Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5844 K.2025/1683
3. Hukuk Dairesi 2023/5844 E. , 2025/1683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/471 E., 2023/3004 K.
DAVA TARİHİ : 01.08.2014
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/291 E., 2022/350 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, hüküm altına alınan tutar duruşma sınırının altında kaldığı anlaşılmakla duruşma isteğinin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı Dernek ile merkezi Yunanistan'da bulunan "... Müzik Yazarları ve Sanatçıları Ekolojik ve Kültürel Kuruluşu" arasında "... Ses Projesi" adını verdikleri Türkiye'de "Uluslararası Müzik Araştırma Merkezi" kurulmasının kararlaştırıldığını, proje çerçevesinde imzalanan 01.12.2007 tarihli Protokolde mülkiyeti davalıya ait okul binasının davacı Derneğe 10 yıl süre ile tahsisi halinde binanın tamamının restorasyonunun yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak Protokolün geçerliliğinin müşterek faaliyete izin verilmesi ön koşuluna bağlandığını, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığına yapılan faaliyet izin talebinin reddine karar verildiğini, böylece yürürlüğü askıda olan Protokolün baştan itibaren kesin hükümsüz hale dönüştüğünü, Protokol kapsamında davacı Derneğin kullanımına tahsis edilen okulun çatısı ve bodrum katının tamamen yenilendiğini, binanın komple dış sıvasının yapıldığını, birinci katın ahşap döşemesi ile pencere ve ahşap doğramalarının yeniden imal edildiğini, birinci katın duvar strüktürünün sağlamlaştırıldığını, binanın tamamının elektrik ve mekanik tesisatının tamamlandığını, bu işler için toplam 708.300,90 TL masraf yapıldığını, ayrıca 77.250,34 TL kira bedeli ve 9.672,87 TL bina sigortasının ödendiğini, yapılan bu harcamaların sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesinin gerektiğini ileri sürerek; toplam 795.254,11 TL ödeme ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilerek şimdilik 400.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının "okul" vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, davacı ile imzalanan 01.12.2007 tarihli sözleşme ile cüzi bir kira bedeli karşılığı bütün bir binanın elden geçirilmesi koşuluğuyla kiralandığını, ancak davacının tarihi eser özelliğini bozduğu, taşınmazı desteği olmayan, her an yıkılacak bir iskelet durumuna getirdiğini, davacının 2011 yılı Mayıs ayı sonrası kira bedellerini ödemediğini, bunu üzerine 2014 yılı Mayıs ayında davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itirazı üzerine de itirazın iptali davası açıldığını, İçişleri Bakanlığı tarafından izin verilmemesinin davacı ile aralarında imzaladıkları kira sözleşmesini ortadan kaldırmadığını, halen taşınmazın davacının kullanımında bulunduğunu, anahtarını teslim etmediğini, onarım giderlerinin Avrupa Birliğinden alınan destek ile yapıldığından davacının mamelekinden çıkan para olmadığından hukuki yararının bulunmadığını, Avrupa Birliği tarafından okul onarımında kullanılmak üzere para gönderildiğinden davacının aracı durumunda olduğunu, en son onarım işinin 2011 yılında yapıldığını, 2013 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, kira bedeli ile bina için yaptırılan sigorta poliçesine ilişkin primlerin iadesi taşınmazın halen davacı tasarrufunda olması nedeniyle söz konusu olamayacağını, davacı tarafından onarım adı altında yapılan tamiratların taşınmazın değerini yükseltmediğini, aksine yapılan işlemler ile taşınmazın çökme tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 06.02.2009-08.09.2011 tarihleri arasındaki kira, stopaj ve sigorta bedelinin talep edilebilmesi için taşınmazın anahtarının teslim edilmiş olması gerektiği ancak anahtarın 2016 yılında teslim edildiği, taşınmazın anahtarının önceden teslim edildiğine dair teslim-tesellüm tutanağının sunulmadığı ve noter veya mahkemeye tevdii mahalli belirlemesinin yapılmadığından fazla ödenen kira bedelinden bahsedilmeyeceği, 01.12.2007 tarihli Protokol ve proje kapsamında binanın tamamının restorasyonu karşılığında davacıya 10 yıl süre ile tahsis edildiği, Protokol'ün "sözleşmenin konusu" başlıklı 2. maddesinin son bölümüne, davalı Vakfın talebi ile "İş bu sözleşmenin geçerliliği; "... ile ... Bosphorus Cultural AUiance kuruluşunun müşterek faaliyetine izin verilmesi ön şartına bağlanmıştır." cümlesi eklenerek Protokol'ün yürürlüğünün geciktirici şarta bağlandığı, şartın yerine getirilemediğinden geçersiz hale geldiği, davacı tarafça her ne kadar muhasebe kayıtlarında 620.130,90 TL giderin olduğu belirtilmiş ise de mahallinde yapılan keşif sonunda faydalı ve zaruri giderler toplamının 287.449,00 TL olduğunun tespit edildiği, geçersiz sözleşme gereğince davalı tarafın bu miktar kadar zenginleştiği, davalının bu miktarı iade etmesi gerektiği, okul binası onarımının Avrupa Birliği'nden temin edilen fon ile yapılmış ise de taraflar arasındaki Protokole göre tadilat yapıldığı, fon teminin davacı ile dava dışı kurum arasında olduğu, davalı ile davacı arasında bir bağış olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 287.449,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince tespit edilen faydalı ve zaruri gider toplamı kadar davalının sebepsiz zenginleştiğine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı ancak dava alacak talebine ilişkin olduğundan davalı lehine reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca nisbi vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle; davacı tarafın başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 287.449,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; taşınmazın restorasyonu da dahil yapılan harcamaların tamamının “... Ses Projesi” dahilinde olduğunu, Avrupa Birliğinden proje kapsamında gönderilen paranın projeye evsahipliği yapacak mekanın, projeye uygun hale getirilmesi amacıyla kullanılacağını, bu kapsamda Derneğin sorumluluğunun hibe yoluyla edindiği malvarlığını projeyi gerçekleştirmek üzere müzik araştırmaları merkezi kurmaya yönelik tamir, organizasyon ve gerekli düzenlemelerin yapılması için kullanmak olduğunu, yapılan iş, imalat ve hizmetlerin yetkili mimar tarafından denetlenip, yetkili mercii olan Yunan Konsolosluğu tarafından onaylandıktan sonra hakkediş ödemelerinin yapıldığını, restorasyonun özel niteliği gözönüne alınmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini, bilirkişilerin hesaplamayı ne şekilde yaptıklarının açıklattırılmadığını, bilirkişilerin soyut ve denetlemeye kapalı ifadelerle hesaplama yaptıklarını, piyasa fiyatlarının neye dayandıklarının açık olmadığını, karşı taraf avukatlık ücretinin davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; 16.10.2016 tarihinde taşınmazın anahtarının teslim edildiğini, davanın ise 01.08.2014 tarihinde açıldığını, davacının davayı açtığı tarihte hukuki menfaati olmadığını, sebepsiz zenginleşme hesaplanırken yapılan onarımların binanın satış değerine katkısının (değerini artırıp artırmadığının) belirlenmesi gerektiğini, binanın 2007 tarihindeki değeri ile davanın ikame edildiği tarihteki değerini belirleyen bilirkişi tespitinin bulunmadığını, binadaki en son tamiratın 2011 yılında yapıldığını, 2011-2016 yılları arasında davacının binada tasarruf etmeye devam ettiğini ancak gerçekleştirdiği tamir ve eklentileri koruma altına alacak ve zarar görmesini engelleyecek tedbirleri almadığı gibi davalının da almasına izin vermediğini, binadaki tüm kat ayrımlarının yok edildiğini, duvarların yeniden örülmeden teslim edildiğini, sebepsiz zenginleşme olarak belirlenen miktarın bilirkişilerce hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu yapının onarım masrafları Avrupa Birliğinden tedarik edildiğinden hibe ile davacının malvarlığına katıldıktan sonra davalı müvekkilin malvarlığına kayan bir değer olmadığını, hibe edilen paranın davacıya ait bir para olmadığını, davacının aracı olduğunu, paranın iadesi isteminin finansmanı yapan Avrupa Birliğine ait olduğunu, karşı taraf vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, şarta bağlı sözleşmede şartın gerçekleşmemesi nedeniyle taşınmaza yapılan masrafların iadesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.
1. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c maddesine göre Mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Kanun'un 115. maddesine göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında Mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir. Görev nedeniyle dava dilekçesinin reddi kararında görevli Mahkemenin hangi Mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.
Kanun'un 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Kira sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen rızaî bir sözleşme olup sözleşmenin kurulması için kiraya veren ile kiracının sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde anlaşmaları, irade beyanlarının karşılıklı ve birbirine uygun olması gerekir. Sözleşmede bir şeyin kullanılmasını devretmeyi üstlenen kişiye kiraya veren, buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlenen kişiye de kiracı denir. Kiraya veren, kiralanan şeyin maliki olabileceği gibi o şey üzerinde sınırlı bir aynî hak sahibi veya kiracı da olabilir.
Bu doğrultuda; taraflar arasında imzalanan Protokolün incelenmesinde; Protokolün "2-Sözleşmenin Konusu" başlıklı maddesinde; vakfa ait binanın giriş ve üst katının belirlenen şartlar çerçevesinde merkezi Yunanistan'da bulunan sivil toplum kuruluşu ile onarılması koşuluyla kültürel faaliyetleri yürütmek üzere "... Ses Projesi" projesi kapsamında binanın giriş katının tahsis edilmesine ilişkin olduğu belirtilmiş, devamında sözleşmenin geçerliliğinin sivil toplum kuruluşu ile davacı Derneğin müşterek faaliyetine izin verilmesi ön şartına bağlanmıştır.
Sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşme süresi belirlenmiştir. Sözleşmenin "Onarım ve tahsis bedeli" başlığı altında 4. maddesinde ise; taşınmazın giriş katının kullanımı karşılığında her ay 1.000 EURO tahsis bedeli yatırılacağı, ancak tadilatlar için gerekli izinlerin alınması ve tadilatların yapılabilmesi için 12 ay boyunca tahsis bedelinin 100,00 YTL olacağı, tahsis bedelinin aylık 1.000 EURO olup sözleşmenin imzalanmasından 12 ay sonra işlemeye başlayacağı, ancak bahsi geçen sürelerin 12 aydan az olması halinde izin ve tadilatların bittiği tarihte normal tahsis bedelinin ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Anılan sözleşmenin "Vakfa Ait Yerlerin Tahsise Dahil Edilmesi" başlığı altındaki 5. maddesinde ise; aynı taşınmazın üst katının gerekli izinlerin alınması durumunda ve bitişik parselde bulunan bahçenin ise mevcut kiracının tahliye edildiği yahut bahçenin boşalması durumunda taşınmazın üst katının yasal durumunun tahsise uygun olduğu tarihten itibaren 1 ay içinde kullanmak zorunda olduğu ve bu kat için aylık 500 EURO tahsis bedeli, bahçenin derneğe tahsis edilmesi halinde yine her ay 500 EURO tahsis bedeli ödeneceği hususu kararlaştırılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında sözleşme hükümleri bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen rızai bir sözleşme olup, sözleşmenin esaslı noktaları olan taşınmazın giriş katı, üst katı ve bitişik parselde bulunan bahçesinin belli şartlar altında davalı vakıf tarafından davacı derneğe bedeli karşılığında tahsis edildiği, sözleşmede her ne kadar "tahsis" ifadesi kullanılmış ise de, taraflar arasındaki akdi ilişkinin kiralama ilişkisi olduğu anlaşılmıştır.
O halde kira sözleşmesi niteliğindeki protokole dayanılarak açılan dava 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 01.08.2014 tarihinde açıldığından, görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-(a) maddesi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için yargı çevresi içinde bulunan görevli ve yetkili sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle başvuru esastan incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
2. Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.