Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2468 K.2025/1657

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2468 📋 K. 2025/1657 📅 17.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2468 E.  ,  2025/1657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 19.10.2022 (Ek karar: 28.11.2022, 07.09.2023)
SAYISI : 2023/1291 E., 2023/1329 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/251 E., 2022/581 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, müvekkilinin davalı kardeşine 28.06.1994 tarihli ve 598 yevmiye no.lu Trabzon ... Noterliğince düzenlenen düzenleme şeklinde vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletname ile Trabzon İli ... Mahallesi 780 ada 33 parsel ve Samsun İli .... İlçesi .... Mahallesi 1765 ada 6 parsel sayılı taşınmazlardaki müvekkilinin hissesini devrettiğini, müvekkilinin hissesine düşen bedelin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini belirterek alacağın arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL (belirsiz alacak) alacağın devir tarihlerinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; zamanaşımı itirazının bulunduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/673 E., 2021/441 K. sayılı ilamıyla; taşınmazın satımı ve davanın açılış tarihi dikkate alındığında arada zamanşımını kesecek herhangi bir unsurun olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2022/476 E., 2022/465 K. sayılı ilamıyla; tarafların kardeş oldukları da dikkate alındığında tarafların tüm delillerin toplanarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin istinafa konu edilen 08.06.2021 tarihli ve 2019/673 E., 2021/441 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/251 E., 2022/581 K. sayılı ilamıyla; Samsun ilinde bulunan taşınmazın satışından davacının satış tarihinde haberdar olduğu, davalının bu hususu tanık beyanları ile ispatladığından davalıya yemin hakkı hatırlatılmadığı, Trabzon ilinde bulunan taşınmaz için davanın tarafları da dahil olmak üzere mirasçıların bir araya gelerek mal paylaşımı yaptığı, Trabzon İli ....Mahallesi 780 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davalıya verildiği, davanın 20.11.2019 tarihinde açıldığı, taşınmazın satımı ve davanın açılış tarihi dikkate alındığında arada zamanaşımını kesecek herhangi bir unsurun da olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararıyla Mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, kanıtların takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 28.11.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş; Dairemizin 09.03.2023 tarihli ve 2023/880 E., 2023/540 K. sayılı ilamıyla; davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesini ve bu dilekçe hakkında verilen ek kararı inceleme ve değerlendirme görevi, temyize konu kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/1291 E., 2012/1329 K. sayılı ek kararıyla; Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin istinafa konu edilen 28.11.2022 tarih ve 2022/251 E., 2022/581 K. sayılı ek kararının kaldırılmasına, 19.10.2022 tarihli ve 2022/2091 E., 2022/2144 K. sayılı kararının temyize tabi olduğu anlaşılmakla davacının temyiz isteminin kabulü ile dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosya kapsamında davalı tanıklarının dinlenildiğini, müvekkilinin tanıklarının dinlenilmediğini, davalının hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir beyanlarının olmadığını, davalı tanıklarının aleyhe olan beyanlarını kabul etmediklerini, yerel Mahkemece davalı tanıklarına soru sorabilme imkanının elinden alındığını, davalı tarafın hesap verme yükümlülüğünü hangi tarihte yerine getirdiğini dosya kapsamında ispatlaması gereken taraf olduğunu, müvekkilinin taşınmazın satıldığını çok sonra öğrendiğini ve taşınmazın satışını öğrendiği tarihte de davasını açtığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bir davada tanıklar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 241. maddesinde belirtilen durum ayrık olmak üzere açıkça vazgeçme olmadıkça dinlenilmek zorundadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.02.2021 tarihli ve 2017/2183 E., 2021/156 K. sayılı kararı).
HMK 203/1-(a) maddesine göre; "Kardeşler arasındaki hukuki işlemler tanıkla ispat edilebilir."
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, 14.10.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara tanık isim ve adreslerine bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin süresinde 28.10.2020 tarihli delil dilekçesi ile tanık isim ve adreslerini bildirdiği, ancak İlk Derece Mahkemesince davacı tanıkları dinlenmeksizin yalnızca davalı vekilince duruşmada hazır edilen tanıklar dinlenerek hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra davalının hesap verme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde yalnızca hazır edilen davalı tanıkları dinlenilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.