabulü ile yapılan hesaplama sonucu ek tahakkuk bedelinin 429.390,00 TL olduğu ve gecikme zammının iadesi gerektiği bildirilmiş olup, alınan bilirkişi raporunun denetlemeye ve izlemeye elverişli olduğu, Mahkemece tespit edilen olgular dikkate alınarak verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 02.05.2023 tarihli ilamla; davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verildikten sonra, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 08.06.2015 tarihli ve Görgü Tespit/Sayaç İnceleme ve Mühürleme Tutanağının tutulduğu dönemin birim fiyatlarıyla ek tahakkuk hesabı yapıldığı, bu haliyle Yönetmelik'in 14. maddesine uygun bir değerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceği, Mahkemece bilirkişi heyetinden sayacın eksik tüketim kaydettiği dönem birim fiyatları kullanılarak hesap yapılmak suretiyle rapor alınarak, davalı şirketin davacı taraftan istemekte haklı olduğu gerçek alacak miktarının duraksamasız belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz
bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden bozma ilamı doğrultusunda alınan hüküm vermeye elverişli 26.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının 426.360,56 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davacının dava konusu edilen 429.390,87 TL alacaktan 3.030,31 TL miktarınca borçlu olmadığı, birleşen davada verilen kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2022/3140 E., 2022/2713 K. sayılı ilamı ile kesinleştiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davacıya tahakkuk ettirilen 429.390,87 TL'lik borcun, 3.030,31 TL'lik kısmının ödenmiş olması nedeniyle davalıdan alınarak davacıya iadesine, alacağın 426.360,56 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; kullanmakta olduğu elektrik miktarının ölçümünde kullanılan sayaçta, davacının kusuru dışında gerçekleşen arıza sonucu doğru tüketim kaydedilmemiş ise de davalı şirketin faturalandırmaya esas aldığı süre ve hesaplamanın somut duruma ve yasal düzenlemeye uygun olmadığını, ilgili Yönetmelik metninde ifade edildiği üzere davalı şirketin 12 aylık fatura düzenleyebilmesinin doğru bulgu ve belgenin bulunması koşuluna bağlı olduğunu, davalı şirketin yalnızca geçmiş tüketim kayıtlarını esas alarak bu tüketim kayıtlarını doğru bulgu ve belge olarak değerlendirdiğini ve buna dayalı olarak hesaplama yaptığını, davalı şirket 27.08.2011 tarihli okuma ile ani bir tüketim düşüşü gerçekleştiği ve bu durumda arızanın da o tarihte gerçekleşmiş olduğu savı ile hareket etmekte ise de bunun kesinlik arz eden ve doğru bulgu ve belge olarak kabul edilebilecek bir durum olmadığını, söz konusu dönemden sonraki okumalarda da dalgalanmalar olduğunu ve mevsimsel değişikliklerin gerçekleştiğinin göz ardı edildiği gibi davacı idarenin kullanımında olan elektrikli ve elektronik aletlerin tüketimlerinin ne kadar olduğu, değiştirilen elektrikli ve elektronik aletlerin tüketimi ne kadar etkilediği, personel sayısında artış veya azalış olup olmadığı, fazla mesai yapılıp yapılmadığı, fazla mesailerin kaldırılmış olması sonrasında tüketim azalışının ne kadar olduğu, klima sistemindeki değişikliğin tüketime ne kadar etki yaptığı gibi hususların hiçbir şekilde araştırılmaması karşısında fatura edilen tutarda hesaplama yapılmasının somut duruma ve Yönetmeliğe uygunluğundan söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın Yönetmeliğe uygun olmadığını, bu husustaki itirazlarının değerlendirilmediğini, ayrıca bilirkişi kurulu raporunda mevcut sayacın 08.06.2015 tarihindeki tutanaktan önceki 45 ay 12 günlük sürede 2/3 oranında eksik tüketim kaydettiği değerlendirmesinin doğruluğu da şüphe götürür nitelikte olduğunu, Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğinin 6. ve 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin mekanik sayaçla ilgili olarak on yılda bir gerekli muayene ve kontrolleri yaparak, mühür yenileme veya sayacı elektronik sayaçla değiştirme işlemlerini yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu bildirerek, asıl dava hakkında verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; Mahkemece alınan 26.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 426.360,56 TL alacağı olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılmış ise de iki bilirkişi raporu arasındaki bu çelişkinin giderilmediğini, Mahkemece çelişkinin giderilmesi hususunda ek rapor aldırılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada sayacın eksik tüketim kaydı nedeniyle elektrik şirketinin yaptığı tahakkuk nediyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olarak düzenlendiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.