Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2359 K.2025/1666
3. Hukuk Dairesi 2024/2359 E. , 2025/1666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1307 E., 2024/809 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/446 E., 2021/256 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin halen davalı üzerinde kayıtlı olan aracı sattığını, davalının daha sonra aracın kilometre saatinin değiştirildiği, ayıplı olması nedeni ile davacıya karşı dava açtığını, bu davada; davacının araç bedelini davalıya ödemesine; davalının da aracı davacıya teslimine karar verildiğini, davacının kararı istinaf ettiğini, dosyanın halen istinaf aşamasında olduğunu, akabinde davalı tarafın 19.06.2019 tarihinde davacı aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emrinin tebliği ile davacının tehir-i icra talebi ile istinaf başvurusu yaptığından ödemenin icra dairesine yapıldığını ve mehil vesikası alındığını, davacının ise aracın teslimi için icra takibi yaptığını davalı tarafın usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe rağmen aracı teslim etmediğini, araca yakalamalı haciz kararı aldırıldığını, 19.06.2019 tarihinden aracın davacıya teslimine dek davalının araçtan sağladığı faydanın karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL araç kira bedelinin yine 19.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın ayıplı araç satarak kusuruyla sözleşmesinin feshine sebep olduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibinde açıkça bedelin ödenmesi halinde aracı teslim edeceklerini belirttiklerini, davacınun buna yanaşmadığını ve tehiri icra kararı aldırdığını, sürecin uzamasına sebebiyet verdiğini, hukuki dayanaktan yoksun davasın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araç bedelinin tahsiline ilişkin kararın davacı tarafından tehir-i icra talepli olarak istinaf edildiği ve tehir-i icra kararı alındığı, bedelin halen davalıya ödenmediği, bedel için faiz başlangıç tarihinin aracın teslim tarihi olacağı, bu durumda davalının aracı kullanımının iptal edilen ve halen kesinleşmeyen satış sözleşmesine dayandığı, sözleşmenin iptaline ilişkin ilamın infazı için kesinleşmesi gerekmemekte ise de, alıcının araç bedeli için satıcıdan ancak araç teslim tarihinden sonra faiz isteyebileceği dikkate alındığında, davalının aracı ecrimisil talep edilen dönemdeki kullanımının kötüniyetli zilyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının bunun karşılığında davalıdan ecrimisil talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının aracı teslim etmediğini, aracın benzerlerinin günlük kira bedelinin dava açılış tarihinde 200,00 TL'den başladığını, davalı tarafça icra takibinin başlatıldığı 19.06.2019 tarihi itibariyle aracı teslim yükümlülüğü doğduğundan bu tarihten aracın teslimine kadar geçecek süre için kira bedeli taleplerinde haklı olduklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemişltir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıba karşı tefekkül sebebi ile iadesine karar verilen araç için karar tarihinden sonraki dönem için talep edilen ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalının aracı kullanımının iptal edilen ve halen kesinleşmeyen satış sözleşmesine dayandığı, sözleşmenin iptaline ilişkin ilamın infazı için kesinleşmesi gerekmemekte ise de alıcının araç bedeli için satıcıdan ancak araç teslim tarihinden sonra faiz isteyebileceği dikkate alındığında davalının aracı ecrimisil talep edilen dönemdeki kullanımının kötüniyetli zilyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının bunun karşılığında davalıdan ecrimisil talep edemeyeceğinin anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.